Diyarbakır'da süren Hizbullah davasında mahkemeden tartışmalı bir karar daha çıktı. Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi, davanın sanıkları Cemal Tutar ve Edip Gümüş'ün avukatlarının başvurusu üzerine, 1993'te katledilen DEP Mardin Milletvekili Mehmet Sincar'ın ailesinin bu davada taraflık sıfatlarının kaldırılmasına karar verdi.
Mahkeme, 12 Ekim tarihli kararında, Mehmet Sincar'ın oğlu Cihan Sincar'ın avukatı Mehdi Özdemir'in temyiz başvuruları hakkında «işlem yapılmasına yer olmadığına» hükmetti. Kararda, Sincar ailesinin mağdur olduğu suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturmaların ayrı yürütüldüğü belirtilerek, «kişilerin tarafı olmadığı bir davaya müdahil olamayacağı ve taraf sıfatına haiz olamayacağı» ifadelerine yer verildi.
«Hizbullah'ın işlediği suçlar aklanıyor»
Sincar ailesinin avukatı Mehdi Özdemir, kararı «Hizbullah terör örgütünün işlediği suçları aklamak» olarak niteledi. 1990'lı yıllarda işlenen faili meçhul suçları ortaya çıkarmanın yargının sorumluluğunda olduğuna işaret eden Özdemir, Mehmet Sincar cinayetinin yalnızca bir tetikçi yönünden sürdürüldüğünü söyledi.
Özdemir, Susurluk raporundan Ankara'daki JİTEM davasına kadar Mehmet Sincar cinayetinin devletin paramiliter güçleri eliyle, Hizbullah vasıtasıyla gerçekleştirildiğine yönelik bilgi ve belgeler olduğunu savundu. Cinayetin üzerinden 34 yıl geçmesine rağmen devletin paramiliter güçlerinin yargılanması gibi bir durum yaşanmadığını kaydeden Özdemir, «Bu cinayetin arka planı araştırılmadı» dedi.
«Temyiz hakkımız ortadan kaldırıldı»
Avukat Özdemir, mahkemenin bu kararıyla Edip Gümüş ile Cemal Tutar'ın Mehmet Sincar cinayetindeki sorumluluğunun kabul edilmediğini ifade etti. Kararın mağdurların temyiz hakkını ortadan kaldırdığını belirten Özdemir, şu değerlendirmeyi yaptı:
- «Mahkeme artık mağdurlara 'siz taraf değilsiniz' diyor.»
- Bu karar, Hizbullah sanıklarını aklama girişimidir
- Hizbullah cinayetlerinin, işkencelerinin, alıkoymalarının failsiz bırakılması çabasıdır
- Mağdurlar yargılama süreçlerinin dışında bırakılıyor
Özdemir, Edip Gümüş ve Cemal Tutar hakkında örgüt üyeliğinden verilen 6 yıl 3 aylık hapis cezasını savcının temyize götürmediğine dikkat çekti. Kendilerine de temyiz hakkı tanınmadığı için sanıkların cezalarının bu haliyle kesinleşeceğini vurgulayan Özdemir, «Sanıklar 10 yıl cezaevinde kaldı. Şimdi ödül gibi ceza verip, sanıkları aklayıp onları devletten tazminat isteyecek hale getiriyorsunuz» görüşünü kaydetti.
Özdemir, bu kararı veren mahkeme heyetini Hakimler ve Savcılar Kurulu'na şikâyet edeceğini belirtirken, aynı zamanda Anayasa Mahkemesi'ne de başvuracaklarını bildirdi.
Cemal Tutar ve Edip Gümüş davasında ne olmuştu?
Hizbullah terör örgütünün bir dönem askeri kanat sorumluları olarak bilinen Edip Gümüş ve Cemal Tutar, 17 Ocak 2000'de İstanbul'un Beykoz ilçesindeki Hizbullah'a ait villaya düzenlenen operasyonda sağ olarak yakalandı. Operasyonda örgüt lideri Hüseyin Velioğlu öldürüldü. İki sanık, 30 Aralık 2009'da Diyarbakır'daki Hizbullah ana davasında «Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nı değiştirmeye veya ortadan kaldırmaya teşebbüs» suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edildi.
İki sanık, 4 Ocak 2011'de azami tutukluluk süresinin dolması nedeniyle yaklaşık 10 yıllık tutukluluk sonrası tahliye edildi. Karar Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından onanarak kesinleşti. Ancak iki sanık o dönem firar ederek İran'a kaçtı.
2018'den itibaren mahkemelerden yeniden yargılama kararları çıkmaya başladı. 27 Mart 2026'da sanık avukatlarının yeniden yargılanma talebi kabul edilerek infaz durduruldu. İki sanık, Haziran ayında Batman'ın Beşiri ilçesinde SEGBİS aracılığıyla mahkemeye bağlanarak savunma yaptı.
14 Temmuz 2026'da ise mahkeme, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını kaldırdı. Sanıkların örgüt yöneticisi olmadığını belirten mahkeme, iki sanığa terör örgütü üyeliği suçundan iyi hâl indirimi yaparak 6 yıl 3 ay hapis cezası verdi.
Dosya Yargıtay'a taşınamayacak
Mehmet Sincar ailesinin avukatları, mahkûmiyet kararını Yargıtay'a taşımak için dilekçe vermişti. Ancak mahkemenin Sincar ailesinin taraf sıfatına son vermesiyle, iki sanığın Mehmet Sincar cinayetindeki rolü ve örgüt yöneticisi olup olmadığı tartışması Yargıtay'a taşınamayacak. Dosya bu haliyle kapanacak.
Mehmet Sincar cinayeti
DEP Mardin Milletvekili Mehmet Sincar, 4 Eylül 1993'te, faili meçhul cinayetleri araştırmak üzere gittiği Batman'da silahlı saldırıya uğradı. Batman'ın Elma Sokağı'nda gerçekleşen saldırıda Sincar ile DEP Batman İl Yöneticisi Metin Özdemir yaşamını yitirdi; Batman Milletvekili Nizamettin Toğuç ve diğer kişiler yaralandı.
Ailenin itirazları neydi?
Temyiz dilekçesinde, olay sırasında TBMM üyesi olan Sincar'ın siyasi saikle hedef alındığı, cinayetin ilk aşamada faili meçhul kaldığı ve soruşturmada esaslı ilerlemenin ancak 2000 yılında Hizbullah operasyonlarıyla sağlandığı belirtildi.
- Cinayetin örgütün Batman yapılanması içinde verilen talimatla gerçekleştirildiği tespit edilmişti
- Sinan Yakut eylem sorumluluğunu üstlendi
- Rıfat Demir ve Cihan Yıldız saldırıyı gerçekleştirdi
- Mehmet Ali Geçer gözcülük yaptı
Dilekçede, Edip Gümüş ve Cemal Tutar'ın 1990'lı yıllardaki öldürme eylemlerinde talimat zincirindeki rollerinin göz ardı edildiği savunuldu. Ayrıca Mehmet Sincar cinayeti dâhil olmak üzere örgütün gerçekleştirdiği çok sayıda infazda sanıkların emir ve talimat düzeyindeki sorumluluklarının araştırılmadan, suçun yalnızca örgüt üyeliğine indirgenmesine itiraz edilmişti.
Yorumlar 0
Yorumunuz Yayınlandığında Bildirelim mi?
Editöryal onay tamamlandığında veya yanıt geldiğinde tarayıcınıza anlık bildirim gönderebiliriz.
Henüz yorum yapılmamış
Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!