Geri Dön

Fosil Yakıtlara Veda Neden Gecikiyor? COP31'de Karşı Karşıya Kalınan Temel Soru

Ali Yılmaz

Kıdemli editör, 15 yıllık deneyim

| | 3 dk okuma (590 kelime)
Fosil Yakıtlara Veda Neden Gecikiyor? COP31'de Karşı Karşıya Kalınan Temel Soru

Helsinki'den Antalya'daki COP31'e uzanan tartışma, iklim hedeflerinin yalnızca yenilenebilir enerji yatırımlarıyla değil, fosil yakıt kullanımındaki gerçek azalmayla da ölçülmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Finlandiya'nın başkenti Helsinki, fosil yakıt reklamlarını kamusal alanlardan kaldırmak için harekete geçiyor. Kent meclisinde 7 Ekim'de ele alınan girişim; kömür, petrol ve doğalgazın tanıtımına sınırlama getirilmesini öngörüyor. Henüz yürürlükte olan bir yasak bulunmuyor, var olan açık hava reklam sözleşmeleri 2035'e kadar devam ediyor. Ancak bu adım bile, iklim mücadelesinin yalnızca enerji üretimiyle sınırlı olmadığını gösteriyor: fosil yakıtların gündelik yaşamda nasıl pazarlandığı da artık tartışmanın merkezinde yer alıyor.

Dünya bir yandan yenilenebilir enerji yatırımlarını artırırken diğer yandan kömür, petrol ve doğalgaz üretimini sürdürüyor. Bilim insanları, küresel sıcaklık artışının 1,5 derece ile sınırlandırılabilmesi için emisyonların hızla azaltılması gerektiğini defalarca hatırlatıyor.

COP28'den COP31'e: Uzlaşı Var, Takvim Yok

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, eylül ayında New York'ta düzenlenen iklim zirvesinde ülkelere fosil yakıtlardan çıkış için açık takvimler hazırlama çağrısında bulundu. Ulusal iklim planlarının 1,5 derece hedefiyle uyumlu olması gerektiğini vurguladı. Enerji dönüşümünün çalışanları ve kırılgan toplulukları koruyacak biçimde gerçekleştirilmesini de istedi.

BM Genel Sekreter Yardımcısı Amina Mohammed de COP31 öncesinde iklim krizinden en ağır etkilenen Pasifik ada ülkeleri Fiji ve Tuvalu'yu ziyaret etti. Fiji'deki ön hazırlık toplantısında, Pasifik Adaları'nda bugün doğan her çocuğun büyüdüğünde kendi adasında yaşayabilmesi için acil önlemler alınması gerektiğini söyledi. Mohammed, küresel sıcaklık artışının 1,5 derece sınırını geçici olarak aşmasının iklim mücadelesinden vazgeçmek için gerekçe olamayacağını belirterek COP28'de verilen fosil yakıtlardan uzaklaşma taahhütlerinin uygulanması gerektiğini vurguladı.

Dubai'deki COP28'de ülkeler enerji sistemlerinde fosil yakıtlardan adil, düzenli ve hakkaniyetli biçimde uzaklaşılması konusunda uzlaşmıştı. Ayrıca şu hedefler öne çıkmıştı:

  • 2030'a kadar küresel yenilenebilir enerji kapasitesinin üç katına çıkarılması
  • Enerji verimliliğindeki yıllık iyileşme hızının iki katına yükseltilmesi
  • Emisyonların hızla azaltılması

Bu kararlar iklim müzakereleri açısından önemli bir eşik oluşturdu ancak bağlayıcı bir küresel fosil yakıtlardan çıkış takvimi içermiyordu. Temel sorun da tam burada düğümleniyor: ülkeler enerji dönüşümünün gerekliliğini kabul ederken fosil yakıt üretim ve tüketiminin hangi hızda azaltılacağı konusunda görüş ayrılıkları sürüyor. Yeni kömür, petrol ve doğalgaz yatırımları ise uzun vadeli iklim hedefleriyle doğrudan çelişiyor.

Antalya'da '35'e 35' Hedefi

9-20 Kasım tarihlerinde Antalya'da düzenlenecek COP31, bu tartışmaların merkezinde olacak. Türkiye'nin başkanlığı ve Avustralya'nın müzakere başkanlığında yapılacak zirvede elektrifikasyon, yenilenebilir enerji ve iklim finansmanı öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor.

COP31 Başkanlığı'nın duyurduğu '35'e 35' girişimi, elektriğin küresel nihai enerji tüketimindeki payının 2035'e kadar yüzde 35'e çıkarılmasını hedefliyor. Uluslararası Enerji Ajansı'nın eylül ayındaki analizine göre bu pay bugün yaklaşık yüzde 23 seviyesinde bulunuyor ve mevcut teknolojilerle 2035'te ekonomik açıdan yüzde 33'e ulaşılabilir. Elektrikli ulaşım, sanayi ve binalarda enerji kullanımının dönüşümü bu artışta belirleyici rol oynuyor.

Ancak uzmanlar, elektrifikasyonun tek başına fosil yakıtlardan çıkış anlamına gelmediğinin altını çiziyor. Artan elektrik talebinin kömür ve doğalgaz yerine yenilenebilir kaynaklarla karşılanması gerekiyor.

Sivil Toplumdan Ortak Uyarı

Eylül ayında 92 sivil toplum kuruluşu ve ağı, COP31 Başkanlığı'na ortak bir açık mektup gönderdi. Mektupta elektrifikasyon hedefinin fosil yakıtlardan çıkış ve adil enerji dönüşümüyle birlikte ele alınması çağrısında bulunuldu. Kuruluşlar, COP28'de kabul edilen hedeflerin yalnızca yenilenebilir enerji kapasitesindeki artışla değil, fosil yakıt kullanımındaki gerçek azalmayla da değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Türkiye İçin Kömür Sorusu

İstanbul Politikalar Merkezi'nin düzenlediği COP31 Diyalogları toplantısında Türkiye'nin iklim taahhütlerini somut adımlara dönüştürmesi gerektiği vurgulandı.

İPM İklim Değişikliği Çalışmaları Koordinatörü Ümit Şahin, elektrifikasyon hedefinin ancak yenilenebilir enerji ve fosil yakıtlardan uzaklaşma politikalarıyla desteklenmesi halinde inandırıcı olabileceğini belirtti. Türkiye'nin kömürden kademeli çıkış için somut bir hedef ve takvim oluşturmasına dikkat çekti.

İPM Araştırmacısı Onur Akgül ise 2035'e kadar yüzde 35 elektrifikasyon hedefinin, fosil yakıtlardan çıkış ve yenilenebilir enerji politikalarıyla birlikte ele alınması gerektiğini dile getirdi. Akgül, Türkiye'nin yenilenebilir enerji hedefleriyle 2038'e kadar emisyon artışı öngören Ulusal Katkı Beyanı arasındaki çelişkiye işaret etti.

Helsinki'nin reklam panolarından başlayan tartışma Antalya'daki müzakere masasına kadar uzanıyor. Bir kent fosil yakıtların tanıtımını sınırlandırmayı değerlendirirken dünya ülkeleri bu kaynaklara bağımlılığı azaltmanın yollarını arıyor. Ancak iklim krizinin hızı ile siyasi kararların hızı arasındaki mesafe henüz kapanmış değil.

Yorumlar 0

Fikrinizi paylaşmak için tıklayın veya üye olun... Giriş Yap →

Henüz yorum yapılmamış

Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!

✨ İlginizi Çekebilecek Haberler

Trend 10

En Çok Okunan 10 Haber

Günün en çok ilgi gören ve okunan haberleri