Zonguldak'ın Kilimli ilçesine bağlı Gelik beldesinde yer alan özel bir maden ocağında, 23 Ekim tarihinde grizu patlaması meydana geldi. Yaşanan faciada 3 madenci yaşamını yitirirken, ikisi ağır olmak üzere 5 işçi de yaralandı. Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, patlamanın ardından yaptığı ilk açıklamada can kaybı ve yaralı sayısını kamuoyuyla paylaştı.
Soma'dan bu yana madenlerden yükselen ölüm haberleri, çalışma koşullarını ve denetim mekanizmalarını yeniden gündeme taşıdı. İş Güvenliği Uzmanı Dr. Adnan Ağır, Türkiye'nin tekrar tekrar benzer acılarla karşılaşmasını değerlendirdi.
"Aynı filmi Soma'da da gördük"
Ağır, Türkiye'nin benzer dramları defalarca yaşamasının tesadüf olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Biz bu senaryoyu yıllardır görüyoruz. Aynı filmi 2014 yılında Soma faciasında da görmüştük."
Sorunun yalnızca yeni düzenlemeler çıkarılarak çözülemeyeceğini vurgulayan Ağır, temel problemleri şöyle özetledi:
"Bizdeki mevzuat eksikliğinden kaynaklanan bir sorun değil. Türkiye'nin sorunu üretim baskısı, denetim eksikliği, eğitim eksikliği."
Ağır, maden sektöründeki sendikaların da iş sağlığı ve güvenliğine yeterince önem vermediğini belirterek, işçilerin yaşamını koruma sorumluluğunun bütün taraflarca yerine getirilmesi gerektiğini ifade etti.
"Sıcak koltuklardan sahaya inin"
Denetimlerin seyrek ziyaretlere sıkıştırılmasını eleştiren Ağır, müfettişlerin madenlerde ve inşaatlarda daha fazla zaman geçirmesi gerektiğini vurguladı. Bakanlıklarda "sıcak koltuklarda oturmak yerine" sahada çalışılması çağrısında bulundu.
Devletin işçiye ve işverene rehberlik etmesi gerektiğini belirten Ağır, ruhsatlandırma ve denetim süreçlerinde görev alan kurumların koordinasyon içinde hareket etmesini istedi. Ona göre denetimler daha sık, daha etkili ve sonuç alıcı biçimde yürütülmeli.
Çalışmama hakkı kâğıt üzerinde kalıyor
İşçilerin eğitiminin yaşamsal önem taşıdığını belirten Ağır, tehlike karşısında çalışmaktan kaçınma hakkının fiilen kullanılamadığına dikkat çekti:
"Bizim mevzuatımızda riskin olduğu yerde işçilerimize çalışmama hakkı verilmesine rağmen hiçbir maden işçisi bunu bilmiyor ya da kullanmıyor."
Eğitimlerin işçinin tehlikeyi tanıyabileceği, hakkını öğrenebileceği ve gerektiğinde kullanabileceği nitelikte verilmesi gerektiğini vurguladı.
Klasör doldurmak işçiyi korumaz
İş güvenliği uzmanlarına da seslenen Ağır, görevin evrak düzenlemekle sınırlanamayacağını belirtti. Metan ölçümlerinin ve havalandırma kontrollerinin sahada süreklilik içinde yürütülmesi gerektiğini söyleyerek şunları aktardı:
"Sadece evrak üzerinde yapılan çalışmaları klasörlemek değil, bizatihi sahada metan gazlarını sürekli ölçmek, havalandırmaları sürekli kontrol etmek gibi bir görevleri vardır."
Ağır, güvenli çalışma koşullarını sağlayan işletmelerin teşvik ve SGK prim indirimleriyle desteklenmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.
Faciarların yakın tarihi ve eksilen hayatlar
- 13 Mayıs 2014 — Soma, Manisa: Kömür ocağındaki faciada 301 işçi yaşamını yitirdi, 162 işçi yaralandı.
- 28 Ekim 2014 — Ermenek, Karaman: Maden ocağını su basması sonucu 18 işçi hayatını kaybetti.
- 14 Ekim 2022 — Amasra, Bartın: Patlamanın ardından tedavi sırasında yaşanan ölümlerle birlikte can kaybı 43'e yükseldi.
- 13 Şubat 2024 — İliç, Erzincan: Altın madenindeki liç yığınının kayması sonucu 9 işçi yaşamını yitirdi.
Yorumlar 0
Yorumunuz Yayınlandığında Bildirelim mi?
Editöryal onay tamamlandığında veya yanıt geldiğinde tarayıcınıza anlık bildirim gönderebiliriz.
Henüz yorum yapılmamış
Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!