Eğitim-İş'ten 5 Ekim mesajı: 'Bu bir kutlama değil, hak arama günü'

| | 2 dk okuma (272 kelime)
Eğitim-İş'ten 5 Ekim mesajı: 'Bu bir kutlama değil, hak arama günü'

Eğitim-İş, Dünya Öğretmenler Günü dolayısıyla açıklamada bulunarak öğretmenlerin ekonomik kayıplarına, çalışma koşullarına ve mesleki itibar sorunlarına dikkat çekti.

Eğitim-İş, 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü vesilesiyle kapsamlı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, öğretmenlerin çalışma koşulları, ekonomik kayıpları ve mesleki itibarlarına ilişkin sorunlar ayrıntılı biçimde ele alındı.

Sendikanın öne çıkan ifadesi şöyle: "5 Ekim, ülkemizde bir kutlama günü değil; hak gasplarına, değersizleştirmeye ve yoksullaşmaya karşı hak arama ve mücadele günüdür."

Açıklamada, 5 Ekim'in uluslararası bir öneme sahip olduğu vurgulandı. UNESCO ve ILO tarafından 1966'da kabul edilen "Öğretmenlerin Statü Tavsiyesi", öğretmenlerin toplumsal statüsünü, insanca çalışma koşullarını, sendikal haklarını ve meslekî özerkliğini uluslararası güvence altına alan tarihi bir belge olarak nitelendirildi.

Türkiye'nin de bu evrensel belgeyi imzaladığı hatırlatılarak, aradan geçen on yıllar boyunca belgedeki taahhütlerin neredeyse hiçbiri yerine getirilmemiş olduğu belirtildi. Sözleşmeyle güvence altına alınan ilk şeyin insan onuruna yaraşır çalışma ve yaşam koşulları olduğu, ancak bugün Türkiye'de öğretmenlerin payına düşenin itibarsızlık, yoksulluk ve can güvenliği kaygısıyla sürdürülen bir meslek hayatı olduğu ifade edildi.

OECD'nin Education at a Glance 2026 raporuna göre öğretmen maaşlarının mesleğe başlama ve deneyim arttıkça artış gösterdiğine dikkat çekilirken, Türkiye'de öğretmen maaşlarının kâğıt üzerinde artış gösterse de enflasyon ve hayat pahalılığı karşısında her geçen yıl daha da eridiği vurgulandı.

Açıklamada öğretmenlerin karşılaştığı temel sorunlar şu başlıklar altında sıralandı:

  • Alım gücü kaybı: Türkiye'de bir öğretmenin alım gücü OECD ortalamasının altında kalmış, eğitim emekçileri yoksulluk sınırının altında yaşam mücadelesine itilmiştir.
  • Okullardaki açıklar: Milli Eğitim Bakanlığı, öğretmenin çalışma ve yaşam koşullarını kuşatan sorunları çözmek; okulların temizlik ve güvenlik açığını gidermek yerine, yayımladığı genelgeyle öğretmenler üzerindeki baskıyı artırmıştır.
  • Kadın öğretmenlerin yaşam tarzı hedef alınıyor: "Toplumsal hassasiyet" gibi sınırları belirsiz, hukuksuz kavramların arkasına sığınılarak önlük ve kıyafet dayatmasıyla özellikle kadın öğretmenlerin yaşam tarzı hedef alınmaktadır.

Eğitim-İş, "Öğretmenin itibarı önlükle sağlanamaz" diyerek şöyle devam etti: "Bizim saygınlığımız; aydınlanmacı kimliğimizden, bilgi birikimimizden ve hayatına dokunduğumuz çocuklardan gelir."

✨ İlginizi Çekebilecek Haberler

Yorumlar (0)

Trend 10

En Çok Okunan 10 Haber

Günün en çok ilgi gören ve okunan haberleri