İsrail eski Savunma Bakanı Avigdor Liberman, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda ABD'nin Filistin politikasına dair çarpıcı bir iddiada bulundu.
Liberman'a göre, Donald Trump görevde kaldığı sürece ABD'nin Filistin devletinin tek taraflı olarak tanınmasına karşı geleneksel tutumunu koruyacağı, ancak Trump'tan sonraki başkanın bu tavrı değiştireceğini savundu.
Eski bakan, gelecek ABD başkanının ister Cumhuriyetçi ister Demokrat olsun Filistin devletini tanıyacağını ve Birleşmiş Milletler üyesi yapacağını ileri sürerek, Amerikan kamuoyunda İsrail'e verilen desteğin azalmasının bunu kaçınılmaz kılacağını kaydetti.
FİLİSTİN YÖNETİMİ'NİN FESHİ VE OSLO ANLAŞMALARI TARTIŞMASI
Liberman, paylaşımında Filistin Yönetimi'nin feshedilmesini ve Oslo Anlaşmalarının iptalini önerdi. Oslo Anlaşmalarının İsrail'e ağır bir bedel ödettiğini ileri süren Liberman, bu anlaşmaların ve Filistin Yönetimi'nin sonlandırılması gerektiğini savundu.
Aynı zamanda Filistin Yönetimi, Oslo Anlaşmaları ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkında sert eleştirilerde bulunan Liberman, Oslo Anlaşmalarına göre C bölgelerinin İsrail'e ilhakını savundu.
NETANYAHU POLİTİKALARINA ELEŞTİRİ
Liberman, Netanyahu'nun Filistin topraklarını gasbeden İsraillilere karşı izlediği "hoşgörü" politikasının, işgal altındaki Batı Şeria'daki yasadışı Yahudi yerleşimlerine zarar verdiğini ve Filistin meselesinin uluslararası medyada gündemde kalmasını sağladığını iddia etti.
Bu nedenle ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin İsrail'e verdiği desteğe rağmen Batı Şeria'da saldırıya uğrayan ABD vatandaşı Filistinlileri ziyaret etmek zorunda kaldığını savundu.
İSRAİL-ÜRDÜN KONFEDERASYONU ÖNERİSİ
Filistin devletinin kurulmasına doğru zamanın tükettiğini ileri süren Liberman, işgal altındaki Batı Şeria'da şu alternatif öneriyi ortaya koydu:
- Filistin Yönetimi'nin feshedilmesi
- Oslo Anlaşmalarının iptal edilmesi
- Batı Şeria'da Ürdün-İsrail ortak yönetimi
- İşgal altındaki Batı Şeria'da İsrail-Ürdün konfederasyonu kurulması
Liberman'ın bu açıklamaları, ABD'nin Filistin politikasındaki olası bir değişikliğe dair endişeleri ve tartışmaları yeniden gündeme getirdi.