Çin ekonomisi üçüncü çeyrekte yüzde 4,5 büyüdü ve piyasa beklentilerinin üzerinde bir tablo çizdi. Ancak bu büyümenin ardındaki denge bozukluğu, dışarıya rekor düzeyde mal satan devasa fabrikalarla, içeride durgunlaşan sokaklar ve dükkanlar arasındaki çarpıcı farkı ortaya koyuyor.
Pekin yönetiminin 2026 için koyduğu yüzde 4,5 ila 5,0 aralığındaki yıllık hedefi bu performansla yakalama şansını korurken, yılın ilk dokuz ayındaki toplam büyüme ise yüzde 4,6 seviyesinde gerçekleşti.
FABRİKALAR DÜNYAYA ÇALIŞIRKEN İÇ PİYASADA KÂR ERİYOR
Tabloya yakından bakıldığında büyümenin neredeyse tamamen dış pazarlara yaslandığı görülüyor. Otomotivden tavuk etine, kozmetikten çiplere kadar uzanan ihracat dalgası ülkeye milyarlarca dolar akıtmaya devam ediyor.
İçeride ise işler tersine dönmüş durumda. Motosiklet farları üreten bir işletmeci, Çin pazarındaki rekabetin kâr bırakmaması nedeniyle satışlarını neredeyse tamamen durdurup siparişlerin ikiye katlandığı ihracata yöneldiğini anlatıyor. "İçeride kâr yok, yurtdışında ise pazara giriş bariyeri biraz daha düşük" ifadesi, işletmelerin neden dışarıya sığındığını özetliyor.
Eylül verileri de bu durumu doğruluyor:
- Sanayi üretimi: yüzde 5,5 artış
- Perakende satışlar: yalnızca yüzde 1,1 artış
GENÇLER TASARRUF PEŞİNDE, İŞ GÜVENCESİ ZAYIF
Son beş yıldır süren konut krizi hane halkı birikimlerini eritirken, tüketim tarafındaki çekingenlik gündelik hayatın her alanına yansıyor. Haziranda satış işini kaybeden bir vatandaş, ekim tatilinde otel masrafından kaçınmak için geceleri arabasında uyuduğunu belirtiyor.
Ekim tatilinde seyahat başına ortalama harcama son dört yılın en düşük seviyesine indi. Ağır mesailer, düşük ücretler ve zayıf iş güvencesi sosyal medyada sık sık tepkiye yol açıyor.
Doğu kentlerinden birinde restoran işleten bir esnaf, müşterilerin menüden sipariş vermek yerine kendi içkilerini getirdiğini söylüyor: "Şu sıralar herkes personel azaltıyor. Bazen bir iki çalışanı çıkarıp işi kendim mi üstlensem diye düşünüyorum."
Bir başka kentte çalışan 26 yaşındaki muhasebeci ise priminin yarı yarıya kesilmesine öfkelense de kentteki benzer işlerin ayda 3 bin ila 6 bin yuan (yaklaşık 449 ila 897 dolar) teklif etmesi nedeniyle işinden ayrılamıyor. "İş piyasasına gerçekten ne oldu?" sorusu çalışan kesimin ortak kaygısını yansıtıyor.
Resmi istatistiklerde işsizlik eylülde yüzde 5,2 olarak görünse de, haftada yalnızca bir saat çalışanların dahi istihdamda sayılması nedeniyle tablonun geçici işlerle perdelendiği belirtiliyor.
REKOR TİCARET FAZLASI AVRUPA'DA RAHATSIZLIK YARATIYOR
Çin'in geçen yılki 1,2 trilyon dolarlık devasa ticaret fazlasını aşma yolunda ilerlemesi, dış pazarlarda korumacı tedbirleri beraberinde getiriyor. Avrupa Birliği ile hibrit araç ihracatını sınırlama konusunda anlaşmaya varılmasına rağmen Brüksel yeni kısıtlamalar hazırlıyor.
Geçen ay Çin'in Almanya ve Fransa ile verdiği ticaret fazlasının yıllık bazda yüzde 200'ün üzerinde artması Avrupa'daki rahatsızlığı büyütüyor.
Uzmanlar, artan ticaret gerilimleri ile korumacı önlemlerin gelecekteki büyüme açısından risk oluşturduğunu ve ekonominin dış koşullara beklenenden çok daha fazla maruz kaldığını vurguluyor.
Analistlerin değerlendirmeleri şöyle özetleniyor:
- Yüksek teknolojili imalat, çip üretimi ve yeni enerjili araçlar rekabetçi bir sanayi dönüşümünü yansıtıyor.
- Büyüme bileşeni derin biçimde dengesiz kalmaya devam ediyor.
- İç talep kendi kendine yetecek noktada değil.
- Gayrimenkul sektöründe henüz dip görünmüyor.
Pekin yönetimi faizleri ucuzlatarak ve konut sübvansiyonları vererek üretimi desteklese de, ekonomistler hane halkı gelirini doğrudan güçlendirecek bir rota değişikliği olmadan düşük enflasyon ve zayıf büyüme sarmalından çıkmanın zor olacağını kaydediyor.
Yorumlar 0
Yorumunuz Yayınlandığında Bildirelim mi?
Editöryal onay tamamlandığında veya yanıt geldiğinde tarayıcınıza anlık bildirim gönderebiliriz.
Henüz yorum yapılmamış
Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!