Geri Dön

18 kişinin hayatını aldı: Bilirkişi raporunda çarpıcı ayrıntılar ortaya çıktı

| | 3 dk okuma (463 kelime)
18 kişinin hayatını aldı: Bilirkişi raporunda çarpıcı ayrıntılar ortaya çıktı

Kahramanmaraş'ta depremde yıkılan Akerman Apartmanı'na ilişkin bilirkişi raporu dosyaya sunuldu. Perde duvarların kolona dönüştürülmesinden kat ilavelerine kadar pek çok kritik eksiklik tespit edildi.

Kahramanmaraş'ın Dulkadiroğlu ilçesinde, 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 18 kişinin yaşamını yitirmesine yol açan Akerman Apartmanı'na ilişkin davada hazırlanan bilirkişi raporu mahkeme dosyasına sunuldu.

Kastamonu Üniversitesi'nden 7 akademisyenin ortak çalışmasıyla hazırlanan raporda 8 sanık 'asli kusurlu', 2 sanık 'tali kusurlu' bulundu. 7 sanık hakkında ise 'kusuru yoktur' kararı verildi.

Raporda, binanın 2010 yılında 3 katlı olarak inşa edildiği, 2016 yılında ise üzerine 3 kat daha eklenerek toplam kat sayısının 6'ya çıkarıldığı belirtildi. Yapı daha sonra 'İmar Barışı' kapsamında Yapı Kayıt Belgesi almış olsa da, bu belgenin taşıyıcı sistemdeki proje ve uygulama kaynaklı güvenlik eksikliklerini gidermediği vurgulandı.

İki bilirkişi raporu arasındaki çelişki nedeniyle mahkeme, 14 Şubat 2025'teki üçüncü duruşmada yeni bir rapor talebinde bulunmuştu. Dosya Dokuz Eylül Üniversitesi'ne gönderilmesine karşın yaklaşık 1,5 yıl boyunca rapor sunulamadı. Bunun üzerine 2 Temmuz 2026'daki yedinci duruşmada dosyanın Kastamonu Üniversitesi'ne aktarılmasına karar verildi.

Perde duvarlar kolona dönüştürüldü, bodrum kaçak genişletildi

Bilirkişi heyeti, binanın projeye aykırı inşa edildiğini ve taşıyıcı sistemde ciddi eksiklikler bulunduğunu tespit etti. Raporda öne çıkan bulgular şunlar:

  • Perde olarak tasarlanan taşıyıcı elemanların kolona dönüştürüldüğü
  • Bodrum katın kaçak olarak genişletildiği
  • Beton ve donatı kalitesinin yetersiz olduğu
  • Etriye kancalarının 135 derece yerine 90 derece yapıldığı
  • Etriye sıklaştırma bölgelerinin oluşturulmadığı

Bu eksikliklerin yapının deprem güvenliğini doğrudan olumsuz etkilediği, sorumlu kişilerin projeye ve mevzuata aykırılıkları önleme veya denetleme yükümlülüklerini yerine getirmediği belirtildi.

Yapı sahibi Ali Dökme ile sonraki ruhsatlarda yapı sahibi olarak görülen Salih Dökme 'asli kusurlu' bulundu. Ayrıca 2016 tarihli kat ilavesi ruhsatındaki müteahhit Kazım Ceviz, ilk ruhsattaki fenni mesul Şenol Korkmaz ve şantiye şefi Çağrı Bilir de aynı kategoride değerlendirildi.

Statik proje tarafında ise 2016 yılında hazırlanarak önceki projeyi yürürlükten kaldıran ilk statik proje müellifi Şahin Avşaroğlu'na kusur atfedilmedi. Buna karşılık kat ilavesi projesini hazırlayan Ökkeş Alper Erşahan, mevcut imalatları ve önceki projedeki perde elemanlarını yeterince dikkate almaması, mimari-statik proje uyumsuzluğu oluşturması ve deprem hesaplamalarındaki hatalar nedeniyle 'asli kusurlu' sayıldı. Mimari proje müellifi Mehmet Kuşçuoğlu ise projeler arasındaki uyumsuzlukları gidermemesi sebebiyle 'tali kusurlu' bulundu.

Yapı denetim firması yetkilileri Uğur Korkmaz ve Hüseyin Gümüşer'in, taşıyıcı sistemdeki aykırılıkları ve 'yumuşak kat' oluşumuna neden olan imalatları önlemek için gerekli tedbirleri zamanında almadığı kaydedildi. Sözleşmenin yıkımdan kısa süre önce feshedilmesi de raporda dikkate alındı ve her iki isim 'asli kusurlu' bulundu.

Kamu görevlilerinin imzalarına kusur atfedilmedi

Raporda belediye görevlisi Melike Özdemir'in 2010 tarihli statik projenin incelenmesi sürecinde bazı eksiklikleri tespit edemediği gerekçesiyle 'tali kusurlu' olduğu belirtildi. Ancak Hacı Mehmet Güner ve Serap Binici'nin ruhsat eklerindeki imzalarının teknik denetimden ziyade idari onay niteliği taşıdığı, bu nedenle kusur atfedilmediği ifade edildi.

2016 yılı kat ilavesi ruhsatındaki imzası idari onay niteliğinde bulunan Arzu Özaydın'ın statik hesaplara müdahale veya sahadaki imalatları denetleme yetkisinin bulunmadığı belirtildi.

Elektrik ve mekanik proje kontrollerinden sorumlu Öner Gürbüzel ile Serhat Aktemur'un görevlerinin kendi uzmanlık alanlarıyla sınırlı olduğu, taşıyıcı sistem denetleme yetkilerinin bulunmadığı kaydedildi. Turan Şen'in ise ruhsat imzasının teknik projeleri onaylamaktan çok idari işlemlerin tamamlanmasına yönelik olduğu değerlendirildi.

Bu gerekçelerle ilgili tüm kamu görevlileri hakkında 'kusuru yoktur' sonucuna varıldı.

Yorumlar 0

Fikrinizi paylaşmak için tıklayın veya üye olun... Giriş Yap →

Henüz yorum yapılmamış

Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!

✨ İlginizi Çekebilecek Haberler

Trend 10

En Çok Okunan 10 Haber

Günün en çok ilgi gören ve okunan haberleri