Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, İstanbul Kongre Merkezi'nde bu yıl 10'uncusu "Merkezsiz Dünya: Kurallar Geçersiz Kaldığında Kim Liderlik Eder?" temasıyla düzenlenen uluslararası bir forum kapsamında "Uluslararası Hukuk ile İnsani Çöküşün Kesişiminde Gazze" başlıklı panel öncesinde önemli açıklamalarda bulundu.
Kalın, siyasetin ahlak olmadan kör, ahlakın ise sosyal ve siyasal otorite olmadan güçsüz olduğunu belirterek, şu anda yaşanılan bu dönemin bu gerçekliklerden bazılarını yansıttığını ifade etti.
Gazze, Filistin'in ayrılmaz bir parçası
Gazze'nin Filistinlilerin hikayesinin yalnızca bir kısmı olduğuna işaret eden Kalın, bazı kesimlerin Gazze meselesini kapsamlı Filistin meselesinden ayırmaya meyilli olduğunu ancak Gazze'nin Filistin'in, Filistin'in ise adalet, onur ve herkes için eşitlik mücadelesinin parçası olduğunu vurguladı. Bu mücadelenin yalnızca "bir toprak parçası" için olmadığını, aynı zamanda küresel ve evrensel değerler için sürdüğünü dile getirdi.
Küresel düzen belirsizlik içinde
Dünya düzeninin açık bir hedef ya da rota olmadan farklı yönlere ilerlediğine dikkati çeken Kalın, Batı ve Amerika merkezli düzenden çok merkezli dünya düzeni arayışında olunduğunu söyledi. Kimsenin bu yeni düzenin hangi şekilde olacağına dair bilgisinin bulunmadığını belirterek şunları kaydetti:
"Alternatif ne olacak? Kim bu inşa edilecek yeni dünya düzeni için ahlaki, yasal ve insani ilkeleri sağlayacak? Elimizde olan şey oldukça kaotik, belirsiz ve öngörülemez bir tablo, küresel yönetişim ise her zamankinden daha erişilmez durumda."
Kalın, üzerine inşa edilebilecek sağlam bir zeminin de bulunmadığını vurgulayarak siyasi düzenin çöküşünün ve ahlaki sorumluluğun iflasının, insan olmanın en temel dayanaklarını yok ettiğini, Filistin'in bu gidişatın zirve noktalarından biri olduğunu ifade etti.
"Sorun Filistin değil, sorun işgal"
Kalın, "Filistin sorunu" terminolojisini doğru bulmadığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
"Sorun Filistin değil sorun işgal ancak ne yazık ki bu durum, günlük dilimizin ve terminolojimizin ayrılmaz bir parçası haline geldi. Her zaman sanki sorun Filistinlilermiş gibi 'Filistin sorunu' diyoruz. Bu doğru değil, sorun işgal. İşgali sonlandırmadan Orta Doğu'da bir çözüm, barış ve adalet olmayacak."
Filistin meselesinde küresel uyanış
MİT Başkanı Kalın, Filistin meselesi hakkında son yıllarda küresel uyanış ve yeni bilinç yükselişi görüldüğüne işaret etti. Katar ve Mısır ile birlikte arabulucu olarak Türkiye'nin Gazze'deki krizi sonlandırmak için neler yaptığını ve süreci anlattı.
Doğu Kudüs başkentli devlet şartı
Kalın, iki devletli çözüm için mücadelelerinden asla vazgeçmeyeceklerini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
"Bölgeye barışın yalnızca Filistinliler başkenti Doğu Kudüs olan, 1967 sınırları temelinde kendi devletlerine kavuştuğunda geleceğine inanıyoruz. Filistinliler için adalet ancak o zaman tecelli edecek ve İsrail ile gerçek bir barış sadece o zaman mümkün olacak."
Kalın, bunun İsrailliler dahil Orta Doğu'daki tüm insanların menfaatine olduğunu belirterek, devamlı işgalin başka bir radikalleşme dalgasını tetikleme olasılığı bulunduğunu söyledi:
"Çünkü Filistin topraklarında yaşanan ölümler ve zulümler arttıkça benimsenen tutum da o denli sert veya radikal hale gelecektir. Bu, insan doğası."
Karanlığın içinde umut ışığı
Büyük bir umutsuzluğun yaşandığı bir dönemde karanlığın içinde umut ışığı belirdiğini dile getiren Kalın, yeni uyanış çağının başladığını ve Gazze'deki soykırımın, İsrail'in "işgal, yerinden etme ve şeytanlaştırma" politikalarının sınırlarını ortaya çıkardığını ifade etti.
Küresel kamuoyunun sesini yükseltmeye başladığını ve bunun kendiliğinden geliştiğini belirten Kalın, şunları söyledi:
"Kimse bunu kimseye dayatmadı. Avrupa'da, Amerika Birleşik Devletleri'nde ve dünyanın diğer bölgelerindeki küçük topluluklarda, geleneksel olarak Filistin davasıyla ilişkilendirilmeyen kesimlerde filizlendi ve uzun bir aradan sonra Filistin meselesi küresel kitlesine kavuştu."
Küresel çapta kolektif vicdanın ortaya çıkmaya başladığını vurgulayan Kalın, bu durumun tüm siyasi çeşitliliği ve toplumsal yapıyı kapsadığını, kültürel ve dini sınırların ötesine geçtiğini söyledi.
Kaybedilen ahlaki ve siyasi düzeni yeniden kazanmak
Gazze ve Filistin'de işlerin yoluna koyulmasının, çöken uluslararası düzenin parçalarını bir araya getirmenin başlangıç noktası olacağını belirten Kalın şunları aktardı:
"Belki de küresel düzen ile onun beraberinde getirdiği ahlaki düzene dair algılarımız, anlayışımız ve ahlaki sorumluluğumuz konusunda küresel bir dönüşüme yol açacaktır. Dolayısıyla Filistin'de barış, onur ve özgürlük mücadelesi, aslında parçalanmış bir dünyada kaybettiğimiz ahlaki ve siyasi düzeni yeniden kazanmak anlamına geliyor."
Kalın, bunun herkes için bir umut ve ilham kaynağı olması gerektiğine dikkati çekerek, adalet yoluyla barışı tesis etme çabalarını sürdürmeleri gerektiğini vurguladı.
Seçimler sonrası ABD'deki siyasi tablo
Önlerinde zorlukların bulunduğunu ve bunun kolay olmayacağını belirten Kalın, ABD ve İsrail'deki seçimlerin ardından yaşanan siyasi değişimlerle siyasi ortamın nasıl şekilleneceğini göreceklerini ifade etti. Filistin konusunda yeni siyasi düzenleme ve yeniden yapılanma olabileceği yönünde biraz daha umutlu olma eğiliminde olduğunu sözlerine ekledi.
Yorumlar 0
Yorumunuz Yayınlandığında Bildirelim mi?
Editöryal onay tamamlandığında veya yanıt geldiğinde tarayıcınıza anlık bildirim gönderebiliriz.
Henüz yorum yapılmamış
Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!