Libya'nın doğusundaki Temsilciler Meclisinin, Türkiye ile Libya arasında 2019 yılında imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakatı onaylaması, Yunanistan'da büyük bir siyasi krize yol açtı.
20 Ekim 2026 tarihinde gerçekleşen onay, Doğu Akdeniz jeopolitiği açısından son derece kritik bir gelişme olarak değerlendirildi. Yunanistan'da muhalefet cephesi, hükümeti dış politikada ağır bir başarısızlıkla suçladı.
YUNAN ÇÖZÜMÜ PARTİSİ LİDERİNDEN SERT SÖZLER
Yunan Çözümü Partisi Lideri Kyriakos Velopoulos, katıldığı bir televizyon programında yaşanan süreci açık bir fiyasko olarak nitelendirdi. Velopoulos, hükümete yönelik sert eleştirilerini şu sözlerle dile getirdi:
"Başbakanın şu anda tüm Dışişleri Bakanlığı yönetiminin istifasını istemesi gerekiyordu. Herkes gitsin. En alt kademedeki mübaşire kadar herkes görevden ayrılsın."
Velopoulos, hükümetin yıllardır mecliste büyük başarılar elde ettiğini savunduğunu hatırlatarak, "Ulusal bir yenilgiden söz ediyoruz" ifadesini kullandı. Yaşanan bu krizden sonra ulusal onurun korunabilmesi için tüm Dışişleri Bakanlığının istifa etmesi gerektiğini belirtti.
"ANLAŞILAN UYUYORLARDI"
Yunanistan hükümetinin rehavet içinde olduğunu vurgulayan Velopoulos, yetkililerin halkı istikrar söylemiyle kandırdığını öne sürdü. Krizin öğleden sonra saat 15.00'te patlak verdiğine dikkat çeken muhalif lider, şu ifadeleri kullandı:
"Başbakanın 'Gece saat 03.00'te bir gerilim yaşanırsa ne yapacağız?' dediğini hatırlıyorum. Gerilim gece değil, öğleden sonra saat 15.00'te yaşandı. Anlaşılan uyuyorlardı."
YAPTIRIM VE EYLEM PLANI TALEBİ
Velopoulos, Yunanistan'ın atması gereken somut adımları maddeler halinde sıraladı ve Avrupa Birliği fonlarına işaret etti:
- Birinci adım — Ekonomik yaptırımlar: Libya ve Türkiye'ye ekonomik yaptırım uygulanmalı. Yunanistan gibi AB imkanlarına sahip bir ülkenin, Avrupalıların her gün milyarlarca avro aktardığı Libya'ya ve Türkiye'ye para akıtmaya devam edemeyeceğini savundu. Ayrıca, hükümetin daha önce Türkiye'den polis teşkilatı için 60 araç alıp 100 milyon avro ödeme yapmasını eleştirdi.
- İkinci adım — Siyasi yaptırımlar: Türkiye'ye ve AB içinde Türk çıkarlarına hizmet eden ya da Türkiye'nin siyasi stratejisi doğrultusunda hareket eden her türlü girişime karşı engel çıkarılmalı.
- Üçüncü adım — Karşı önlemler: Türkiye'nin ve Libya'nın ürünlerinin Meriç üzerinden geçişi engellenmeli. Velopoulos, bu önerilerin bugün hayata geçirilmesi gerektiğini ve başbakanın tüm dikkatini bu meseleye vermesi gerektiğini ifade etti.
KIBRIS'LA BİRLİKTE MEB İLAN EDİLMELİ
Doğu Akdeniz'deki kablo projesi ve deniz yetki alanları tartışmalarına da değinen Velopoulos, bir sonraki adımda Kıbrıs ile birlikte Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) ilan edilmesi gerektiğini savundu. Bu hamleyle Türkiye-Libya mutabakatının engellenebileceğini öne süren muhalif lider, "Sorun var" diyerek hükümetin bugüne kadarki yaklaşımını sert bir dille eleştirdi.
Mısır ile ortak hareket edilmesi gerektiğini belirten Velopoulos, Libya nedeniyle kendisi de zarara uğrayan Mısır'la birlikte Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (UNCLOS) kapsamında ortak başvuruda bulunulması çağrısında bulundu. Böylece en azından Libya meselesinde sonuç alınabileceği görüşünü dile getirdi.
Yorumlar 0
Yorumunuz Yayınlandığında Bildirelim mi?
Editöryal onay tamamlandığında veya yanıt geldiğinde tarayıcınıza anlık bildirim gönderebiliriz.
Henüz yorum yapılmamış
Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!