Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, Silivri'deki Marmara Cezaevi'nden yeni bir mektup yazdı. Mektup, basın danışmanı aracılığıyla bir gazete yazarına ulaştırıldı.
Mektubun gündemde 'fon vurgunu' var
İmamoğlu, mektubunda Türkiye'nin Cumhuriyet tarihinin en ağır krizlerinden biriyle karşı karşıya olduğunu belirterek fon vurgunu hakkında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. İBB'ye yönelik soruşturma ve yargılama süreçleriyle fon vurgunu arasında doğrudan bağlantı bulunduğunu ileri süren İmamoğlu, söz konusu ilişkilerin bir an önce araştırılması gerektiğini vurguladı.
'İddianamedeki ifadeler rastlantı değil'
İmamoğlu, mektubunda İBB iddianamesinden dört farklı örneği gündeme getirerek hakkındaki suçlamalarda kullanılan ifadeler ile fon soruşturmasında ortaya çıkan ilişkiler arasında net bir bağlantı kurdu. İddianamenin farklı sayfalarına atıfta bulunan İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı adaylığı için fon oluşturulması, yolsuzluk fonu ve "sistem" gibi ifadelerin suçlamalarda yer aldığını hatırlattı.
İmamoğlu, bu ifadelerin iddianamede kullanılmasının kesinlikle rastlantı olmadığını savunarak İBB'ye yönelik suçlamaları hazırlayan siyasi ve bürokratik anlayışın fon vurgunuyla birebir ilişkili olduğunu ifade etti.
Mektuptan öne çıkan ifadeler
İmamoğlu, mektubunda şu öne çıkan değerlendirmelerde bulundu:
- "Türkiye Cumhuriyeti, 103 yıllık tarihinin en ağır risklerini bir arada yaşıyor."
- "Cumhuriyet, adalet ve demokrasi sütunları art arda büyük hasar aldı."
- "Devletin bütün kurumları, eşi görülmemiş bir yozlaşmanın içine düşürüldüler."
- "Benim ve yol arkadaşlarımın yaşadığı tarifsiz hukuksuzlukları tasarlayanlar, asrın soygunu ve fon vurgunundan ayrı tutulamaz."
Mektupta, İBB iddianamesinden dört örnek cümle paylaşıldı:
- "Cumhurbaşkanlık seçimlerinde örgüt liderinin aday gösterilmesi için FON oluşturulması..." (sayfa 1)
- "Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla kurulan yolsuzluk FONU, SİSTEM adlı yapıya aktarılmıştır." (sayfa 730)
- "SİSTEM olarak adlandırılan cumhurbaşkanlığı adaylığı için kurulan FONA..." (sayfa 3290)
- "Seçimi kazanmamız için en az 2 milyar dolar paraya ihtiyacımız var..." (sayfa 32)
İmamoğlu, bu kavramların iddianamede yer almasının tesadüf olmadığını savunarak şu ifadeleri kullandı: "İftira nameyi yazan ya da yazdıran zihniyet, bu kavramlarla iç içe yaşayanlardır. O zihniyet asrın soygunu ve fon vurgununun tam göbeğindedir."
Liste neden açıklanmıyor?
İmamoğlu mektubunda soruyu şöyle dile getirdi: "Fon vurgununa karışanların listesi neden açıklanmıyor?"
Yanıtını ise şu sözlerle verdi: "Çünkü o listeden çıkacak isimlerin sarsmayacağı makam, koltuk, alt üst etmeyeceği eş, dost ve akraba ilişkisi yoktur. Bu liste turpun büyüğünün değil, büyük turpların listesidir!"
İmamoğlu, dört yıl boyunca ince ince planlamalar yapıldığını, son iki yılda fon vurgununun zirveye taşındığını belirtti. İstanbul'un kupon arazilerini adım adım takip eden, parsel numaralarını ezbere bilenlerin yıllardır süren bu soygundan habersiz olduğuna kimin inanacağını sordu.
Liste neden açıklanmıyor sorusunun herkes tarafından sorulduğunu ancak ses çıkmadığını kaydeden İmamoğlu, bunun sebebini şöyle açıkladı: "Çünkü herkes herkesle ortak. Siyaset, bürokrasi ve foncular ortak! Bu yüzden açıklanmıyor. Açıklanamıyor."
Eski bakana çağrı
Mektubun ardından kaleme alınan bir köşe yazısında ise fon soruşturması kapsamında tutuklanan eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya'ya seslenildi. Sayan Kaya'nın fon sisteminin nasıl kurulduğunu açıklaması durumunda, konuya ilişkin metnin köşe yazısında yayımlanacağı ifade edildi.
Yorumlar 0
Yorumunuz Yayınlandığında Bildirelim mi?
Editöryal onay tamamlandığında veya yanıt geldiğinde tarayıcınıza anlık bildirim gönderebiliriz.
Henüz yorum yapılmamış
Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!