Türkiye, ABD Başkanı Donald Trump ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında imzalanan dizel yakıtı anlaşmasından yeni bir enerji tedarik fırsatı elde etti. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Rusya'nın küresel pazara sunacağı dizelin bir kısmının Türkiye'ye gönderileceğini açıkladı.
Bakan Bayraktar, 18 Ekim'de bir televizyon röportajında yaptığı değerlendirmede, Rusya'nın son aylarda dizel ihracatını ciddi biçimde kısıtladığını, ancak Trump ile varılan yeni anlaşma çerçevesinde tedarik sürecinin yeniden gündeme geldiğini belirtti.
Ankara'nın yürüttüğü yoğun görüşmeler sonucunda Türkiye'nin bu tedarikten pay alacağı kesinleşirken, yakıtın toplam miktarı, teslimat takvimi ve fiyatlandırma mekanizması konusunda henüz detaylı bilgi paylaşılmadı.
RUSYA VE ABD'DEN TÜRKİYE AYRINTISI GELMEDİ
Rusya ve ABD tarafının Türkiye'ye ayrılacak dizel miktarı konusunda somut bir rakam veya takvim açıklamaması dikkat çekiyor. Ancak Ankara'nın İran ve Azerbaycan gibi farklı ülkelerden de enerji tedarik etmesi, bu yeni anlaşmayı enerji güvenliği açısından kritik hale getiriyor. Türkiye'nin çok kaynaklı tedarik stratejisi, arz sürekliliğini güçlendirmeyi amaçlıyor.
TRUMP VE PUTİN 9 EKİM'DE TELEFONDA ANLAŞTI
ABD Başkanı Trump, 9 Ekim'de Putin ile yaptığı telefon görüşmesinin ardından Rus dizelinin ABD ve dünya pazarlarına yeniden sunulacağını duyurmuştu. Buna göre süreç şu aşamalardan oluşuyor:
- İlk aşamada Rusya'nın 300 bin tondan fazla dizel yakıt tedarik etmesi planlanıyor
- Kasım ayında 500 bin ton daha sevkiyat gerçekleştirilmesi öngörülüyor
- Sonraki aşamalarda ek miktarların piyasaya sunulması hedefleniyor
- Rus rafinerilerinin durumuna bağlı olarak 3 milyon tona kadar ek tedarik de gündeme gelebilir
ABD Hazine Bakanlığı, Rus menşeli dizel yakıtının satış ve teslimatına ilişkin işlemler için 7 Nisan 2027'ye kadar geçerli geçici bir lisans düzenlemişti. Rus hükümeti de dizel ihracatına yönelik kısıtlamalarını kısmen gevşetme kararı almıştı.
ANLAŞMA ULUSLARARASI ENERJİ PİYASALARINI BÖLÜMÜNE AYIRDI
Rus dizelinin yeniden uluslararası pazarlara dönmesi, enerji arzı ve yaptırımlar açısından sert tartışmalara yol açtı. Anlaşmayı eleştiren Ukraynalı ve Avrupalı yetkililer, Rusya'nın enerji gelirlerinin artabileceğini ve Moskova üzerindeki ekonomik baskının zayıflayabileceğini savunuyor.
Anlaşmayı destekleyen kesimler ise piyasaya daha fazla yakıt arzının arz sıkıntısını hafifletebileceğini ve fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabileceğini belirtiyor.
Türkiye açısından bakıldığında ise bu yeni tedarik imkanının enerji güvenliğine sağlayacağı katkının kapsamı, alınacak yakıtın miktarı ve teslimat koşullarının netleşmesiyle daha belirgin hale gelmesi bekleniyor.
Yorumlar 0
Yorumunuz Yayınlandığında Bildirelim mi?
Editöryal onay tamamlandığında veya yanıt geldiğinde tarayıcınıza anlık bildirim gönderebiliriz.
Henüz yorum yapılmamış
Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!