İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun yargılanma süreci devam ediyor. Savunmasının ikinci gününde konuşan İmamoğlu, mahkeme salonunda kendisini dinleyenlerin karşısına hayat hikayesiyle çıktı.
Duruşma salonunun 2.295 kişilik olduğu ve tamamen dolduğu bilgisi paylaşılırken, İmamoğlu sözlerine doğduğu köyü anlatarak başladı.
"40 Haneli Köyde Doğdum"
İmamoğlu savunmasında şu ifadeleri kullandı:
"Ben, 40 haneli köyde doğdum ya. Emekçi bir annenin, çalışkan bir babanın evlad olarak. Şehirde apartmanımız vardı, köyde yaşadık. Köyün bereketini yaşadım. Çıplak ayakla tarlada gezdim."
Köy yaşamına dair detaylar anlatan İmamoğlu, bunlara şöyle devam etti:
"Tütünü bilirim, fındığı bilirim. Bahçeyi bilirim. Anacığımın 9-10 tane ineğini bilirim."
Rüşvet ve Yolsuzluk İddialarına Dair Somut Açıklama Yok
İmamoğlu 143 ayrı suç isnadı ile yargılanırken, savunmasında köy yaşamı, tarla, çıplak ayak ve ineğe dair detaylara yer vermesi, mahkeme salonunda ve kamuoyunda tartışma konusu oldu.
Köyde doğmuş olmanın, annesi ve babasının varlığının mahkeme kapsamında bir iddia olmadığı, kimsenin "Ekrem İmamoğlu uzaylıdır, köyde hiç yaşamamıştır" demediği belirtiliyor. Soru şu: rüşvet, yolsuzluk ve irtikap iddialarına dair ne söylenecek?
Mahkeme heyetinin ve Türkiye'nin merak ettiği konular şöyle sıralanıyor:
- Rüşvet tarifesi kaçtan başlar, kaça kadar yükselir?
- Rüşvet alırken hangi metotlar kullanılır?
- Ağırlıkla taşınmaz devri ile mi bitirilir işler, yoksa nakit de kabul edilir mi?
- İrtikap nedir, mahkemede nasıl açıklanacak?
- İSKİ'den alacağı olan bir müteahhitten villaların bedava kapatılmasının hangi yolları bilinir?
Mahkeme Salonunda Gazeteci İddiaları
İmamoğlu savunması sırasında, kendisi hakkında yazılar yazan bir gazeteciyle yaşadığı bir olayı anlattı. Beylikdüzü Belediye Başkanı olduğu dönemlerde kendisiyle ilgili "hakaretle dolu bir köşe yazısı" yazan bir gazetenin genel yayın yönetmenine randevu istediğini söyledi.
İmamoğlu, o görüşmeyi şöyle anlattı:
"Ya bunları niye yazıyorsunuz kardeşim? Ya benim böyle bir şeyle işim yok."
Görüşmenin ardından ertesi gün gazetenin "Ekrem İmamoğlu gazeteyi bastı" şeklinde manşet attığını iddia eden İmamoğlu, bu konuda yalan söylediğini savunanlar var.
Gazeteci Ziyaretinin Tarihi ve Kayıtları
İmamoğlu'nun ilgili gazeteye gittiği tarihin 04.10.2016 olduğu, yani hakkında yazı yazan gazetecinin vefatından çok sonraki bir tarih olduğu belirtiliyor.
Gazetenin o dönem yayınladığı haber metninde ise İmamoğlu'yla ilgili şu ifadelerin yer aldığı aktarılıyor:
"Daha önce röportaj teklifimize geri dönüş bile yapmayan İmamoğlu, yaptığı rezaletleri ortaya çıkarınca birden ekranımızda bitti. Hemen ardından da 15 Temmuz'da nerede olduğunu sorguladığımız haberimizi mahkeme kararıyla kaldırttı."
İcra Memuru Yollandığı İddiası
İmamoğlu'nun, hakkında doğruyu yazan bir televizyon kanalına icra memuru yollattığı, avukatının canlı yayın kamerasını haczetmeye çalıştığı, kameraları götüremeyince haber servisindeki bilgisayar ve televizyonları yediemine götürdüğünü hatırlatıyor.
İmamoğlu'nun mahkemede "gazetecilere saygım var" şeklindeki ifadelerine atıfta bulunularak, devletin valisine, kamu görevlilerine ve Cumhurbaşkanı'na saygısı olmayan bir kişinin gazetecilere saygı duymasının beklenemeyeceği vurgulanıyor.
10 Yıl Sonra Öngörü Gerçek Oldu
Hakkında o dönem yazılan haberde yer alan "pasaportunu getir" çağrısının ve "kayıma hazır ol" öngörüsünün 10 yıl sonra farklı bir şekilde gerçekleştiği belirtiliyor. İmamoğlu'na kayyım atanmadı ancak görevden alındı.
Ali Karahasanoğlu / Köşe Yazısı
Yorumlar 0
Yorumunuz Yayınlandığında Bildirelim mi?
Editöryal onay tamamlandığında veya yanıt geldiğinde tarayıcınıza anlık bildirim gönderebiliriz.
Henüz yorum yapılmamış
Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!