Yatırım dünyasının en tanınmış isimlerinden Warren Buffett'ın emeklilik birikimleriyle ilgili 90/10 kuralı, yeniden gündeme gelerek farklı yatırımcı profillerinde nasıl sonuçlar doğurabileceği sorusunu akla getiriyor. Bu yaklaşımın temelinde, portföyün yüzde 90'ının hisse senetlerine, yüzde 10'unun ise kısa vadeli devlet tahvillerine ayrılması yatıyor.
90/10 kuralı nasıl işliyor?
Buffett, yatırımcıların tek tek şirketleri uzun uzun araştırmak yerine düşük maliyetli endeks fonlarından yararlanmasını savunuyor. Bu görüşün somut bir yansıması olan 90/10 kuralı da bu yaklaşımın bir parçası olarak öne çıkıyor.
- Portföyün yüzde 90'ı, hisse senetlerine dayalı endeks fonlarından oluşuyor.
- Kalan yüzde 10'luk dilim ise kısa vadeli devlet tahvillerine ayrılıyor.
Bu dağılımda hisse senetleri portföyün büyük bölümünü oluştururken, devlet tahvilleri daha küçük bir paya sahip oluyor. Dolayısıyla portföyün genel performansında hisse senedi piyasalarındaki hareketler belirleyici bir rol oynuyor.
Piyasalar sert düştüğünde ne oluyor?
90/10 kuralının dikkat çeken bir başka yönü de, hisse senetlerinin portföydeki yüksek ağırlığı. Borsalarda yaşanan sert gerilemeler, bu dağılıma sahip portföylerin değerini doğrudan etkileyebiliyor.
Hisse senedi piyasalarında ciddi kayıplar görüldüğünde, portföyün büyük bölümünü oluşturan yatırımlar da değer kaybına uğruyor. Kısa vadeli devlet tahvillerin taşıdığı yüzde 10'luk pay ise bu tür düşüşlerin etkisini tamamen ortadan kaldırmıyor.
Bununla birlikte Buffett'ın yatırım anlayışında piyasa dalgalanmaları karşısında sabırlı olmak önemli bir yer tutuyor. Ünlü yatırımcı, korkunun öne çıktığı dönemlerde yatırımcı davranışlarının hızla değişebildiğini ve hisse senedi fiyatlarının gerileyebildiğini sık sık vurguluyor.
Herkes için uygun bir yöntem mi?
90/10 kuralı, hisse senetlerine yüksek oranda ağırlık veren bir portföy dağılımı olarak öne çıktığı için, yöntemin sonuçları hisse senedi piyasalarının performansına doğrudan bağlı olarak değişebiliyor.
Aşağıdaki unsurlar, bu tür bir portföyün farklı kişiler üzerindeki etkisini ciddi biçimde değiştirebiliyor:
- Yatırım süresi: Uzun vadeli bir perspektife sahip olanlar dalgalanmalara daha kolay dayanabiliyor.
- Piyasa dalgalanmalarına karşı tolerans: Risk iştahı düşük yatırımcılar için yüksek hisse ağırlığı stres yaratabiliyor.
- Nakit ihtiyacı: Kısa vadede paraya ihtiyaç duyan dönemlerde piyasadaki düşüşler, portföy değerindeki gerilemenin yanı sıra yatırımların hangi koşullarda nakde çevrileceği konusunu da gündeme getiriyor.
Bu yönüyle Buffett'ın 90/10 kuralı, emeklilik birikimlerinde hisse senetleri ile kısa vadeli devlet tahvillerin nasıl dağıtılabileceğine ilişkin pratik bir yaklaşım sunuyor. Ancak bu dağılımın piyasa koşullarından bağımsız bir getiri veya anapara koruması sağlamadığı unutulmamalı.
Bu içerik yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Herhangi bir yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz. Yatırım araçlarının getirileri ve riskleri piyasa koşullarına göre değişkenlik gösterir. Yatırım kararları kişisel mali durum, hedef ve risk tercihleri doğrultusunda değerlendirilmelidir.
Yorumlar 0
Yorumunuz Yayınlandığında Bildirelim mi?
Editöryal onay tamamlandığında veya yanıt geldiğinde tarayıcınıza anlık bildirim gönderebiliriz.
Henüz yorum yapılmamış
Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!