Peru Andları'nın zirvesinde, deniz seviyesinden yaklaşık 5 bin 100 metre yükseklikte konumlanan La Rinconada, dünyanın en yüksek sürekli yerleşim yeri olarak biliniyor. Kent, turistik cazibesi ya da manzarasıyla değil; dağlarında bulunan altın madenleriyle öne çıkıyor ve tüm zorlu şartlara rağmen göç almaya devam ediyor.
OKSİJEN SEVİYESİ DÜŞÜK, SOĞUK DONDUĞUNUZ KADAR
Aşırı yüksek irtifa nedeniyle kentte oksijen seviyesi oldukça düşük seviyelere iniyor. Bölgeye ilk kez gelen ziyaretçilerde baş ağrısı, baş dönmesi, mide bulantısı ve nefes darlığı gibi belirtiler sıkça görülüyor. Yerel halkın ise bu koşullara nesiller boyunca uyum sağladığı ifade ediliyor.
Nüfusu yaklaşık 50 bine ulaşan La Rinconada'da altyapı imkanları nüfus artışının gerisinde kalmış durumda. Birçok aile; ısıtma, banyo ve şebeke suyunun bulunmadığı metal evlerde hayatını sürdürüyor. Sokaklarda ise çöp yığınları ve açık kanalizasyon giderleri yer alıyor.
SIRA DIŞI ÇALIŞMA SİSTEMİ
Madenciler, göçük, patlama ve zehirli gaz risklerinin bulunduğu dar yeraltı tünellerinde çalışıyor. Bölgede uygulanan ödeme sistemi ise oldukça sıra dışı:
- Madenciler haftalarca ücret almadan çalışıyor.
- Çıkarılan cevherden buldukları tüm altını kendilerine alabildikleri tek bir gün belirleniyor.
- Bu sistem, madencilerin bir ay boyunca kazanç elde edememe riskini de beraberinde getiriyor.
Altının cevherden ayrıştırılması sürecinde kullanılan cıva ve diğer kimyasallar, toprak ile su kaynaklarında ciddi kirliliğe yol açıyor. Kentin dış mahallelerinde ise çöp dağları birikmiş durumda. Buna rağmen binlerce insan, geçim umuduyla bu zorlu kente akın etmeye devam ediyor.
Yorumlar 0
Yorumunuz Yayınlandığında Bildirelim mi?
Editöryal onay tamamlandığında veya yanıt geldiğinde tarayıcınıza anlık bildirim gönderebiliriz.
Henüz yorum yapılmamış
Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!