Hafta sonu İstanbul Barosu seçimlerinin tamamlanmasıyla birlikte Türkiye genelindeki baro seçimleri de sona erdi. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi kritik barolarda yapılan oylamalar, avukat camiasında yaşanan belirgin bir güç değişimini gözler önüne serdi. Milliyetçi-ulusalcı çizgideki adaylar İstanbul ve İzmir'de ipi göğüslerken, sol-çağdaş gruplar geride kaldı.
İstanbul'da sonuçlar ne oldu?
İstanbul Barosu seçimlerini Cumhuriyetçi Güç Birliği'nin adayı Ümit Kocasakal, 10 bin 227 oyla kazandı. Böylece Kocasakal, 10 yıl aranın ardından yeniden baro başkanlığı koltuğuna oturdu. Seçim sonuçları açıklandığında Kocasakal'ı destekleyenler, "Ne mutlu Türk'üm diyene" ve "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" sloganları attı, bozkurt işareti yaptı.
Değişim İçin Avukatlar Grubu'nun adayı İbrahim Özden Kaboğlu ise 7 bin 22 oy aldı; bu rakam, 2024'teki desteğinden 175 oy daha az anlamına geliyordu.
Anayasa tartışması seçimlere damga vurdu
İstanbul seçimlerinin en ateşli gündem maddesi, Anayasa'nın ilk dört maddesine ilişkin tartışmalar oldu. Kaboğlu'nun iki yıl önce, ilk dört maddenin değiştirilmesine sıcak baktığını açıklamasının ardından başlayan tepkiler, bugüne dek dinmemişti. Seçimleri kazanan Kocasakal ise ilk açıklamasında "Anayasamızın ilk dört maddesine hiç kimse dokunamaz" ifadesini kullandı.
Bunun yanı sıra 11 Ekim'de İstanbul 2 No'lu Barosu'nda da önemli bir sonuç ortaya çıkmış, AKP'nin desteklediği adaya karşı millî görüş çizgisinde olduğu belirtilen Rıza Saka başkan seçilmişti.
İzmir'de sekiz yıllık dönem kapandı
İzmir'de sekiz yıldır yönetimi elinde tutan Çağdaş Avukatlar Grubu iktidarı sona erdi. Seçimi Cumhuriyetçi Avukatlar Grubu'nun adayı Serhat Sökmen önde tamamladı. Böylece İzmir Barosu'nda da bayrak değişimi gerçekleşmiş oldu.
Ankara'da dengeler nasıl şekillendi?
Ankara Barosu'nda Demokratik Sol Avukatlar Grubu yönetimi korumayı başardı. Grubun adayı Elçin Özge Şimşek Çağlayan, 5 bin 878 oyla seçimi kazandı. Ancak Türk Milliyetçisi Avukatlar Grubu önceki seçime göre oylarını yaklaşık 900 artırarak 2 bin 992 oy aldı.
Ankara 2 No'lu Baro'da ise milliyetçi çizgideki Muhammet Kürşat Üçüncü başkan seçildi. 2024'te AKP destekli Sabri Hafif'i mağlup eden MHP destekli Gökhan Ağdemir'in ardından, bu baroda iki dönem üst üste milliyetçi bir aday sandıktan galip çıkmış oldu.
Peki avukatlar neden bu yönde tercih yaptı?
"Yükselen Cumhuriyetçi bir akım"
Yaklaşık 40 yıldır avukatlık yapan ve Türkiye Barolar Birliği ile İstanbul Barosu'nda yöneticilik görevlerinde bulunan Başar Yaltı, yaşanan değişimi "yükselen Cumhuriyetçi bir akım" olarak nitelendirdi. Yaltı, bunun en önemli nedeninin ülkedeki siyasal ortam olduğunu belirtti.
"Bu tamamen açılım süreci ile bağlantılı" diyen Yaltı, İstanbul seçimlerinde yalnızca Kocasakal'ın değil, diğer cumhuriyetçi grupların da yüksek oy aldığını vurguladı. Çözüm ve yeni anayasa süreçlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini aktaran Yaltı, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Bu süreçler daha ulusalcı bir çizginin savunulabilir olduğunu gösteriyor. İstanbul Barosu'nun yüzde 80'inden fazlası Atatürkçü, yani genel olarak seküler kimselerdir. Ümit Kocasakal'ın da sesinin gür çıkması, tarzının daha etkili görülmesi ve milliyetçi grupla ittifak yapması bu sonucu doğurdu."
"Politik iklimin barolara yansıması"
2016–2021 yılları arasında Antalya Barosu Başkanlığı yapan Polat Balkan da benzer bir tablo çizdi. Balkan, sonucu iki temel nedene bağladı:
- Ülkedeki genel politik iklimin, çözümsüzlüğün ve umutsuzluğun barolara yansıması
- Basın özgürlüğü, hukuk devleti ve yargı bağımsızlığının ortadan kalkmasıyla oluşan otoriter tablo
Balkan, "Terörsüz Türkiye" adı altında yürütülen çözüm sürecinin hâlâ ne olduğunun bilinmediğini, bu belirsizliğin "dipsiz kuyu" gibi sürdüğünü savundu. Muhalefetin ciddi bir tavır koyamamasının insanları öfkelendirdiğini ve bu tepkinin ilk olarak baro seçimlerinde ortaya çıktığını belirtti.
Baroların bu ağır koşullarda üstlenmesi gereken sorumluluğu üstlenemediğini söyleyen Balkan, şu ifadeleri kullandı:
"Barolar sınıfta kaldı. Demokratik hukuk devleti ilkesi çerçevesinde öncü rolünü üstlenemediler. Avukatlar da tepkilerini baro seçimlerinde gösterdi. Baroların daha cesur olması lazım."
"Milliyetçilik yükselişte"
Türk Milliyetçisi Avukatlar Grubu (TÜMAG) Başkanı Paşa Büyükkayaer de ülkede "yükselen bir milliyetçi akımın olduğunu" belirtti. Özellikle çerçeve yasa ve yeni anayasa değişikliğine Türkiye'nin eğitimli kesiminde ciddi bir tepki olduğunu ifade eden Büyükkayaer, Atatürkçü, milliyetçi ve ulusalcı avukatların asgari müşterekte birleşerek güçlü sonuçlar alabildiğini; bunun İstanbul ve İzmir'de net şekilde görüldüğünü vurguladı.
Sonuçların siyasete de örnek olabileceğini düşünen Büyükkayaer, eski İstanbul ve İzmir baro yönetimlerini avukatlık mesleğiyle ilgilenmek yerine "Cumhuriyet'in kazanımlarına karşı tavır almakla" suçladı.
Yorumlar 0
Yorumunuz Yayınlandığında Bildirelim mi?
Editöryal onay tamamlandığında veya yanıt geldiğinde tarayıcınıza anlık bildirim gönderebiliriz.
Henüz yorum yapılmamış
Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!