Geri Dön

Trump'tan seçim öncesi 5 bin dolar vaadi: Kongre yarışı kıran kırana geçiyor

Ali Yılmaz

Kıdemli editör, 15 yıllık deneyim

| | 5 dk okuma (963 kelime)
Trump'tan seçim öncesi 5 bin dolar vaadi: Kongre yarışı kıran kırana geçiyor

ABD'de Kongre ara seçimlerine günler kala Başkan Trump, yetişkin her Amerikalıya 5 bin dolar ödeme vadetti. Temsilciler Meclisi'nde Demokratların şansı güçlenirken, Senato'daki tablo hâlâ belirsizliğini koruyor.

ABD'de 3 Kasım'da yapılacak Kongre ara seçimleri yaklaştıkça Cumhuriyetçiler ile Demokratlar arasındaki rekabet giderek kızışıyor.

Başkan Donald Trump, Cumhuriyetçi seçmenleri sandığa yönlendirmek amacıyla ülke genelindeki miting programını yoğunlaştırırken; ekonomik vaatlerinin yanı sıra din ve ulusal kimlik konularındaki söylemlerini de ön plana çıkarıyor. Demokratlar ise yükselen hayat pahalılığı, İran savaşı ve mevcut yönetimden duyulan ekonomik memnuniyetsizliğin kendilerine seçim avantajı sağlayacağını vurguluyor.

Son seçim analizleri, Demokratların Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğu kazanma ihtimalinin ciddi ölçüde arttığına işaret ederken, Senato'daki güç dengesinin daha çekişmeli bir tablo ortaya koyduğu belirtiliyor.

5 bin dolar nakit ödeme vaadi

Trump, Florida eyaletinin Fort Myers kentinde düzenlediği seçim mitinginde çarpıcı bir vaatte bulundu. Cumhuriyetçilerin Kongre'nin hem Temsilciler Meclisi'nde hem de Senato'da çoğunluğu elde etmesi hâlinde tüm yetişkin Amerikalı yurttaşlara 5'er bin dolar ödeme yapılacağını duyurdu.

Başkan, söz konusu ödemenin gümrük tarifelerinden elde edilen gelirler ve ekonomik büyüme sayesinde finanse edilebileceğini savundu. Ancak bu vaadin hayata geçirilmesine ilişkin kesinleşmiş bir ödeme programının bulunmadığı, konuşmanın kayıt kayıtlarından da anlaşılıyor. Ödemenin, Cumhuriyetçilerin her iki kanadı da kazanmasına bağlandığı doğrulanmış durumda.

Aynı mitingde Trump, yaşlı bakım merkezlerinde en az 5 bin hemşirenin istihdam edilmesi için 250 milyon dolarlık bir kaynak ayrılacağını da açıkladı.

Seçmenlerin önceliği: Hayat pahalılığı

Ekonomik sorunlar, ABD'deki seçim yarışının en önemli gündem maddelerinden biri olmayı sürdürüyor. Seçmenlerin yaklaşık yarısı, hayat pahalılığını seçimlerdeki en kritik mesele olarak belirtiyor. Gıda, akaryakıt, konut ve sağlık hizmetlerindeki fiyat artışları, seçmenlerin başlıca kaygılarının başında geliyor.

Demokratlar, bu ekonomik sorunlar üzerinden Cumhuriyetçi yönetime yönelik eleştirilerini yoğunlaştırırken; kamuoyu araştırmaları da ekonomi yönetimi konusunda Demokratların konumunu güçlendirdiğine işaret ediyor.

Trump yönetiminin ekonomik vaatleri arasında çiftçilere yönelik 8 milyar dolarlık destek planı da yer alıyor.

Demokratlar geniş çaplı zafer hedefliyor

Demokrat Parti, seçim kampanyasını Cumhuriyetçilerin geleneksel olarak güçlü olduğu bölgelere de taşıdı. Trump'ın 2024 başkanlık seçimlerinde büyük farklarla kazandığı bazı seçim bölgelerinde Demokrat adaylar iddialı hâle geldi.

Kansas, Michigan, Oklahoma, Teksas ve Virginia gibi eyaletlerde rekabetin artması, Demokratların geniş çaplı bir seçim zaferi kazanabileceği beklentisini güçlendiriyor.

Seçim analiz kuruluşu Cook Political Report, Temsilciler Meclisi'ndeki 19 yarışın değerlendirmesini Demokratlar lehine değiştirdi. Kuruluşun son analizlerinde Demokratların Cumhuriyetçilerden net 12 ila 22 sandalye kazanması olası senaryolar arasında gösteriliyor. Bu rakamlar, doğrudan bir sonuç tahmini değil; bölgelerdeki rekabet koşullarına ilişkin analiz niteliği taşıyor.

Kongre'de hangi seçim bölgeleri kritik?

Cook Political Report'un değerlendirmesinde 17 Temsilciler Meclisi yarışı, taraflardan hiçbirinin belirgin favori olmadığı kategoride yer alıyor. Bu bölgeler Kaliforniya, Florida, Iowa, Kentucky, Michigan, Montana, Kuzey Carolina, New York, Ohio, Pensilvanya, Teksas ve Virginia eyaletlerine dağılıyor.

Öne çıkan yarışlardan bazıları şöyle:

  • New York'un 17'nci bölgesinde Demokrat Kate Conley ile Cumhuriyetçi Mike Lawler karşı karşıya geliyor.
  • Pensilvanya'da Demokrat Bob Brooks, Cumhuriyetçi Ryan Mackenzie'nin sandalyesini kazanmayı hedefliyor.
  • Iowa'da Demokrat Christina Bohannan, Cumhuriyetçi Mariannette Miller-Meeks ile yarışıyor.
  • Virginia'nın 2'nci bölgesinde Demokrat Elaine Luria ile Cumhuriyetçi Jen Kiggans karşı karşıya geliyor.
  • Wisconsin'in 3'üncü bölgesinde Demokrat Rebecca Cook, Cumhuriyetçi Derrick Van Orden'a meydan okuyor.

Cumhuriyetçiler ise Colorado'da Lauren Boebert, Florida'da Anna Paulina Luna ve Maria Elvira Salazar gibi adaylarla mevcut sandalyelerini korumaya çalışıyor.

Senato'da belirsiz tablo

Senato'daki yarış, Temsilciler Meclisi'ne kıyasla daha belirsiz bir görünüm arz ediyor. Cumhuriyetçilerin 53, Demokratların ve bağımsızların toplam 47 sandalyeye sahip olduğu Senato'da Demokratların çoğunluk için net dört sandalye kazanması gerekiyor. Bu seçimlerde toplam 35 Senato sandalyesi için yarışılıyor.

Cook Political Report, Alaska, Iowa, Kansas, Maine, Michigan, Ohio ve Teksas'taki yarışları başa baş olarak değerlendiriyor. Bu eyaletlerin altısında Cumhuriyetçiler mevcut sandalyelerini korumaya çalışırken, Michigan'da Demokratlar kendi sandalyelerini savunuyor.

Kuruluşun değerlendirmesinde Demokratların Senato'da net iki ila altı sandalye kazanabileceği belirtiliyor. Bu aralık, çoğunluğu ele geçirmek için gereken sandalye sayısını da kapsıyor.

Teksas'ta dikkat çeken yarış

Senato seçimlerinin en fazla dikkat çeken mücadelelerinden biri Teksas'ta yaşanıyor. Demokrat James Talarico, Cumhuriyetçi Teksas Başsavcısı Ken Paxton'a karşı yarışıyor.

İlahiyat eğitimi de alan eyalet milletvekili Talarico, seçim kampanyasında hayat pahalılığı ve yolsuzluk konularına ağırlık vererek bağımsız seçmenlerin ve ılımlı Cumhuriyetçilerin desteğini kazanmaya çalışıyor. Trump'ın desteklediği Paxton ise muhafazakâr değerleri ve Cumhuriyetçi seçmenlerin sandığa gitmesini ön plana çıkarıyor.

Paxton'ın kampanyasının, büyük bağışçıların dış siyasi kuruluşlar aracılığıyla sağladığı ciddi miktarda mali destekten yararlandığı bildiriliyor.

Michigan'daki Senato yarışı yakından izleniyor

Michigan'da Demokrat Abdul El-Sayed ile Cumhuriyetçi Mike Rogers arasındaki Senato yarışı da büyük ilgiyle takip ediliyor. Eski bir kamu sağlığı yetkilisi olan El-Sayed, rakibini Trump yönetiminin politikalarıyla ilişkilendirmeye çalışıyor.

Rogers ise Trump'ın İran savaşı ve Kanada'ya yönelik gümrük tarifeleri konusundaki politikalarından zaman zaman ayrışan açıklamalar yaparak öne çıkıyor. Cumhuriyetçi aday, El-Sayed'in ilerici siyasi görüşlerinin Michigan seçmenleri için fazla solda kaldığını savunuyor.

Alaska'da isim benzerliği hukuki tartışma yarattı

Alaska'da Demokrat Mary Peltola ile Cumhuriyetçi Senatör Dan Sullivan arasındaki yarış da kritik önem taşıyor. Yupik kökenli eski Temsilciler Meclisi üyesi Peltola, kampanyasında balıkçılığın korunmasını ve geçimini bu sektörden sağlayan toplulukların sorunlarını öne çıkarıyor.

Eyaletteki seçim süreci, görevdeki Cumhuriyetçi senatörle benzer adı taşıyan Daniel J. Sullivan'ın adaylığı nedeniyle hukuki tartışmalara konu oldu. ABD Adalet Bakanlığı, isim benzerliğinin seçmenlerde karışıklığa yol açıp açmadığının araştırılmasını ve belirli koşullar altında seçim sonucunun resmen onaylanmasının durdurulmasını talep etti. Söz konusu başvuru henüz bir mahkeme kararı niteliği taşımıyor.

Trump, hukuki girişimin kendi talimatıyla başlatıldığını açıklarken; Cumhuriyetçi Senatör Lisa Murkowski bu adıma karşı çıktı.

Cumhuriyetçi Parti içinde görüş ayrılıkları

Trump, seçim kampanyasında Cumhuriyetçi seçmenleri ara seçimleri bir tür başkanlık oylaması olarak görmeye çağırıyor. Iowa'daki konuşmasında destekçilerinden, kendisi de adaymış gibi sandığa gitmelerini istedi.

Ancak Cumhuriyetçi Parti içinde Trump'ın bazı politikalarına yönelik görüş ayrılıkları bulunuyor:

  • Iowa'daki Cumhuriyetçi Senato adayı Ashley Hinson, akaryakıt ve gıda fiyatlarının yükselmesine dikkat çekerek İran savaşının bir an önce sona erdirilmesi çağrısında bulundu.
  • Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyeleri Mariannette Miller-Meeks ve Zach Nunn, başkanın savaş yetkilerinin sınırlandırılmasına ilişkin oylamada Demokratlarla aynı yönde oy kullandı.

Din ve kimlik siyaseti kampanyanın merkezinde

Trump'ın son dönemdeki mitinglerinde ekonomik vaatlerin yanı sıra din, kültür ve ulusal kimlik konularına yönelik sert söylemler de öne çıkıyor. Analizlere göre Trump, özellikle muhafazakâr seçmenleri harekete geçirmek için kültürel ve dini ayrışmaları seçim kampanyasının önemli unsurlarından biri hâline getirdi. Bu kapsamda Michigan'daki Müslüman Demokrat aday Abdul El-Sayed'e yönelik eleştiriler de dikkat çekiyor.

Ancak bu stratejinin, öncelikli kaygıları ekonomik sorunlar olan kararsız seçmenleri ne ölçüde etkileyebileceği belirsizliğini koruyor.

Öte yandan Beyaz Saray'da olası seçim kayıpları ve seçim sonrasında yönetimde yapılabilecek değişiklikler konusunda bazı endişelerin olduğu belirtiliyor. Beyaz Saray ise yönetim içindeki çekişmelere ilişkin iddiaları reddederek, Trump'ın Cumhuriyetçilerin Kongre'deki çoğunluğunu korumaya odaklandığını bildirdi.

Yorumlar 0

Fikrinizi paylaşmak için tıklayın veya üye olun... Giriş Yap →

Henüz yorum yapılmamış

Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!

✨ İlginizi Çekebilecek Haberler

Trend 10

En Çok Okunan 10 Haber

Günün en çok ilgi gören ve okunan haberleri