Gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklamalar, medya kuruluşlarına kayyum atamaları ile haber sitelerine ve sosyal medya hesaplarına getirilen erişim engellerine karşı basın meslek örgütlerinin ortak çağrısıyla Eskişehir'de yürüyüş düzenlendi. 'Sansüre Hayır, Habere Özgürlük' yazılı pankartın arkasında toplanan kalabalık, Köprübaşı'ndan Hamamyolu Yediler Parkı'na kadar yürüdü.
Yürüyüşe YENİ Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan ile Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt da katılarak destek verdi.
Basın metni okundu
Çağdaş Gazeteciler Derneği, Türkiye Gazeteciler Sendikası ve Eskişehir Gazeteciler Cemiyeti şubeleri adına basın metnini okuyan ÇGD Eskişehir Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Eylem Lodos, çarpıcı ifadeler kullandı:
"Gazeteciliğin suç, haberin tehdit, gerçeğin sakıncalı sayıldığı, yalnızca gazetecilerin değil, itiraz eden herkesin sansürle, baskıyla ve cezalandırılmayla karşı karşıya bırakıldığı bu düzene sessiz kalmayacağız" diyen Lodos, sözlerine şöyle devam etti:
"Televizyon kanallarına kayyım atanan, haber siteleri erişime engellenen, habercileri tutuklanan, sosyal medya hesapları kapatılan, gazetecilerin adeta bir köle düzeninde çalıştırılıp sosyal haklarının tırpanlandığı bir ülkede basın özgürlüğünden söz edilemez."
Yaptığı ya da yapmadığı haber nedeniyle gazetecilerin tutuklandığı, sosyal medya hesaplarının kapatıldığı, gazetecinin açlıkla boğuştuğu bir ülkede demokrasiden de söz edilemeyeceği belirtildi.
Gazeteciliğin kamusal sorumluluğu vurgulanarak, işçi hakkı gasp edilirken, kadınlar şiddete uğrarken, gençler geleceksizliğe mahkum edilirken ve yoksulluk büyürken bunları görünür kılmanın gazeteciliğin temel görevi olduğu ifade edildi:
- Gazeteci, halkın bilmesi gerekeni açığa çıkarmakla yükümlüdür
- İktidarın bilinmesini istemediği bilgiyi gizlemekle değil
- Gazetecilik halktan yanadır ve kamu kaynaklarının sermayeye aktarılmasını görünür kılmak zorunludur
İktidarın çıkarlarını halkın çıkarları gibi sunan, patronların ekonomik gücünü gerçeğin önüne koyan ve siyasi iktidara yakın olmayı mesleki güvencenin teminatı sayan anlayışın gazetecilik değil, iktidar ilişkilerinin yeniden üretimi olduğu dile getirildi.
Basın Meslek Örgütleri ve gazeteciler olarak tek talebin özgürce mesleğin yapılması olduğu vurgulanırken, bu yolda yalnız kalınmak istenmediği ve tüm meslektaşların bu mücadeleye davet edildiği belirtildi.
Bir kez daha altı çizilen nokta ise şu oldu: Basın özgürlüğü sadece gazetecilerin değil, toplumun tüm kesimlerinin sorunudur. Basın özgür değilse toplum habere ulaşamaz.
Yorumlar 0
Yorumunuz Yayınlandığında Bildirelim mi?
Editöryal onay tamamlandığında veya yanıt geldiğinde tarayıcınıza anlık bildirim gönderebiliriz.
Henüz yorum yapılmamış
Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!