MESEM'de yaşamını yitiren Mahir'in davasında iki sanık tahliye edildi

| | 5 dk okuma (866 kelime)
MESEM'de yaşamını yitiren Mahir'in davasında iki sanık tahliye edildi

Hatay'da MESEM kapsamında çalışırken elektrik çarpması sonucu yaşamını yitiren 16 yaşındaki Mahir Buğra Karagön'ün davasında tutuklu iki sanık tahliye edildi. Aile karara sert tepki gösterdi: 'Adalet yok.'

İskenderun 12'nci Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, Hatay'da MESEM kapsamında çalıştırılırken elektrik akımına kapılarak yaşamını yitiren 16 yaşındaki Mahir Buğra Karagön'ün ölümüne ilişkin davada tutuklu iki sanık tahliye edildi. Kararın ardından aile adliye önünde açıklama yaparak 'Adalet yok' dedi.

Duruşmada işyeri sahibi Sami Çelik ve elektrikçi Hacı Yaşarsoy tutuklu, Halil Toktaş ile Kadir Altıntaş ise tutuksuz sanık olarak hakim karşısına çıktı. Dört sanık 'taksirle ölüme neden olma' suçundan yargılanıyor.

İşyeri sahibi elektrikçiyi ve iş güvenliği firmasını suçladı

Tutuklu sanık Sami Çelik, savunmasında Mahir'in ölümünden bir gün önce işyerindeki bir rafta elektrik kaçağı bulunduğunu fark ettiğini ve elektrikçiyi çağırdığını anlattı. Çelik, elektrikçinin ertesi gün işyerine gelmesine rağmen kaçağın kaynağını tespit edemediğini öne sürdü. Rafın yeniden monte edilmesi sırasında sigortanın kapatılmasını istediğini ancak elektrikçinin buna gerek olmadığını söylediğini savunan Çelik, Mahir'in de aralarında bulunduğu dört kişinin rafı tuttuğunu, kendisinin vidayı sıktığı sırada Mahir'in elektrik akımına kapıldığını aktardı.

Resmi tatilde çalıştırılması 'ücret ödendi' diyerek savundu

Mahir'in avukatı Mehtap Sert, Çelik'e 16 yaşındaki bir öğrencinin resmi tatil olan 1 Mayıs'ta neden çalıştırıldığını, hangi eğitimi aldığını ve işyerinde iş sağlığı ve güvenliği denetimi yapılıp yapılmadığını sordu. Çelik, okul müdürüyle görüştüklerini ve tatil günlerinde ücret karşılığında çalışmaya izin veren bir genelge bulunduğunu öğrendiğini iddia etti. Mahir'in 'rızasıyla' çalıştığını savunan Çelik, 'Fazlasıyla ücretini ödeyerek, çocuğun rızası ile mesai yapıyordu' dedi. Ancak duruşmada söz konusu genelgenin adı, tarihi veya içeriğine ilişkin herhangi bir belge ortaya konulmadı.

İş güvenliği evraklarının olaydan sonra düzenlendiği iddiası

Duruşmada iş güvenliği şirketinin olay sonrasındaki işlemleri de gündeme geldi. Çelik'in anlatımına göre şirket yetkilileri kazanın ardından işyerine girerek inceleme yapmak yerine yakındaki parka geçti. Daha sonra tarafların bir evde buluştuğu ve bazı iş güvenliği evraklarının burada hazırlanarak imzalandığı öne sürüldü. Ailenin avukatı Mehtap Sert de iş güvenliğine ilişkin bazı belgelerin olaydan sonra düzenlendiğini ve imzaların sahte olduğunu ileri sürdü.

Mahir'den bir gün önce başka bir çocuk da elektrik çarpmıştı

Mahir'in babası Abdullah Karagön, oğlunun yaşamını yitirmesinden yalnızca bir gün önce aynı işyerinde A.A. isimli başka bir MESEM öğrencisinin de elektrik akımına kapıldığını söyledi. Karagön, olayın ardından öğretmenlerin işyerine geldiğini ancak tutanak tutulmadığını ve denetim yapılmadığını belirtti.

Dosyadaki raporda şu tespitler yer alıyordu:

  • Kaçak akım rölesinin iptal edildiği
  • İşyerinde topraklama hattının bulunmadığı
  • Önceki elektrik çarpması olayına rağmen gerekli önlemlerin alınmadığı

Tanık H.H.D. de olaydan bir gün önce A.A.'yı elektrik çarptığını anlatarak, elektrikçinin ertesi gün gelip 'kaçak yok' dediğini, raf yeniden monte edilirken Mahir'in elektrik akımına kapıldığını söyledi.

Telefonundan çalışma görüntüleri çıktı

Aile, Mahir'in telefonunda çalışma koşullarını gösteren videolar bulunduğunu açıkladı. Görüntülerden birinde Mahir'in, çalışma süresinin uzamasına 'Saat 3'te çıkarsınız demiştiniz usta. Bak saat 19.30 oldu' sözleriyle tepki gösterdiği belirtildi. Aile ayrıca Mahir'in 1 Mayıs'ta çalışırken yaşamını yitirmesine rağmen SGK kaydında o günün '0' olarak gösterildiğini bildirdi.

Okul gününde işe çağrıldı, 'yok yazılmazsın' yanıtı aldı

Baba Karagön, Mahir'in koordinatör öğretmeniyle yaptığı WhatsApp yazışmalarını da mahkemede gündeme getirdi. Mahir'in öğretmenine 'Hocam normalde yarın okul günüm. Usta işe çağırıyor. Bilginiz olsun. Yok yazılır mıyım?' diye sorduğu, öğretmenin ise 'Yok yazılmazsın' yanıtını verdiği belirtildi. Aile, Mahir'in karnesinde ilk dönem için devamsızlık görünmemesinin de bu durumu doğruladığını savundu.

Avukat dosyanın ağır cezaya gönderilmesini talep etti

Avukat Mehtap Sert, Mahir'in iradesi dışında çalıştırıldığını belirterek davanın 'taksirle ölüme neden olma' kapsamında değil, bilinçli taksir yönünden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Sert, mahkemenin görevsizlik kararı vererek dosyayı Ağır Ceza Mahkemesine göndermesini talep etti.

Sanık Sami Çelik'in avukatı ise Türkiye'de her gün ortalama 6 işçinin iş kazalarında yaşamını yitirdiğini belirterek müvekkilinin tutuklulukta geçirdiği süreyi ve suçun alt sınırını gerekçe gösterdi ve tahliyesini talep etti.

Tutuklu iki sanık tahliye edildi

Mahkeme, duruşmanın sonunda tutuklu sanıklar işyeri sahibi Sami Çelik ile elektrikçi Hacı Yaşarsoy'un tahliyesine karar verdi. Böylece Mahir Buğra Karagön'ün ölümüne ilişkin davada tutuklu sanık kalmadı. Duruşma ocak ayına ertelendi.

Aileden tepki: 'Adalet yok'

Tahliye kararının ardından Mahir'in ailesi ve yakınları adliye önünde basın açıklaması yaptı. Aile, karara itiraz edeceklerini açıklarken 'Adalet yok' diyerek tepki gösterdi.

Avukat Mehtap Sert, Mahir'in MESEM kapsamında devlete teslim edilmiş bir öğrenci olduğunu belirterek devletin çocuğu korumakla yükümlü olduğunu söyledi. Sert, işyerinde bir gün önce elektrik çarpması yaşandığının sanığın kendi savunmasıyla da ortaya çıktığını belirterek, buna rağmen herhangi bir eğitimi olmayan Mahir'in elektrik kaçağı bulunduğu bilinen rafı tutmasına izin verildiğini ifade etti. Sert ayrıca Mahir'den bir gün önce elektrik akımına kapılan çocuğun tanık olarak dinlenmediğini, olayı görmeyen başka bir çocuğun dinlendiğini belirterek yargılama usulüne tepki gösterdi.

Anne: 'Çocuğumuzu kime güvenerek teslim edeceğiz?'

Mahir'in annesi Serap Karagön de Milli Eğitim Bakanlığı'na tepki gösterdi. Oğlunun yiyecek ve içecek alanında eğitim almasına rağmen başka işlerde çalıştırıldığını belirten Karagön, okul yönetimine yapılan başvurulara rağmen gerekli işlemlerin yapılmadığını söyledi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e seslenen Karagön, 'Çocuğumuzun arkasında durmadınız. Öğrencinizi korumadınız' dedi.

'Bin liralık kaçak akım rölesi olsaydı hayatta olacaktı'

BİRTEK-SEN Adana Temsilcisi Avukat Tugay Bek de işyerindeki kaçak akım rölesinin bulunmamasına dikkat çekti. Bek, yaklaşık bin liralık bir kaçak akım rölesinin sisteme takılmış olması halinde elektrik kaçağında sigortanın atacağını ve Mahir'in yaşamını yitirmeyebileceğini söyledi. Bek, MESEM kapsamında çocukların hafta sonları ve resmi tatillerde de çalıştırıldığını belirterek iş yerlerinin Milli Eğitim Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından etkin biçimde denetlenmesi gerektiğini ifade etti.

Tahliye kararına partilerden de tepki

Emek Partisi GYK Üyesi Halil İmrek de sanıkların ilk duruşmada tahliye edilmesine tepki gösterdi. İmrek, işyeri sahibinin 'çocuğun rızası vardı' ve 'mesaisi fazlasıyla ödendi' yönündeki savunmalarını eleştirerek MESEM kapsamında çocukların ucuz iş gücü olarak çalıştırıldığını savundu. İmrek, Mahir'in ölümünde sorumluluğu bulunanların yargılanması gerektiğini belirterek MESEM uygulamasının sona erdirilmesi çağrısı yaptı.

Aile ve avukatları, tahliye kararına itiraz edeceklerini ve sanıkların yeniden tutuklanması için hukuki süreci sürdüreceklerini açıkladı.

Yorumlar 0

Fikrinizi paylaşmak için tıklayın veya üye olun... Giriş Yap →

Henüz yorum yapılmamış

Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!

✨ İlginizi Çekebilecek Haberler

Trend 10

En Çok Okunan 10 Haber

Günün en çok ilgi gören ve okunan haberleri