10 yıldır inkar edilen otopsi videosu, mezarın açılacağı gün ortaya çıktı

| | 2 dk okuma (341 kelime)
10 yıldır inkar edilen otopsi videosu, mezarın açılacağı gün ortaya çıktı

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un şüpheli ölümüne ilişkin soruşturmada 10 yıl sonra iki kritik iddianame hazırlandı. Adli Tıp Kurumu'nda 'video yok' denilerek sahte evrak düzenleyen 3 görevli hakkında dava açılırken, çelişkili ifadeler veren özel doktor da tutuklandı.

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un 7 Eylül 2016'da Beykoz'daki çiftliğinde ölü bulunmasına ilişkin yürütülen soruşturmada 10 yıl sonra iki kritik iddianame hazırlandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianameler, soruşturmanın seyrini değiştirecek nitelikte.

Hazırlanan ilk iddianamede İstanbul Adli Tıp Kurumunda görevli 3 personel hakkında "kamu görevlisinin resmî belgede sahteciliği" suçundan dava açılırken, ikinci iddianamede ise Denizolgun'un olay tarihindeki özel doktoru Nurettin Demirkol hakkında "yalan tanıklık" suçundan kamu davası açıldı.

Mezarın açılacağı gün geri adım attılar

Soruşturmayı derinleştiren savcılık, 2026'nın Şubat, Haziran ve Temmuz aylarında Adli Tıp Kurumuna 3 kez yazı göndererek otopsi işlemine ait video kaydı bulunup bulunmadığını sordu. Kurumdan 16 Temmuz 2026'da verilen yanıtta otopsiye ilişkin herhangi bir video kaydının bulunmadığı bildirildi.

Ancak soruşturmanın seyrini değiştiren gelişme 18 Ağustos 2026'da yaşandı. Denizolgun'un mezarının açılması için fethi kabir kararı alındığı aynı gün Adli Tıp Kurumu geri adım atarak otopsi videosunun bulunduğunu ve savcılığa gönderildiğini bildirdi. Fethi kabir işlemi ise 19 Ağustos'ta gerçekleştirildi.

Gerçeğe aykırı şekilde "video yok" cevabı verdikleri belirlenen Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi Başkan Vekili İsmail Çoban, zabıt kâtibi Çağdaş Köse ve fotoğrafhane görevlisi Samet Çalışkan hakkında "kamu görevlisinin resmî belgede sahteciliği" suçundan dava açıldı.

Özel doktorun ifadeleri tamamen çürüdü

İkinci iddianamede yer alan Denizolgun'un olay tarihindeki özel doktoru dahiliye uzmanı Nurettin Demirkol, 26 Ağustos 2026'da yeminli tanık olarak dinlendi. Demirkol, Denizolgun'un özel doktoru olmadığını, polisi kendisinin aramadığını, cesette kan görmediğini ve olay yerinde yalnızca iki kişinin bulunduğunu iddia etti.

Ancak savcılığın HTS, 155 Acil Çağrı Merkezi ve olay yeri inceleme tutanakları üzerinde yaptığı incelemeler Demirkol'un ifadelerini tamamen çürüttü.

  • 155 kayıtlarında polisi arayan kişinin Demirkol olduğu ve kendisini "ailenin hekimi" olarak tanıtarak ölümü şüpheli bulduğunu söylediği tespit edildi.
  • 2016 tarihli tutanaklarda Demirkol'un, Denizolgun'un ağzından kan sızdığını beyan ettiği ortaya çıktı.
  • HTS kayıtları ise Demirkol'un olay anında Kısıklı'da olduğunu ve çiftlikte sadece iki kişinin bulunduğu yönündeki iddialarını yalanladı.

Kalem kalem gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu tespit edilen doktor Nurettin Demirkol, 4 Eylül 2026'da tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Dosyalar mahkemeye sevk edildi

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2 Ekim 2026'da düzenlenen iddianamelerden Adli Tıp görevlileri hakkındaki dosya Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesine, tutuklu doktor Nurettin Demirkol hakkındaki dosya ise Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesine gönderildi.

✨ İlginizi Çekebilecek Haberler

Yorumlar (0)

Trend 10

En Çok Okunan 10 Haber

Günün en çok ilgi gören ve okunan haberleri