Aydın'ın Karacasu ilçesinde zeytin üreticileri, artan girdi maliyetleri ve dip yapan alım fiyatları nedeniyle büyük bir çıkmaza girdi. Kilogram maliyeti 104 lira olarak hesaplanan zeytin, tarlada 15-25 lira bandında sıkışırken, market raflarında 350 liraya kadar çıkıyor. Karacasu'ya bağlı Ataeymir Mahallesi'nde alımların neredeyse durma noktasına gelmesiyle çiftçiler isyan bayrağını açtı.
Üreticilerden Fehmi Altınöz, yaşadıkları sıkıntıyı sert sözlerle anlattı:
"Abi biz resmen öldük, sahipsiziz. Yetim çocuklar gibiyiz. Üç yıl önce 100 lira olan zeytin baş kalibresi bugün 40-50 liraya düşer mi? 100-150 kilo zeytin topluyoruz, 3 bin lira yapıyor. Bunun 2 bin lirasını zaten işçi alıyor. Gübresi, mazotu, suyu var. Neresi kâr bunun?"
Fiyat dengesizliğine çay örneğiyle dikkat çeken Altınöz, ihracat kısıtlamalarının da üreticiyi zor durumda bıraktığını belirtti:
"Bir bardak çayın 25-30 lira olduğu yerde zeytinin 20-25 lira olması akıl kârı değil. Dökme yağ ihracatını açmadıkları sürece bu zeytin para etmez. İşçi tutsam zarara gireceğim, eşimle toplayabildiğimi toplayacağım, gerisi dalında kalacak."
Ziraat odaları ve milletvekillerine de sitem eden Altınöz, "Bu kadar ziraat odaları var. Aydın'ın 7-8 milletvekili var. Ya bir dertlerimizi dinlesin, bir köye gelsin, üreticinin yanında yer alsınlar. Bu kadar mı acızlar ki! Biz resmen bittik" diyerek yetkilileri eleştirdi.
Ödemelerde de Kriz Var
Alım fiyatlarının düşüklüğünün yanında bu sezon ödemelerin de tahsil edilememesi krizi derinleştirdi. Altınöz, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu yıl para da dönmüyor. Patronlar para göndermiyor. Bak ben 10 gün zeytin verdim, daha benim aldığım bir gün harçlık parası. Geçen yıl her gün paralarımızı nakit alıyorduk. Bu yıl hep içerideyiz. Zeytinin ucuz olması yetmiyor da bir de 'acaba paralarımız içeride kalır mı' onun derdindeyiz."
"Bir Sene Daha Böyle Giderse Ağaçları Sökeceğiz"
Girdi maliyetleri ile satış fiyatı arasındaki uçurumu işaret eden çiftçi Mehmet Tunçel, önümüzdeki sezon için endişeli:
"Bu çiftçi için bir yıkımdır. Eğer bir sene daha böyle giderse hepimiz zeytin ağaçlarını tek tek kesmek zorunda kalacağız. Köyde üretici yaş ortalaması zaten 60 olmuş, genç nesil bu şartlarda durmaz."
31 yıllık öğretmenlik hayatının ardından zeytin üreticiliğine başlayan İbrahim Kırtaş da tabloyu çarpıcı rakamlarla ortaya koydu:
"Üretici yerle yeksan olmuş durumda. Topladığım 275 kilo palamut zeytinini ortalama 20-22 liradan sattım, maliyetini karşılamıyor. Biz tarlada 20 liraya veriyoruz, markette aynı zeytin 300-350 lira. İthalata dayalı politikalardan vazgeçip kendi üreticimizi desteklememiz gerekiyor."
60 yıllık zeytin üreticisi Mustafa Bozoğlu ise işçilik maliyetinin altını çizdi:
"60 senedir bu işlerle uğraşıyorum, böylesini görmedim. İşçi yevmiyesi 2 bin 100 lira, günde 100 kilo topluyor. Sattığın zaman zaten yevmiyeye gidiyor. Sadece zeytin değil, tüm tarım ürünleri bitti. Ağaçları kökleyeceğiz böyle giderse."
"40 Ton Ürünün Karşılığında Net 200 Bin Lira"
25 dönümlük arazisinde 700 bin lira masraf yaptığını belirten üretici Ahmet Düzalan, acil destek çağrısında bulundu:
"Sattığımız zaman elimize geçen para 870-900 bin lira arası. 40 ton ürünün karşılığında aileye kalan net para 200 bin lira. Bu parayla hangi aile geçinir, hangi çocuk okutulur? Hükümetin ticaret ve ihracat alanında acil destek vermesi gerekiyor."
Üreticilerin Başlıca Talepleri
- Dökme yağ ihracatının açılması ve ihracat kısıtlamalarının kaldırılması
- Alım fiyatlarının maliyetlerin üzerinde belirlenmesi
- Ödeme tahsilatlarında yaşanan gecikmelerin sona erdirilmesi
- İthalata dayalı politikalardan vazgeçilmesi
- Ticaret ve ihracat alanında acil devlet desteği sağlanması
- Ziraat odaları ve milletvekillerinin üreticinin sorunlarını yerinde dinlemesi
Yorumlar 0
Yorumunuz Yayınlandığında Bildirelim mi?
Editöryal onay tamamlandığında veya yanıt geldiğinde tarayıcınıza anlık bildirim gönderebiliriz.
Henüz yorum yapılmamış
Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!