Adalet Bakanı Akın Gürlek'in İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olduğu dönemde başlattığı borsa ve fon soruşturması, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel'in geçmişteki eleştirileriyle yeniden gündeme oturdu. Özel'in gizli bir yazışmadan nasıl haberdar olduğu ve muhalefetin şüpheli işlemlere yönelik yürütülen soruşturmaya neden karşı çıktığı soruları kamuoyunda cevap bekliyor.
100 MİLYONUN ÜZERİNDE KAZANÇ SAĞLAYAN İSİMLER TEK TEK BELLİ
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, fon şirketlerinin hesaplarında yapılan derinlemesine incelemelerde 100 milyonun üzerinde kazanç sağlayan isimler tek tek belirlendi.
Soruşturma dosyasına giren verilere göre 141'i gerçek kişi, 73'ü tüzel kişi olan 214 kişinin 3 fondan toplam 187 milyar 653 milyon TL kar ettiği belirlendi. 100 milyon üzeri kar sağlayan 141 kişinin 100 milyar 676 milyon TL, 73 kurumun ise 86 milyar 977 milyon TL kazanç sağladığı ortaya kondu.
SERT SÖZLERLE HEDEF ALMIŞTI
25 Şubat 2025 tarihinde TBMM'de yapılan grup toplantısında Özgür Özel, dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olan Akın Gürlek'i sert sözlerle hedef almıştı. Özel, borsada yaşanan düşüşün ardından başlatılan soruşturmayı eleştirerek Gürlek'in Başkan Erdoğan'ın talimatıyla hareket ettiğini öne sürmüştü.
Konuşmasında Sermaye Piyasası Kurulu'nun ve Gürlek'in eşinin kurumdaki yöneticilik görevine de atıfta bulunan Özel, olağan işleyişte SPK'nın araştırma yapıp savcılığa suç duyurusunda bulunması gerektiğini, ancak Gürlek'in bu süreci beklemeden doğrudan harekete geçtiğini iddia etmişti.
ÇELİŞEN BİR SİYASİ TAVIR
Bugün gelinen noktada, Akın Gürlek'in başsavcılık döneminde başlattığı incelemenin, kamuoyunda geniş yankı uyandıran fon soruşturmasına konu olan şüpheli işlemlere yönelik olduğu ortaya çıktı. Adli makamların borsadaki usulsüzlük iddialarına karşı proaktif bir tutum sergilemesine rağmen, muhalefetin bu sürecin takipçisi olmak yerine soruşturmanın başlatılmasını eleştirmesi dikkat çekiyor.
Özgür Özel'in o dönemde SPK'nın beklenmemesini gerekçe göstererek inceleme talebine karşı çıkması, şüpheli işlemlerin aydınlatılması çabasıyla çelişen bir siyasi tavır olarak değerlendiriliyor.
BÜYÜK BİR SORU İŞARETİ BARINDIRIYOR
Sürecin en çok tartışılan boyutlarından birini bilgi güvenliği ve sızıntı iddiaları oluşturuyor. Akın Gürlek'in SPK'ya gönderdiği gizli ibareli yazıdan Özgür Özel'in nasıl haberdar olduğu büyük bir soru işareti barındırıyor. Bu bilginin CHP liderine kim tarafından ve hangi siyasi amaçla ulaştırıldığı henüz aydınlatılabilmiş değil.
Günümüzde CHP'ye kurumlar içerisinden bilgi sızdırıldığına yönelik iddialar ile o dönemdeki bilgi akışı arasında organik bir bağ olup olmadığı, adli ve siyasi çevrelerde ciddiyetle sorgulanıyor.
Şimdi cevap bekleyen önemli sorular:
- Akın Gürlek'in İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı döneminde SPK'ya gönderdiği gizli yazıdan Özgür Özel nasıl haberdar oldu? Bu bilgi kendisine kim tarafından, hangi amaçla ulaştırıldı?
- Özgür Özel, borsadaki şüpheli işlemlerin adli soruşturma kapsamında araştırılmasını neden eleştirdi? Bu incelemeye karşı çıkmasının gerekçesi neydi?
- CHP'ye bilgi sızdırıldığı yönündeki güncel iddialarla o dönemdeki bilgi akışı arasında bir bağlantı var mı? Varsa bu bağlantı nasıl açıklanıyor?
- Bugün devam eden fon soruşturmasının sulandırılmaya çalışılmasının gerekçesi nedir? Soruşturmayı yürüten adli makamları hedef alan açıklamalar neden yapılıyor?
O günkü açıklamalarla bugün yaşananlar birlikte değerlendirildiğinde, bu soruların cevaplandırılması daha da önem kazanıyor.
Yorumlar 0
Yorumunuz Yayınlandığında Bildirelim mi?
Editöryal onay tamamlandığında veya yanıt geldiğinde tarayıcınıza anlık bildirim gönderebiliriz.
Henüz yorum yapılmamış
Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!