Fon krizinde mağdur olduğu açıklanan 455 bin 758 yatırımcının büyük bir bölümünün, satış emri verdiği hâlde parasını alamayan kişilerden oluştuğu belirtildi. CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, SPK yetkililerinin kendilerine bu gruptaki yatırımcı sayısını yaklaşık 203 bin olarak aktardığını açıkladı.
Akay, söz konusu yatırımcıların 17 Eylül saat 13.30'dan önce satış emri verdiğini, buna rağmen alacaklarının tasfiye sürecine dahil edildiğini ifade etti.
Alacak büyüklüğü 280 milyar TL'yi bulabilir
TEFAS verileri üzerinden yapılan incelemelerde bu yatırımcıların alacak büyüklüğünün yaklaşık 280 milyar TL olabileceğini belirten Akay, kişi sayısı ve parasal büyüklüğe ilişkin resmî ve ayrıntılı açıklama yapılmasını talep etti.
Akay, SPK yetkilileriyle görüşmelerinde şu bilgiyi aldıklarını aktardı:
"Bunların sayısının yaklaşık 203 bin olduğu tahmin ediliyor. Bu, SPK yetkilileri tarafından bize ifade edilen kişi sayısı."
Satış emriyle alacak kesinleşiyor
Akay, Sermaye Piyasası Kanunu'nun 79'uncu maddesine işaret ederek, satış emrinin ardından takasın kesinleşmesiyle yatırımcının fondan alacağının doğduğunu vurguladı. Bu nedenle "fiyat oluşmadığı" ya da fonun temerrüde düştüğü gerekçesiyle bu alacakların tasfiye sürecine bırakılmasının hukuken tartışmalı olduğunu öne sürdü.
Alacakların önemli bölümünü alamama riski var
Akay, fonların tasfiyeye alınması hâlinde varlıkların nakde çevrilerek yatırımcılara payları oranında ödeme yapılacağını hatırlattı; ancak elde edilecek tutarın alacakları karşılamaya yetmeyebileceğini belirtti. Akay'ın konuya ilişkin ifadeleri şöyle:
"İlgili fonların varlıkları nakde döndürülecek, paralar gelecek. Bu paralar yeterli olursa size ödeyeceğiz. Ne geleceği belli değil."
Tasfiye sonucunda tahsil edilecek tutarın yetersiz kalması hâlinde yatırımcıların ciddi kayıpla karşılaşabileceğini söyleyen Akay, "Alacaklarının önemli bir bölümünü alamama riskiyle karşı karşıya kalacaklar" uyarısında bulundu.
Dava açılması hâlinde faizle geri alınabilir
Akay, mevcut uygulamanın hukuka aykırı olduğunu savunarak, yatırımcıların yargı yoluna başvurması hâlinde ana paraların yanı sıra faiz ve yargılama giderlerinin de kamuya yük oluşturabileceğini ifade etti:
"Bu mağdurlar dava açtığı takdirde faizi ile beraber bu paralarını geri alırlar. Kanun böyle."
Yetkililerin daha önce "kamu kaynağına mürâcaat edilmeyeceği" yönünde açıklamalar yaptığını hatırlatan Akay, olası davaların kaybedilmesi hâlinde ana para, faiz, gecikme tutarı ve yargılama giderlerinin kamu kaynakları üzerinden karşılanabileceğini dile getirdi.
Küçük yatırımcıya öncelik verilmesine destek
Akay, küçük birikim sahiplerine ödeme önceliği verilmesine karşı olmadıklarını, ancak nitelikli yatırımcılar ile satış emri verip parasını alamayan yatırımcıların da haklarının korunması gerektiğini söyledi. Tüm gerçek mağdurların ana parasının ödenmesini, tasfiye tarihine kadar hesaplanan enflasyon farkının da fiili ödeme tarihine kadar sürdürülmesini talep etti.
Manipülatif hareketlere girenler ayıklanmalı
Fonlardaki işlemlere bilinçli ve organize biçimde katılan kişiler ile herhangi bir bilgisi olmadan yatırım yapanların birbirinden ayrılması gerektiğini belirten Akay, şu çağrıyı yaptı:
"Manipülatif hareketlere bilinçli olarak girmiş, bu organize işlere planlı programlı girmiş kişiler varsa bunların arasında bunları ayıklayın. Ama gerçekten mağdur olmuş, hiçbir şeyden haberi olmayan, çıkan haberlerle yatırdığı parayı geri almaya çalışan mağdurların parasını da sonuna kadar ödeyin."
Denetleyici kurumlara hesap verme çağrısı
Akay, fon krizinin bu noktaya gelmesinde denetim ve gözetim sorumluluğu bulunan kurumların da incelenmesi gerektiğini ifade etti. Şu kurumları işaret etti:
- SPK
- BDDK
- Takasbank
- TEFAS
- Borsa İstanbul
"Bu işten zamanında önlem almayan denetleyici, düzenleyici kurumlar kim varsa bunların hesap vermesi gerekiyor" diyen Akay, Devlet Denetleme Kurulu'nun yürüttüğü incelemenin bir an önce sonuçlandırılmasını istedi.
İhtiyari tahsilat yeterli değil
Fon işlemlerinden yüksek kazanç elde ettiği belirlenen kişilerden "gönüllü" ödeme alınmasına dayalı mekanizmanın tek başına yeterli olmadığını savunan Akay, manipülatif işlemlere karıştığı belirlenen kişiler hakkında:
- Suç duyurusunda bulunulması
- Mal varlıklarına hukuki çerçevede el konulması
- Varlıkların paraya çevrilerek mağdurların ödemelerinde kullanılması
- Yurt içi ve yurt dışı varlıkların da incelemeye dahil edilmesi
gibi adımların atılmasını talep etti.
Kamu kurumlarının fonlardaki paraları da sorgulanmalı
İşsizlik Sigortası Fonu'nun yıl sonu varlık büyüklüğünün yaklaşık 883 milyar TL olduğunu belirten Akay, bu tutarın yaklaşık binde 43-44'ünün söz konusu piyasalarda değerlendirilmiş olması hâlinde 3,8 milyar TL'lik bir büyüklüğün gündeme geldiğini söyledi. Akay, "Bunların paraları nerede? Takıldı mı, battı mı? Durum nedir? Diğer kamu kurum ve kuruluşlarının da aynı şekilde varlıkları var" dedi.
Meclis araştırması talebi
Akay, fon krizinin TBMM'de bütün yönleriyle araştırılması gerektiğini söyleyerek araştırma komisyonu kurulmasını istediklerini belirtti. Akay, halkın beklentisini şu sözlerle özetledi:
"Somut, ciddi, şeffaf bir şekilde bu işin üstüne gidilmesi, devlet tarafından belirli aralıklarla bilgilendirilmesi ve paralarının en azından ana para ve enflasyon farkıyla kendilerine ödenmesi. Biz de bunun takipçisiyiz."
Yorumlar 0
Yorumunuz Yayınlandığında Bildirelim mi?
Editöryal onay tamamlandığında veya yanıt geldiğinde tarayıcınıza anlık bildirim gönderebiliriz.
Henüz yorum yapılmamış
Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!