Gazeteci Fatih Altaylı, bugünkü yazısında uzun yıllardır tanıdığı bir iş insanının, Türkiye Futbol Federasyonu üyeliğiyle de bilinen bir hukukçu tarafından Tera Yatırım üzerinden yapılması önerilen şüpheli bir borsa işlemine dahil edilmek istendiğini aktardı.
Altaylı'nın aktardığına göre, bir iş insanı ile karşılaşıldığında sohbet, işlerin durumunu öğrenmek amacıyla başladı. İş insanı, işlerin kötü olduğunu ancak direkten döndüğünü söyledi ve cimriliğinin onu kurtardığını belirtti.
Adını Futbol Federasyonu üyeliğinden de tanıyan bir hukukçunun, bir iş insanını arayarak "Şirketini halka arz edelim, sıkıntıların bitsin" diyerek teklifte bulunduğu belirtildi. İş insanının "Batıktan hallice bir şirket nasıl halka arz olur?" şeklindeki sorusuna ise ilginç bir yanıt verildi.
Hukukçunun önerisi şuydu:
- Halka açık olan bir şirket satın alınacak ve iş insanının şirketiyle birleştirilecek
- Böylece halka arz yapmadan şirket halka açık hale gelecek
- Hisseler borsada satılacak ve 300 milyon TL toplanacak
- Şirketin değeri de artacak
Teklifin ardından süreç ilerlemişti. Hukukçunun Tera Yatırım üzerinden işlem yapılacağını ve başkası ile yapılamayacağını söylediği aktarıldı. İş insanı Tera'yı bilmediği için başlangıçta olumlu yanıt verdi.
Ancak bir sonraki aşamada SPK'ya sunulacak raporu yazacak firmaya 3 milyon TL ödenmesi gerektiği ortaya çıkınca iş insanı ödemeyi reddetti. Cimriliğinin işi kurtardığını söyleyen iş insanı, "Bu işi yapsaydık muhtemelen şimdi hapisteydik" ifadelerini kullandı.
Altaylı yazısında sorulması gereken temel soruları da sıraladı:
- Bu yolla kaç şirket halka açık hale getirildi?
- Bu şirketlerin bağımsız mali denetim raporlarını kimler hazırladı?
- Bu büyük dolandırıcılığın bir ayağı da işini düzgün yapmayan denetim şirketleri değil mi?
Altaylı, bu konuyu 2000'lerin başında patlayan Enron Skandali ile de karşılaştırdı. Enron'un yüksek borçlarının gizlendiği, batık şirketin yüksek fiyatlardan işlem görürken rezaletin patladığı ve binlerce yatırımcının battığı skandalda, denetim şirketinin de tamamen ortadan kalktığı hatırlatıldı. Tera'yı ve işlemlerini denetleyenlere de sorulmayacak mı sorusu dile getirildi.
Meanwhile, Türkiye İşçi Partisi İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, söz konusu iddiaları sosyal medyadan paylaşarak Adalet Bakanı Akın Gürlek'i etiketledi ve şu ifadeleri kullandı:
"Kimdir bu 'hukukçu' TFF üyesi diye merak ediyor musunuz acaba? TFF Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu üyesi olan avukatınız Abdullah Adır'a da sorabilirsiniz, belki bir şeyler duymuştur."
Şık'ın paylaşımında, TFF PFDK üyesi avukatın Adalet Bakanı'nın avukatı olduğu bilgisine yer verildi.
Yorumlar 0
Yorumunuz Yayınlandığında Bildirelim mi?
Editöryal onay tamamlandığında veya yanıt geldiğinde tarayıcınıza anlık bildirim gönderebiliriz.
Henüz yorum yapılmamış
Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!