İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, konut reformlarının sağ ve aşırı sağ partilerce reddedilmesinin ardından gelecek ay için ilan ettiği erken genel seçim süreci, çarşamba günü meydana gelen ölümcül tren kazasının ardından tamamen yeni bir seyre girdi.
Urda eteklerinde gerçekleşen ve en az 69 kişinin yaşamını yitirdiği yüksek hızlı tren çarpışması, seçim atmosferine hakim olan sert söylemleri geçici olarak dindirirken ülkeyi derin bir yasa sürükledi.
Ocak ayında aynı hatta 46 kişinin ölümüyle sonuçlanan diğer kazanın ardından gerçekleşen bu yeni trajedi, Sánchez'in yakaladığı siyasi ivmeyi zayıflatma ve demiryolu güvenliği başlığını hükümet icraatlarının önüne geçirme riski taşıyor.
ULUSAL GURURA DARBE İNDİ
Milyonlarca İspanyolun iş, tatil ve aile ziyaretleri için kullandığı ve uzun süredir ulusal gurur kaynağı olarak nitelendirilen yüksek hızlı demiryolu ağı, son dokuz ayda yaşanan ikinci büyük kazayla birlikte kamuoyunda ciddi endişe ve tepkilere yol açtı.
Ülke basınındaki manşetlerde kaza öne çıkan başlıklar şöyle yer aldı:
- "Trenlerde bir katliam daha"
- "Dokuz ay sonra en az 68 ölü"
- "Bir yıldan kısa sürede ikinci yüksek hızlı felaket"
Hükümet, kaza öncesinde de konut eylemleri, Başbakan Sánchez'in ailesi ve yakın çevresine yönelik yolsuzluk suçlamaları ile yaz aylarında Ceuta kentine yönelik kitlesel sınır geçişlerinin yönetimi nedeniyle yoğun eleştirilere maruz kalmıştı.
SİYASET BİLİMCİSİNDEN ÇİFT YÖNLÜ ANALİZ
Madrid Carlos III Üniversitesi'nden siyaset bilimci Pablo Simón, kazanın iki yönlü bir etki oluşturduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
"Burada hükümet için birçok cephe var ve bence bu kazanın iki yönlü bir etkisi bulunuyor. İlk olarak, demiryolu altyapısının durumuna dikkat çekiyor; sorunun yapısal olduğunu öne sürüyor ve İspanya'daki kamu hizmetlerinde, özellikle de altyapı konusunda daha geniş çaplı bir gerilemeye işaret ediyor."
Simón, 2018'den bu yana iktidarda bulunan hükümetin mevcut tabloyu önceki Halk Partisi yönetiminin tasarruf politikalarına bağlamasının "kesinlikle inandırıcı olmadığını" vurgulayarak, ikinci bir mesele olarak hükümetin zaten zorlu bir mücadele içinde olduğunu ve gerekli desteği sağlayabilme ihtimalinin son derece düşük olduğunu kaydetti.
İSPANYA SİYASETİ KARIŞTI
Başbakan Sánchez, bir yıldan kısa sürede iki yüksek hızlı tren felaketinin yaşanmasını "kabul edilemez" olarak niteledi ve benzer bir olayın bir daha tekrarlanmaması için güvenlik tedbirlerinin güçlendirileceğini açıkladı.
Muhalefet ise bu vaatlerin yetersiz olduğunu ifade ediyor. Halk Partisi lideri Alberto Núñez Feijóo, kazada sorumluluğu bulunan siyasetçilerden hesap sorulacağını belirterek:
"Bu şekilde devam edemeyiz; bu tür bir yönetim sürdürülemez."
Feijóo, İspanyolların mucizeler değil, sadece "işlerin yeniden düzgün yürüdüğü bir İspanya" talep ettiğini söyledi.
Aşırı sağcı Vox partisi ise hükümeti tren kazasında hayatını kaybedenlerin ölümlerine neden olmakla, sistemsel kötü yönetimle ve adam kayırmacılıkla suçladı.
Parti, Ulaştırma Bakanı Óscar Puente hakkında taksirle ölüme neden olma ve ağır ihmal sonucu yaralamaya yol açma şüphesiyle Yüksek Mahkeme'ye suç duyurusunda bulundu.
Suçlamaları reddeden Puente ise İspanya demiryolu ağının "güvenli ve güvenilir" olduğunu savundu.
Yorumlar 0
Yorumunuz Yayınlandığında Bildirelim mi?
Editöryal onay tamamlandığında veya yanıt geldiğinde tarayıcınıza anlık bildirim gönderebiliriz.
Henüz yorum yapılmamış
Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!