Washington yönetiminin Orta Doğu'daki gelişmelere doğrudan müdahil olduğu bir dönemde, Amerikan iç siyaseti yeni bir ismi konuşuyor. Yirmi yıl önce Barack Obama'nın sahneye çıkışını andıran bir tablo, bu kez Michigan eyaletinde şekilleniyor.
Babası Mısırlı olan Demokrat aday Dr. Abdulrahman Mohamed El-Seyed, Kasım ayındaki Senato yarışında favori konumuna yükselirken, Cumhuriyetçi rakiplerinin milyonlarca dolarlık karalama kampanyasıyla da karşı karşıya kaldı.
"Ben Obama değilim"
2017 yılında Michigan valiliği için yarışan ve bu süreçte başarısız olan 32 yaşındaki siyasetçi, o günden bu yana üzerine yapışan yeni Obama etiketinden büyük rahatsızlık duyuyor. El-Sayed, bu benzetmelere sert tepki göstererek, şu ifadeleri kullandı:
"İsmim komik olduğu ve esmer olduğum için Obama ile kıyaslanıyorum. Başkan Obama ile hem iç hem de kesinlikle dış politika konusunda anlaşamadığım pek çok nokta var. Ben o değilim ve o olmaya da hiç niyetim yok."
Kapitalizmi savunuyor, sosyalizmi reddediyor
Yeni nesil ilerici Demokratlar Obama'yı ideallerine ihanet eden yaşlı bir merkezci olarak görürken, El-Sayed Müslüman kimliğiyle gurur duyan ve daha radikal söylemlere sahip bir profil çiziyor. Amerika'nın Demokratik Sosyalistleri üyeliği bulunmasa da, şu temel politikaları savunuyor:
- Herkes için kapsayıcı sağlık hizmeti
- Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza biriminin (ICE) lağvedilmesi
- Gazze'de derhal ateşkes çağrısı
- İsrail'e yönelik askeri yardımların kesilmesi
Sosyalist olduğu yönündeki iddiaları kesin bir dille reddeden El-Sayed, "Ben sosyalist değilim. Sadece kapitalizmin nasıl çalıştığını anlayan bir kapitalistim" değerlendirmesinde bulundu.
Trump'tan sert suçlamalar
ABD Başkanı Donald Trump, El-Sayed'in antisemitik bir tutum sergilediğini öne sürdü. Rakibinin İsrail'e yönelik eleştirilerini hedef alan Trump, şu ağır suçlamaları yöneltti:
"Birisi 'bu biraz sert' diyebilir. Hayır; o Yahudilerden nefret ediyor, İsrail'den nefret ediyor. Abdul El-Sayed... Sevimli bir beyefendi! Nefret dolu bir adam. Herkesi sevmiyor. Onu göreve getirin, ne sevdiğini göreceksiniz. İsrail'i sevmiyor, Yahudi insanları sevmiyor."
Konuşmasının devamında sınırları zorlayan Trump, Demokrat Parti'nin sosyalizmi atlayıp doğrudan komünizme kaydığını savundu ve El-Sayed için "Baştan aşağı saçmalık zırva bir adam" ifadelerini kullandı.
Birlik mesajı: Kızlarımın güvenliği neyse Yahudilerin güvenliği de odur
Trump'ın sert saldırısına yanıt gecikmedi. Rakibi Haley Stevens'ı geride bırakarak Demokratların Michigan eyaleti Senato adayı olmaya hak kazanan Abdul El-Sayed, zafer konuşmasında gerilimi düşüren bir birlik mesajı verdi. Sosyal medyadan "Kazandık. ABD Senatosu'nda Demokrat adayınız olmaktan gurur duyuyorum. Kasım ayında da kazanalım" açıklamasını yapan El-Sayed, Trump'ın antisemitizm suçlamalarına şu sözlerle karşılık verdi:
"Kızlarımın güvenliği neyse Yahudilerin güvenliği de odur."
Bütçesi rekor kıran ön seçim
ABD tarihinin en yüksek bütçeli ön seçimlerinden birine sahne olan Michigan Senato yarışında dengeler altüst oldu. Gazze'de ateşkes çağrısıyla yola çıkan Mısır asıllı doktor El-Sayed, Amerikan İsrail Kamu İşleri Komitesi'nin (AIPAC) büyük finansal desteğini arkasına alan rakibi Haley Stevens'ı mağlup ederek Demokrat Parti'nin Senato adayı olmayı başardı. El-Sayed'in Kasım ayındaki genel seçimde kaderi, hem ABD iç siyasetindeki kimlik tartışmalarını hem de Washington'ın Orta Doğu politikasını yakından ilgilendiriyor.