Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, fon piyasasındaki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek, fiyat istikrarı ve finansal istikrarın birbirini tamamlayan iki unsur olduğunu söyledi.
Karahan, TÜGİAD Ankara ile TCMB iş birliğiyle düzenlenen Ekonomi Buluşması'nda yaptığı konuşmada, Türkiye ekonomisindeki güncel gelişmeleri, iş dünyasının beklentilerini ve önümüzdeki döneme ilişkin fırsatları değerlendirdi.
Enflasyonda Enerji Kaynaklı Baskılar Sürüyor
Fiyat istikrarında uzun vadeli planlamanın kolaylaştırıldığını, bu çerçevede yatırım ve üretim ortamının iyileştiğini vurgulayan Karahan, arz yönlü şokların özellikle enerji fiyatları üzerinden enflasyon görünümünü etkilemeye devam ettiğinin altını çizdi.
Sıkı para politikasının etkisiyle iç talepteki yavaşlamanın dezenflasyonu desteklediğini ifade eden Karahan, hizmetlerde kirada ataletin azalmasının sürece katkı sağladığını belirtti. Enflasyonun ana eğiliminin son dönemde gerilediğini kaydeden Karahan, "Fiyat istikrarı sağlanana kadar dezenflasyonun gerektirdiği parasal sıkılığı kararlılıkla sürdüreceğiz" açıklamasında bulundu.
Petrol fiyatlarının savaş öncesi seviyesinin üzerinde seyrettiğini, rafineri marjlarındaki artışın özellikle motorin fiyatları üzerindeki baskıyı artırdığını belirten Karahan, doğal gaz fiyatlarının da savaş öncesi seviyesinin yaklaşık üç katına çıktığını ifade etti. Eşel mobil sisteminin akaryakıt zamlarının yurt içine yansımasını sınırladığını kaydetti.
Ana Eğilim Ekim Ayında Yüzde 23,7 Seviyesinde
Enflasyonun ana eğilimini ve fiyat artışlarının ürünler arasındaki yayılımını takip ettiklerini belirten Karahan, savaşın etkilerinin belirginleştiği mart-haziran döneminde ana eğilimin yükseldiğini, temmuzdan itibaren yeniden gerilediğini söyledi.
Yıllıklandırılmış olarak savaş döneminde yüzde 30'lar seviyesine yükselen ana eğilimin Ekim ayı itibarıyla yüzde 23,7 seviyesini işaret ettiğini bildiren Karahan, "Bu seviye mevcut yıllık enflasyonun yaklaşık 6 puan altında" dedi. Enerji dışındaki ana gruplarda yıllık enflasyonun Ekim itibarıyla geçen yılın altında seyrettiğini belirtti.
Enerji enflasyonunun savaşın etkisiyle yüzde 51,4'e yükseldiğini aktaran Karahan, dezenflasyon sürecindeki ivme kaybının temel nedeninin jeopolitik gelişmelerin enerji fiyatları üzerindeki etkisi olduğunu ifade etti.
Kira Enflasyonunda Belirgin Yavaşlama
Kira enflasyonundaki yavaşlamaya dikkati çeken Karahan, şu bilgileri paylaştı:
- Kira enflasyonu bir önceki yılın yüzde 66 düzeyinden bu yıl Ekim ayında yüzde 40'ın altına geriledi
- Ulaştırma hizmetlerinde yıllık enflasyon yüzde 42,5 seviyesinde gerçekleşti
- Haberleşme hizmetleri enflasyonu geçen yıla kıyasla 20 puan artarak yüzde 43 seviyesine ulaştı
- Gıda enflasyonu tarımsal üretimdeki toparlanmayla geriledi
Hizmet enflasyonundaki gerilemede kira enflasyonundaki yavaşlamanın öne çıktığını kaydeden Karahan, kira kaynaklı ataletin zayıfladığını ve hizmet enflasyonundaki gerilemeyi desteklediğini söyledi.
Hanehalkı Beklentilerinde İyileşme Henüz Sağlanmadı
Hanehalkı beklentilerinin yılın ilk aylarında bir miktar arttıktan sonra gerileyerek savaş öncesi seviyesinin altında seyrettiğini dile getiren Karahan, "Beklentilerde yılbaşında öngördüğümüz iyileşme henüz sağlanmadı. Bu görünüm dezenflasyon açısından risk oluşturmaya devam ediyor" dedi.
Fon Piyasası Krizi İçin Alınan Tedbirler
Fon piyasasındaki gelişmelerin bankacılık sistemi ve diğer finansal piyasalarla olan etkileşimini yakından takip ettiklerini belirten Karahan, finansal piyasalarda yaşanan gelişmeleri dikkate alarak likidite imkanlarını gözden geçirdiklerini açıkladı. Bu kapsamda alınan tedbirler şunlar:
- Haftalık repo ihaleleriyle sağladığın fonlama miktarı artırıldı
- Bankalar arası para piyasasında borç alabilme limitleri güncellendi
- Teminat iskonto oranları azaltıldı
- Türk lirası zorunlu karşılıklarda bloket hesap oranı düşürüldü
- KOBİ kredileri kredi büyüme sınırları yükseltildi
- Özel sektör tahvillerinin itfasına yönelik krediler büyüme sınırından muaf tutuldu
Fonlarda yaşanan çıkışların özel sektör borçlanma araçlarına olan talebi azalttığını, bu durumun refinansman konusunda risk oluşturduğunu ifade eden Karahan, "Bundan sonra da finansal istikrar ve likidite koşullarını yakından takip ederek gerek görülmesi halinde her türlü ek tedbiri proaktif bir şekilde alacağız" ifadesini kullandı.
Rezervlerdeki Düşüşün 30 Milyar Doları Altından Kaynaklı
Türk lirası mevduatın güçlü şekilde arttığını, TL mevduatın toplam mevduat içindeki payının yüzde 61'in üzerinde seyrettiğini belirten Karahan, brüt rezervlerin 27 Şubat'taki 210 milyar dolar seviyesinden 30 Ekim itibarıyla 158 milyar dolara gerilediğini, düşüşün 30 milyar dolarlık bölümünün altın fiyatlarındaki gerilemeden kaynaklandığını açıkladı.
Karahan, son olarak jeopolitik gelişmelerin enflasyon üzerindeki yukarı yönlü riskleri canlı tuttuğunu belirterek, "Dezenflasyon konusundaki kazanımlarımızın devamını sağlamak için ihtiyatlı olmaya devam edeceğiz" dedi.
Yorumlar 0
Yorumunuz Yayınlandığında Bildirelim mi?
Editöryal onay tamamlandığında veya yanıt geldiğinde tarayıcınıza anlık bildirim gönderebiliriz.
Henüz yorum yapılmamış
Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!