İlim Yayma Cemiyeti'nin '75. Yıl Buluşması' İstanbul Kongre Merkezi'nde geniş katılımlı bir programla gerçekleştirildi. Törene Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, bakanlar, İlim Yayma Cemiyeti Genel Başkanı Yusuf Tülün, kamu kuruluşları temsilcileri, sivil toplum örgütleri, öğrenciler ve davetliler katıldı. Mehteran gösterisiyle başlayan program, Kur'an tilaveti ve cemiyetin kurucu genel başkanlarının da yer aldığı tanıtım filmiyle devam etti.
Açılış konuşmalarının ardından kürsüye çıkan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İlim Yayma Cemiyeti'nin Türkiye tarihinde sivil toplum alanında bir başarı öyküsü olduğunu vurguladı.
Kurtulmuş, cemiyetin bugüne kadar gelmesindeki en önemli etkenlerden birinin kelimenin tam anlamıyla sivil yapısı olduğunu belirterek şunları söyledi: "En zor şartlarda, en zor dönemlerde güçlü bir şekilde bu sivil özelliğini korumuştur. İlim Yayma Cemiyeti, Türkiye'nin ana omurgasını oluşturan Cuma cemaatini temsil eden, geniş kitlelerin ve muhafazakar kesimlerin temsil edildiği bir sivil toplum kuruluşudur. Bu nedenle fevkalade başarılı olmuş ve güçlü bir şekilde bugüne kadar gelmiştir."
Cemiyetin çevresinde oluşturduğu güven halkasına da değinen Kurtulmuş, kendisini tanıyan ve hayır gözle bakan hemen herkesin cemiyetin güvenini kazandığını ifade etti.
"Fetih rüyalarını görebilen bir kitle"
Cemiyetin temel özelliklerine dikkat çeken Meclis Başkanı, kurucuların çoğunu rahmetli babası sayesinde yakından tanıdığını ve çocukların gözünden bu insanların mübarek kişiler olduğuna şahit olduğunu anlattı. Sağdan sayıldığında bir elin parmaklarını geçmeyen okumuş insanın, soldan sayıldığında bir elin parmaklarını geçmeyen varlığa sahip zenginin bir araya gelerek kurduğu bu cemiyetin en temel özelliklerinden birinin, zor zamanlarda tabiri caizse fetih rüyalarını görebilen bir kitle olması olduğunu söyledi. Kurtulmuş, "Birbirine kitlenmiş, birbirine kenetlenmiş ve zor zamanlarda büyük işler başarmış bir topluluktu. Eğer onların ihlası ve dayanışması olmasaydı, cemiyet bugün sahip olduğu toplumsal gücü ve gerçekleştirdiği projelerin çoğunu belki ortaya koyamazdı. Bu kitlenin en önemli özelliklerinden biri de cesaretleriydi" dedi.
"İsmini bildiğimiz ve bilmediğimiz adanmış insanlar"
Cemiyetin kurucularının tamamının adanmış insanlar olduğuna vurgu yapan Kurtulmuş, bu isimlerin vakitlerini, fikirlerini, paralarını ve dünyaya dair neye sahiplerse hepsini dava uğruna vakfettiğini belirtti. Bunlardan birinin de Fatih'in meşhur meslek adaletiyle anıldığını ve İlim Yayma davasını o dönemin dar şartları içinde en iyi savunanlardan biri olduğunu hatırlattı.
Rahmetli babasını örnek gösteren Kurtulmuş, her sabah not defterleri ve not kağıtlarını hazırlayarak akşam bu notları tamamlamayı vazife telakki ettiğini, bu işlerin çoğunun da İmam Hatip okulları veya İlim Yayma Cemiyeti ile ilgili olduğunu söyledi. Bu kişinin cemiyeti o kadar çok öne koyduğunu da anlatan Kurtulmuş, şunları aktardı: "Bir keresinde kendisine takılarak şunu söylemiştik: Biz beş kardeşiz, altıncı kardeşimiz İlim Yayma Cemiyeti ama babamızın en çok sevdiği kardeşimiz İlim Yayma Cemiyeti'dir."
Kurtulmuş, bu adanmış insanlar sayesinde bugüne kadar gelindiğinin altını çizerek başlangıçta hedefin Anadolu'nun yoksul ve fakir insanlarının okumasını sağlamak, dini ve hayri faaliyetlerin önünü açmak olduğunu ifade etti. "İnancı olan nesiller yetişsin, bunların içinden avukatlar, doktorlar, milletvekilleri, bakanlar, başbakanlar, cumhurbaşkanları olsun istediler. Allah onların duasını kabul etti" dedi.
"Varlık içindeyiz ama sınavlarımız daha büyük"
İlim Yayma camiasının şerleri defeden, hayırları fetheden bir cami olduğuna dikkat çeken Kurtulmuş, cemiyetin nice yetmiş beş yıllara ulaşmasını diledi. Son olarak bir ikazda bulunan Kurtulmuş, kurucuların yokluk ve kıtlık zamanında bu işi getirdiğini, bugün ise daha zor bir yolun kendilerini beklediğini kaydetti. "Varlık içindeyiz ama sınavlarımızın daha büyük olduğunu, sorumluluklarımızın daha büyük olduğunu görüyoruz. Allah bu sorumlulukları yerine getirmeyi nasip etsin" diyen TBMM Başkanı, şu sözlerle noktaladı: "İlim Yayma Cemiyeti sadece Türkiye'nin cemiyeti değil; İlim Yayma Cemiyeti ümmetin cemiyetidir, insanlığın cemiyetidir ve insanlığın hayrına olacak faaliyetleri hep beraber önümüzdeki nesillerde gerçekleştirecektir."
Yorumlar 0
Yorumunuz Yayınlandığında Bildirelim mi?
Editöryal onay tamamlandığında veya yanıt geldiğinde tarayıcınıza anlık bildirim gönderebiliriz.
Henüz yorum yapılmamış
Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!