Birleşik Metal-İş Sendikası, grev ve toplu eylem hakkının karşılaştırmalı hukuk boyutunu ele alan geniş kapsamlı bir toplantıya ev sahipliği yaptı. Toplantıda, konfederasyon ayrımı gözetmeksizin dayanışma ve güç birliği vurgusu öne çıktı.
DİSK Genel Başkan Yardımcısı ve Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Özkan Atar, açılış konuşmasında Türkiye'deki sendikal hakların durumuna değindi. Atar, grev hakkının metal işçileri açısından yalnızca bir hukuki tartışma konusu olmadığını, işçilerin sermaye karşısındaki tek gerçek pazarlık gücü olduğunu ifade etti.
Toplantı İstanbul'da başladı
Çalışma Toplum Dergisi ile Uluslararası İş Hukuku Diyalog Platformu'nun birlikte düzenlediği "Karşılaştırmalı Hukuk Boyutunda Grev ve Toplu Eylem Hakkı" başlıklı toplantı, 15 Ekim 2026 tarihinde İstanbul Taksim'deki Elite World Hotel'de başladı. Farklı ülkelerden gelen hukuk profesörleri, grev ve toplu eylem hakkını kendi hukuk sistemleri çerçevesinde değerlendirdi.
Ulusal Adalet Divanı kararı gündem oldu
Atar, Uluslararası Adalet Divanı'nın 21 Mayıs 2026'da verdiği danışma görüşüne dikkat çekti. Divan, Uluslararası Çalışma Örgütü'nün 87 sayılı Sözleşmesi'nin grev hakkını koruduğunu 4'e karşı 10 oyla teyit etmişti. Atar bu kararı şu sözlerle yorumladı:
"Sendika kurma hakkını tanıyıp grevi yasaklamak, kanatlarını kestiğiniz kuşa 'uçmakta özgürsün' demektir."
Divan'ın grev hakkının kapsamını ve kullanım koşullarını ayrıntılı biçimde tanımlamadığını belirten Atar, bundan sonraki mücadelenin bu kapsamın ve uygulama koşullarının belirlenmesi üzerine yoğunlaşacağını söyledi.
'Sendikal haklar yok denecek düzeyde'
Atar, Anayasa Mahkemesi'nin yetki itirazlarına ilişkin art arda altıncı kez aynı yönde karar vermesini hatırlatarak, bu itirazların sendika hakkını fiilen ortadan kaldırdığının altını çizdi. İşkolu ve işyeri barajları, yetki itirazları, grev yasakları ve sendikal nedenlerle yapılan işten çıkarmalar nedeniyle Türkiye'de sendikal hakların ciddi biçimde sınırlandığını vurguladı.
"İşkolu ve işyeri barajlarıyla, yetki itirazlarıyla, eylem ve grev yasaklarıyla, sendikal nedenle işten atılmalarla yani kısacası ülkemizde sendikal haklar yok denecek düzeydedir."
Atar, konuşmasının devamında konfederasyon ayrımı gözetmeksizin geniş bir birlik çağrısı yaptı:
"Bizler gerçek sınıf sendikaları olarak, emek ve demokrasi mücadelesi içindeki demokratik kitle örgütleri, meslek örgütleri, siyasi partiler, tüm ezilenler ve yurttaşlar olarak, insanca yaşam için, sendikal haklarımız için, adil bir gelir dağılımı ve vergi düzeni için dayanışma ve güç birliği içinde mücadele etmek zorundayız."
Atar, önümüzdeki günler için kamuoyuna duyurulan miting, yürüyüş ve işyerlerinde yapılabilecek eylemler gibi mücadele hedeflerinin birlikte hayata geçirileceğini umduğunu belirtti. Ayrıca sendikaları, siyasi partileri, demokratik kitle örgütlerini ve meslek örgütlerini ortak eylemler düzenlemeye çağırdı.
Farklı ülkelerin hukuk sistemleri masaya yatırıldı
Toplantıda Avrupa, Türkiye, Almanya ve İtalya hukuk sistemlerine ilişkin değerlendirmeler yapıldı. Oturumlara katılan akademisyenler arasında şu isimler yer aldı:
- Linz Johannes Kepler Üniversitesi'nden Prof. Dr. Reinhard Resch
- Eskişehir Osmangazi Üniversitesi'nden Prof. Dr. Alpay Hekimler
- Freiberg Teknik Üniversitesi'nden Prof. Dr. Gerhard Ring
- Trento Üniversitesi'nden Prof. Dr. Luca Nogler
Toplantıda ayrıca farklı ülke hukuk uzmanları da değerlendirmelerini paylaştı:
- Avusturya hukuku: Prof. Dr. Dr. Günter Löschnigg
- İsviçre hukuku: Prof. Dr. Dr. Thomas Geiser
- Fransız hukuku: Prof. Dr. Francis Kessler
- Danimarka hukuku: Prof. Dr. Line Olsen Ring
- Slovenya hukuku: Prof. Dr. Darja Senčur Peček
Yorumlar 0
Yorumunuz Yayınlandığında Bildirelim mi?
Editöryal onay tamamlandığında veya yanıt geldiğinde tarayıcınıza anlık bildirim gönderebiliriz.
Henüz yorum yapılmamış
Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!