Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından CHP'li Eyüpsultan Belediyesi'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında şafak operasyonu düzenlendi. İstanbul'da eş zamanlı gerçekleştirilen baskında, aralarında Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen'in de bulunduğu toplam 28 kişi gözaltına alındı.
Operasyonun yankıları devam ederken, farklı siyasi partilerden peş peşe tepki açıklamaları geldi. Gözaltına alma kararının fon vurgunu örtbas etmeye yönelik bir hamle olduğu yönündeki görüşler öne çıktı.
YENİ Parti Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, konuya ilişkin açıklamasında iktidarı eleştirdi:
"Fon vurgununun altında kalan iktidar, gündemi değiştirmek ve iç edilen milyarlarca doların hesabının sorulmasını engellemek için bütün tuşlara aynı anda basmaya başladı. Dün Mersin'de üç belediye başkanı, bugün ise Eyüpsultan Belediye Başkanı şafak operasyonuyla gözaltına alındı. Milletin parasının nasıl ve kimler tarafından iç edildiği konuşulmasın diye, halkın iradesine ve seçilmiş belediye başkanlarına yönelik operasyonlar gündeme taşınıyor. Ne yaparsanız yapın; milletin parasının hesabını sormaktan, gerçekleri konuşmaktan ve halkın iradesini savunmaktan vazgeçmeyeceğiz!"
YENİ Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat ise gözaltına alma kararını kınayarak şu ifadeleri kullandı:
"Milletin parasına çökenler, sandık iradesine çöküyor! Eyüpsultan Belediye Başkanımız Mithat Bülent Özmen'in gözaltına alınmasını kınıyoruz. Halkın seçtiği başkanları hedef alarak hesap vermekten kaçamazsınız!"
CHP'nin Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal da şafak operasyonuna yönelik tepkisini dile getirdi:
"Mersin'deki gözaltıların ardından Eyüpsultan Belediye Başkanımız Mithat Bülent Özmen'in de bu sabah gözaltına alınmasını kabul etmiyoruz. Hukuk devletinde ikili muamele olmaz. Fon soruşturmasında adı geçen isimlere uygulanan tedbirlerle seçilmiş belediye başkanlarına yönelik gözaltılar arasındaki ikili uygulama, kabul edilemez bir çifte standarttır. Siyasi kimlik, hukuki güvencelerden yararlanmanın ölçüsü olamaz. Masumiyet karinesi gözetilmeli, tutuksuz yargılama esas alınmalıdır."
Sarıbal, ayrıca iktidara yakınlığın ayrıcalık sağlayamayacağını, muhalefette olmanın ise daha ağır muamele gerekçesi olamayacağını belirterek hukuk devletinin herkes için eşit hukuku gerektirdiğinin altını çizdi.