İnsan hakları savunucusu ve iş insanı Osman Kavala, cezaevinde geçirdiği 9. yıl dolayısıyla kamuoyuna bir açıklama yaptı. Kavala, tutukluluk sürecinin başında yaşananların kısa sürede düzeltilecek bir hata olduğunu düşündüğünü, ancak yanıldığını ifade etti.
Gezi Parkı davası hükümlüsü olan Kavala, "İlk tutuklandığımda bunun bir hata olduğunu, kısa zaman içinde düzeltileceğini düşünüyordum. Yanılmışım" dedi. Suç işlediğine dair herhangi bir delil bulunmamasından dolayı beraatle sonuçlanan Gezi davasının ardından, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararına rağmen kurgulanan casusluk suçlamasıyla tutukluluğunun sürdürüldüğünü, beraat kararlarının bozulduğunu ve kendisine ağır cezalar verildiğini belirtti.
Kurgulanan iddialar
Kavala, kendisine yöneltilen suçlamalarda delil bulunmamasının telafi edilmek için akıl almaz iddiaların öne sürüldüğünü dile getirdi. Yirmi küsür siyasi parti ve örgütün, yüze yakın sendika, meslek odası ve derneğin oluşturduğu Taksim Dayanışma Platformu'nu kalkışmaya yönlendirdiğinin, hükümeti devirmeye teşebbüs eden göstericilerin her türlü ihtiyaçlarını karşıladığının iddia edildiğini anlattı.
AİHM'in son kararında özgürlüğünün kısıtlanmasına yol açan işlemleri adaletin açık biçimde inkarı olarak değerlendirdiğini aktaran Kavala, şu ifadeleri kullandı:
"Bu tespit sadece hukuk kurallarına değil, etik ilkelere de riayet edilmediği anlamına geliyor. Bunun bir sonucu da insan hayatının değersiz görülmesi."
"Sağlıklı yaşayabileceğim yılları cezaevinde geçirdim"
Cezaevine 60 yaşında girdiğini belirten Kavala, sivil toplum alanında aktif olarak çalışabileceği sürenin neredeyse tamamını ve sağlıklı yaşayabileceği yılların önemli bir kısmını cezaevinde geçirdiğini söyledi. Buna rağmen yaşamakta olunan bütün sıkıntılara rağmen, ülkede hukuk devletinin tesisine yönelik gelişmelerin görülebileceğine inandığını ifade etti.
Kavala, Gezi davasından ve maruz kaldığı adaletsizlikten ders çıkarılabilmesi hâlinde bunun kendisi için teselli kaynağı olacağını da sözlerine ekledi.
Tutuklama süreci
Osman Kavala, ilk olarak Gezi Parkı eylemleriyle bağlantılı suçlamalar kapsamında 18 Ekim 2017'de İstanbul Havalimanı'nda gözaltına alındı. 14 günlük gözaltı süresinin ardından 1 Kasım 2017'de "hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs" ve "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçlamalarıyla tutuklanarak cezaevine konulmuştu.
Yorumlar 0
Yorumunuz Yayınlandığında Bildirelim mi?
Editöryal onay tamamlandığında veya yanıt geldiğinde tarayıcınıza anlık bildirim gönderebiliriz.
Henüz yorum yapılmamış
Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!