Irak'ın güneyindeki Büyük Fav Limanı'ndan başlayarak Türkiye üzerinden Avrupa'ya ulaşması planlanan Kalkınma Yolu Projesine ilişkin yeni bir rapor yayımlandı. "Kalkınma Yolu Projesi: Ekonomik Koridordan Stratejik Güce" başlıklı çalışmada, projenin Türkiye açısından ekonomik ve stratejik etkileri ayrıntılı biçimde mercek altına alındı.
Raporda, Kalkınma Yolu'nun yalnızca yeni bir ulaşım hattı olmayacağının altı çizildi. Türkiye-Irak ticaretinden Türk ihracatçılarının Körfez pazarlarına erişimine, lojistik sektöründen müteahhitlik hizmetlerine kadar birçok alanda kapsamlı bir etki oluşturması bekleniyor.
10 Yilda 50 Milyar Dolar Gelir Hedefleniyor
Projeksiyonlara göre Kalkınma Yolu, 10 yıllık dönemde Türkiye'ye 50 milyar dolar gelir sağlayacak. Aynı sürede ülke genelinde yılda 60 binden fazla ilave istihdam oluşturması öngörülüyor.
Projenin Türkiye kesimi için planlanan yatırımın ise 24 milyar dolar seviyesinde olduğu belirtiliyor. Türkiye'deki hat yaklaşık 2 bin 100 kilometreyi bulacak ve Gaziantep-Şanlıurfa-Mardin-Nusaybin-Ovaköy güzergahındaki 501 kilometrelik bölüm projeye entegre edilecek.
Hat planlaması şu şekilde ilerliyor:
- Şanlıurfa-Ovaköy arasında 358 kilometrelik yeni otoyol inşa edilecek
- Nusaybin-Cizre-Ovaköy arasında Irak sınırına bağlantı sağlayacak 127 kilometrelik demir yolu yapılacak
- Orta vadede Gebze-Yavuz Sultan Selim Köprüsü-Çatalca güzergahında 120 kilometrelik yeni demir yolu öngörülüyor
Milyonlarca Tonluk Yeni Pazar
Projenin faaliyete geçmesiyle Büyük Fav Limanı'na gelen Avrupa varışlı yüklerin demir yoluyla Türkiye'ye taşınması, buradan da Avrupa'ya aktarılması hedefleniyor. Ters yönde ise Türkiye ve Avrupa'dan çıkan ürünlerin kara ve demir yoluyla Irak üzerinden Büyük Fav Limanı'na ulaştırılması planlanıyor.
Bu sistem Türk nakliyecileri açısından milyonlarca tonluk yeni iş hacmi oluşturacak. Türkiye böylece yalnızca doğu-batı güzergahında değil, Körfez'den Avrupa'ya uzanan kuzey-güney ticaretinde de önemli transit merkezlerden biri haline gelebilecek.
10 Binden Fazla Türk Şirketini İlgilendiriyor
Kalkınma Yolu'nun önemini artıran bir başka unsur, Türkiye ile Irak arasındaki mevcut ticaret hacmi. Irak, 2025 itibarıyla Türkiye'nin en fazla ihracat yaptığı 5'inci ülke konumunda bulunuyor ve aynı zamanda en fazla dış ticaret fazlası verilen ikinci ülke. Her yıl çoğu KOBİ niteliğinde 10 binden fazla Türk şirketi Irak'a ihracat gerçekleştiriyor.
Raporda Irak ile ticaretin özellikle Güneydoğu Anadolu ekonomisi açısından taşıdığı öneme dikkat çekiliyor. Buna karşın Türkiye'nin Irak'a ihracatının son 10 yılda yaklaşık 3 milyar dolarlık bir bant içerisinde kaldığı ve önemli bir sıçrama gerçekleştiremediği belirtiliyor.
Projenin hayata geçirilmesiyle beklenen gelişmeler şöyle sıralanıyor:
- Lojistik ve navlun maliyetlerinde kayıp% azalma
- Türk ürünlerinin Irak'taki rekabet gücünün artması
- Körfez ülkelerine erişimin kolaylaşması
Türk TIR'ları Kerkük'ün Ötesine Geçemiyor
Raporda ortaya çıkan bir diğer önemli sorun, Türk TIR'larının karşılaştığı kısıtlamalar. TIR Konvansiyonu kapsamında Avrupa'dan gelen araçlar Irak'ı geçerek Abu Dabi'ye kadar ulaşabiliyor; ancak Türk plakalı araçlar Bağdat'a yük taşırken Kerkük'ün ötesine geçemiyor.
Habur'dan Irak'a giren Türk araçlarının yüklerinin Irak plakalı araçlara aktarılması veya çekici değişimine gidilmesi gerekiyor. Irak Kürt Bölgesel Yönetimi ile Bağdat arasındaki farklı gümrük uygulamaları da Türk ihracatçılarının maliyetlerini artırıyor.
Kalkınma Yolu kapsamında Ovaköy bağlantısının devreye girmesi ve gümrük sistemlerinin uyumlaştırılması halinde Türk TIR'larının Irak'ın tamamına doğrudan teslimat yapabilmesinin önü açılacak. Bu durumun, Türk ürünlerinin İran ve Çin malları karşısında yaşadığı rekabet dezavantajını azaltmada önemli bir katkı sağlayacağı değerlendiriliyor.
Sadece Yol Değil, Enerji Koridoru da Geliyor
Kalkınma Yolu'nun uzun vadede yalnızca kara ve demir yolundan oluşması planlanmıyor. Enerji nakil hatları, petrol ve doğal gaz boru hatları ile telekomünikasyon bağlantılarının da sisteme dahil edilmesi halinde Türkiye-Irak ekonomik entegrasyonunun çok daha ileri bir noktaya taşınacağı belirtiliyor.
Böylece Türkiye, Asya ile Avrupa arasındaki doğu-batı ticaretindeki konumuna ek olarak Basra Körfezi'nden Avrupa'ya uzanan kuzey-güney hattında stratejik merkez konumunu da güçlendirebilecek.
Yorumlar 0
Yorumunuz Yayınlandığında Bildirelim mi?
Editöryal onay tamamlandığında veya yanıt geldiğinde tarayıcınıza anlık bildirim gönderebiliriz.
Henüz yorum yapılmamış
Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!