ABD borsalarında Dow Jones, S&P 500 ve Nasdaq endeksleri haziran başından bu yana yeni rekor seviyelere ulaştı. Yapay zekâ altyapısına yönelik yatırımlar, beklentilerin üzerinde gelen şirket bilançoları, rekor düzeydeki hisse geri alımları ve halka arzlar, bu yükselişi destekleyen başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Ancak son analizler, piyasanın mevcut konumuyla ilgili ciddi uyarılara dikkat çekiyor.
Yapılan değerlendirmelere göre yüksek değerlemeler, artan kredili işlemler, enflasyon ve uzun vadeli tahvil getirilerindeki yükseliş piyasa açısından risk oluşturuyor. Özellikle kısa vadeli düşüş ihtimalinin, tarihsel veriler ışığında giderek arttığı belirtiliyor.
Shiller F/K oranı 41,67 seviyesinde
Borsaların değerlemesini uzun vadeli perspektiften ölçmek için kullanılan göstergelerden biri olan Shiller Fiyat/Kazanç (CAPE) oranı, S&P 500'ün enflasyondan arındırılmış son 10 yıllık ortalama kârlarını temel alıyor. Bu yöntem, ekonomik durgunluk dönemlerinde şirket kârlarının geçici olarak düşmesinden kaynaklanabilecek yanıltıcı sonuçları azaltmayı amaçlıyor.
Güncel verilere göre S&P 500'ün Shiller F/K oranı 41,67 seviyesinde bulunuyor. Ocak 1871'e kadar geriye dönük hesaplanan uzun vadeli ortalama 17,42 olarak kaydedilirken, tarihsel zirve Aralık 1999'da görülen 44,19 seviyesi oldu. Böylece gösterge, internet şirketlerine yönelik yoğun ilginin yaşandığı dot-com balonu dönemindeki rekoruna yeniden yaklaştı.
Geçmişte yüksek değerlemelerin ardından sert düşüşler yaşandı
Shiller F/K oranının geçmişte yüksek seviyelere çıkmasının ardından sert düşüşlerin takip ettiği hatırlatılıyor. Bu dönemlerden öne çıkanlar şöyle:
- Gösterge 30 seviyesini ilk kez aştığı Ağustos-Eylül 1929 döneminin ardından Büyük Buhran patlak verdi ve Dow Jones Sanayi Endeksi zirvesinden dip seviyesine kadar yaklaşık yüzde 89 değer kaybetti.
- S&P 500, 2018'in son çeyreğinde yaklaşık yüzde 20 geriledi.
- Şubat-Mart 2020'deki COVID-19 kaynaklı çöküşte endeks yalnızca 33 takvim günü içinde yüzde 34 değer kaybetti.
- Gösterge 40 seviyesini ilk kez aştığı dot-com balonunun patlamasının ardından Ekim 2002'ye kadar S&P 500 yaklaşık yüzde 49, Nasdaq Bileşik Endeksi ise yüzde 78 geriledi.
Analizlerde bu ilişkinin tek başına yeni bir borsa çöküşünün zamanını veya gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini göstermediğine de dikkat çekiliyor.
Ayı piyasaları boğa piyasalarından daha kısa sürüyor
Eylül 1929'dan itibaren yaşanan 27 ayrı boğa ve ayı piyasasını inceleyen verilere göre:
- Ortalama ayı piyasası yaklaşık 286 takvim gününde dip seviyesine ulaştı.
- Son 97 yılda hiçbir ayı piyasası 630 takvim gününden uzun sürmedi.
- Ortalama boğa piyasası ise yaklaşık 1.023 takvim günü devam etti; bu süre ortalama ayı piyasasının yaklaşık 3,6 katına karşılık geliyor.
Mayıs 2026'da yayımlanan bir değerlendirmeye göre, 12 Ekim 2022'de başlayan mevcut boğa piyasası, S&P 500 tarihindeki en uzun boğa piyasaları arasında dokuzuncu sıraya yükseldi.
107 farklı 20 yıllık yatırım döneminin tamamı pozitif getiri sağladı
Uzun vadeli yatırımın önemine işaret eden bir başka veri setinde ise 1900-2025 dönemindeki 107 farklı 20 yıllık yatırım aralığının temettüler dahil yıllık ortalama toplam getirileri incelendi. Buna göre:
- 107 dönemin tamamında pozitif ortalama yıllık toplam getiri elde edildi.
- S&P 500 endeksinin 1923'te oluşturulması nedeniyle, 1900-1923 arasındaki hesaplamalarda endekste yer alacak şirketlerin diğer büyük endekslerdeki performanslarından yararlanıldı.
Bu sonuç, yatırımcıların Büyük Buhran veya dot-com balonu gibi büyük piyasa çöküşlerinden önce yatırım yapmış olsalar bile yatırımlarını 20 yıl boyunca koruduklarında pozitif toplam getiri elde etmiş olabileceklerini gösteriyor. Ancak bu bulgunun gelecekteki getiriler için bir garanti niteliği taşımadığı unutulmamalı.
*Bu haberde yer alan ifadeler yatırım tavsiyesi değildir.
Yorumlar 0
Yorumunuz Yayınlandığında Bildirelim mi?
Editöryal onay tamamlandığında veya yanıt geldiğinde tarayıcınıza anlık bildirim gönderebiliriz.
Henüz yorum yapılmamış
Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!