Alman ekonomisi, yaz aylarında yüzde 0,2 ile beklenenden fazla büyüme kaydederek, İran savaşının yol açtığı enerji fiyat baskılarına rağmen sürpriz bir direnç sergiledi. Federal İstatistik Dairesi'nin açıkladığı verilere göre, Temmuz-Eylül döneminde ekonomi bir önceki çeyreğe kıyasla bu oranda büyümüş oldu.
Ekonomistler, İran savaşından kaynaklanan yüksek enerji fiyatları ve nehirlerdeki su seviyelerinin kuraklık nedeniyle düşmesi sonucu artan taşımacılık maliyetleri dikkate alındığında, büyümenin ancak yüzde 0,1 seviyesinde kalacağını öngörüyordu. Ancak gerçekleşme, beklentilerin iki kat üzerinde gerçekleşti.
Bu olumlu tablo ile birlikte dördüncü çeyrekte de ekonominin daha da canlanması bekleniyor. Böylece 2026 yılı, 2022'den bu yana Almanya ekonomisi için en iyi yıl olma yolunda ilerliyor.
Sanayi ve ihracatta toparlanma sinyalleri
İran savaşı kaynaklı yüksek enerji fiyatlarının etkileri, tahmin edilenden daha hafif seyretti. Özellikle Alman kimya endüstrisi, Asya'daki rakiplerinin enerji piyasalarındaki çalkantılardan daha ağır etkilenmesinden kısmen fayda sağladı. Almanya'nın ihracat performansı da şaşırtıcı derecede iyi bir seyir izledi.
Münih merkezli Ekonomik Araştırma Enstitüsü (Ifo) analisti Timo Wollmershäuser, açıklanan son verilerin Alman ekonomisindeki toparlanmanın sürdüğünü gösterdiğini belirtti. Elektrik endüstrisi ve makine imalatı sektörlerindeki şirketlerin, artan dış talepten yararlanarak ihracat beklentilerini belirgin bir şekilde yukarı yönlü revize ettiklerine dikkat çekti.
Ifo Enstitüsü'nün aylık olarak ölçtüğü iş iklimi, son beş aydır yükseliş trendinde. Bu gösterge, yıl sonuna doğru ekonomik ivmenin artacağına işaret ediyor. Altyapı ve savunmaya yönelik kamu yatırımları da büyümeyi destekleyen önemli faktörler arasında yer alıyor.
Hans-Böckler Vakfı'na bağlı Makroekonomi ve Konjonktür Araştırmaları Enstitüsü'nden (IMK) uzman Christian Breuer de kriz modundan çıkışa işaret etti: "Alman ekonomisinin yüksek enerji fiyatlarına rağmen üçüncü çeyrekte yeniden büyümesi, konjonktürün yavaş yavaş kriz modundan çıktığını gösteriyor." Breuer, enerji fiyatlarının ve dış ekonomik ortamın yarattığı baskıların devam ettiğine dikkat çekerek "Bu göz önüne alındığında, olumlu bir sinyal" değerlendirmesinde bulundu.
Yatırımlardaki düşüş endişe verici
Üçüncü çeyrekte tüketim harcamaları hafif bir artış gösterirken, yatırımlarda düşüş kaydedildi. Yılın ilk yarısında oldukça dinamik bir seyir izleyen ihracatta da bir miktar yavaşlama gözlendi.
Almanya Kalkınma Bankası'nın (KfW) Başekonomisti Dirk Schumacher, çok güçlü seyir kaydedilen önceki iki çeyrekten sonra bu durumun beklendiğini, tek başına endişe verici bir gösterge olmadığını ifade etti. Ancak Schumacher, "Yatırımlardaki düşüş çok daha sorunlu bir durum" uyarısında bulundu.
Alman Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği'nden (DIHK) Volker Treier ise ekonominin "sürdürülebilir bir canlanmaya" ihtiyacı olduğuna dikkat çekti. Mevcut büyümenin, ihracat ve yeni borçlanmalarla finanse edilen kamu harcamaları ile desteklendiğini belirten Treier, "Almanya'da yatırım yapmanın ve üretimde bulunmanın yeniden daha cazip hale gelmesi büyük önem taşıyor" dedi.
Commerzbank Başekonomisti Jörg Krämer da büyümeyi sürdürülebilir olabileceğini ancak bunun "ılımlı bir tempoyla" mümkün olacağını vurguluyor. Krämer'e göre kapsamlı reformların yapılmaması nedeniyle Almanya'nın yatırım yeri olarak niteliği zedelenmiş durumda ve bu da şirket yatırımlarında kayda değer bir toparlanmayı engellemeye devam edecek. Trump'ın gümrük vergileri ve Çin'in rekabet baskısı nedeniyle ihracatın, geçmişteki toparlanma dönemlerindeki kadar güçlü canlanamayacağını da ekliyor.
Enflasyonda hafif rahatlama
Ekim ayında Almanya'da tüketici fiyatlarında belirgin bir rahatlama gözlendi. Enflasyon oranı bir önceki aydaki 3,3 seviyesinden 2,8'e geriledi.
Ancak Commerzbank Başekonomisti Jörg Krämer, "Enflasyonun yüzde 3'ün altına düşmesi esas olarak akaryakıt vergisi indirimi sayesinde oldu. Rahatlamak için henüz erken" diyerek temkinli. Krämer, enerji fiyatlarındaki keskin artışın zamanla başka mal ve hizmetlerin fiyatlarını da yükseltmesiyle yıl sonuna doğru enflasyonun muhtemelen yeniden yüzde 3'ün üzerine çıkacağı öngörüsünde bulunuyor.
Ekim ayında Almanya'da tüketiciler, akaryakıt ve ev yakıtı için bir yıl öncesine kıyasla yüzde 12,2'den daha fazla ödedi. Ancak fiyat artışı önceki ay yaklaşık yüzde 15 seviyesindeyken bir miktar yavaşlamış oldu.
Diğer kalemlerdeki tablo ise şöyle:
- Gıda fiyatları: Ekim ayında bir yıl öncesinin aynı dönemine göre yüzde 0,4 daha yüksek
- Hizmet fiyatları: Paket turlar ve restoran ziyaretlerini kapsayan kalemler yüzde 2,5 pahalandı
- Yakıt fiyatları: Akaryakıt ve ev yakıtında yüzde 12,2'den fazla artış
Almanya Merkez Bankası'nın son aylık raporunda da Ekim-Aralık aylarında akaryakıt vergisi indiriminin geçici olarak yeniden yürürlüğe girmesine rağmen enerji fiyatlarındaki artışın çok yüksek seviyelerde kalmasının beklendiği belirtiliyor. Şubatta başlayan ABD-İran savaşı henüz çözüme kavuşmamışken bu baskı devam ediyor.
İşsizlik geriledi ancak tablo karmaşık
Almanya'da işsizlik Ekim ayında bir önceki aya kıyasla 40 bin azalarak 2 milyon 955 bine geriledi. İşsizlik oranı da 0,1 puan düşüşle yüzde 6,3 oldu. Ancak geçen yılın aynı ayına göre bakıldığında tablo farklı: Ekim 2025'e kıyasla işsiz sayısı 44 bin artmış durumda.
Şirketlerin işgücüne talebi şu sıralar zayıf kalmayı sürdürüyor. Ekim ayında iş ve işçi bulma kurumlarına 654 bin açık pozisyon bildirilirken, bu sayının geçen yıla kıyasla 31 bin artığı gözlendi. Öte yandan, 1 milyon 650 bin kişi işsizlik sigortasından ödenek alıyor ve bu rakamda geçen yıla kıyasla 88 bin kişilik artış var.
Euro Bölgesi'nde çift katı büyüme
Euro Bölgesi ekonomisi de üçüncü çeyrekte dirençli bir görünüm sergiledi ve uzmanların öngörüsünün iki katı büyüme kaydetti. Avrupa İstatistik Kurumu Eurostat'a göre gayrisafi yurt içi hasıla, önceki çeyreğe kıyasla yüzde 0,4 arttı. Ekonomistler yalnızca yüzde 0,2'lik bir büyüme bekliyordu.
Ülke bazında tablo şöyle:
- İrlanda, İspanya ve Hollanda: Güçlü büyüme
- İtalya: Ekonomi durgun kaldı
- Fransa: Yüzde 0,1 daralma
Bir önceki yılın aynı çeyreğine kıyasla GSYİH yüzde 1,3 arttı; beklenti yüzde 1,1 seviyesindeydi. Uzmanlar, yüksek enerji fiyatlarının yarattığı baskıya rağmen Euro Bölgesi'nde büyümenin "sağlam seyrini sürdüreceğini" öngörüyor.
Bethmann Hal Bank'ın Başekonomisti Alexander Krüger, İran savaşı sürdüğü müddetçe olumsuz etkilerin devam edeceğini belirterek "İçinde bulunduğumuz çeyrekte de ekonomik üretimin artması bekleniyor" dedi.
Ancak yüksek enflasyon sorun olmaya devam ediyor. Enflasyonun Avrupa Merkez Bankası'nı (ECB) faizleri daha da artırmaya zorlaması bekleniyor; bu da ekonomiyi yavaşlatabilir.
Almanya "olumlu sürpriz", Fransa "sorunlu vaka"
VP Bankası Başekonomisti Thomas Gitzel, Almanya'nın canlanmasının Euro Bölgesi'ndeki "olumlu sürprizi" yansıttığını, Fransa'nın ise "sorunlu bir vaka" olmaya devam ettiğini kaydetti. Fransa'da yatırımların art arda üçüncü çeyrekte küçülmekle kalmayıp yüzde 0,6 oranında belirgin şekilde gerilediğini belirtti.
Commerzbank analisti Ralph Solveen ise İrlanda'daki yüzde 5,5'lik büyümenin Euro Bölgesi toplam büyümesi üzerinde önemli bir paya sahip olduğuna dikkat çekiyor. İrlanda'dan gelen veriler genellikle büyük dalgalanmalar gösteriyor; bunun arka planında düşük kurumlar vergisi nedeniyle ülkeye taşınan ABD merkezli büyük teknoloji ve ilaç şirketleri yer alıyor.
Yorumlar 0
Yorumunuz Yayınlandığında Bildirelim mi?
Editöryal onay tamamlandığında veya yanıt geldiğinde tarayıcınıza anlık bildirim gönderebiliriz.
Henüz yorum yapılmamış
Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!