Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya'da düzenlediği basın buluşmasında turizm sektöründeki son verileri, bölgesel krizlerin yansımalarını, kaçırılan kültür varlıklarının iade süreçlerini ve yürütülen büyük restorasyon projelerini kapsamlı biçimde değerlendirdi.
Şubat sonunda Körfez bölgesinde başlayan savaşın turizm hareketliliğini etkilediğine dikkati çeken Ersoy, Türkiye'nin jeopolitik olarak zorlu bir coğrafyada bulunduğunu belirterek, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürütülen dış politika ve barışa yönelik diplomatik çabalar sayesinde Türkiye bu coğrafyada bir istikrar adası olduğunu bir kez daha ortaya çıktı" ifadelerini kullandı.
Turizm stratejisinde 2018'de köklü değişiklik
2018 yılı itibarıyla bölgede yaşanabilecek krizleri öngörerek turizm stratejilerinde önemli bir değişikliğe gittiklerini aktaran Ersoy, "Geçmişte de bölgemizde krizler vardı, bugün de var. Gelecekte de benzer gelişmelerle karşılaşabileceğimizin farkındayız. Bu gerçekliği görerek 2018 yılında turizm stratejimizde önemli bir değişikliğe gittik" dedi.
Ersoy, krizlere karşı dayanıklılığı artırmak için iki temel hedef belirlediklerini, bunların ürün çeşitliliği ve kaynak pazar çeşitliliği olduğunu vurguladı. Bu kapsamda 2019'da Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı'nı kurduklarını, dünyanın dört bir yanında yoğun tanıtım kampanyaları yürüttüklerini ifade etti.
İlk dokuz aylık turizm geliri açıklandı
Bakan Ersoy, ilk 9 aylık turizm gelirinin yüzde 2,4 artışla 51 milyar 278 milyon dolara ulaştığını bildirdi. Üçüncü çeyrekte ise gelirin geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5 artarak 25 milyar 526 milyon dolar seviyesine çıktığını kaydetti.
İkinci çeyrekte savaşın etkilerini daha yoğun hissettiklerini belirten Ersoy, o dönemde "en kötüsünün geride kaldığını" söylediklerini, güçlü tanıtım ve satış kampanyalarıyla toparlanmayı hızlandırdıklarını aktardı. Rezervasyon iptallerinin büyük bölümünün yeni rezervasyonlarla telafi edildiğini ifade etti.
Ersoy, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Türkiye'nin yeniden Formula 1 takvimine alınması, NATO Zirvesi'ne başarıyla ev sahipliği yapması ve Antalya'nın COP31 için seçilmesi de ülkemize duyulan güveni güçlendirdi. Kültür ve sanat etkinlikleriyle de bu süreci destekledik."
Dijital tanıtımda 7,1 milyar gösterim
Bakan Ersoy, bu yıl gerçekleştirilen dijital tanıtımlar sayesinde 74 ülkede 7,1 milyar gösterime ulaştıklarını açıkladı. Türk yapımı mini dizilerin yeni tanıtım stratejilerinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Ersoy, 2025 ve 2026 yıllarında yayımlanan 10 mini dizinin toplamda 10,5 milyar gösterime ulaştığını, bunun beklentilerin çok üzerinde olduğunu söyledi.
Mini dizilerin iki yönlü faydası olduğuna işaret eden Ersoy, "Sanatçılarımızın uluslararası bilinirliğini destekliyoruz. Aynı zamanda ülkemizin turizm değerlerini çok daha etkili anlatıyoruz" dedi.
Turizmi 81 ile yayma hedefi
2018'de göreve geldiğinde "artık nicelik kadar niteliğe de odaklanacağız" dediğini hatırlatan Ersoy, turizmi 81 ilimize yaymayı büyük bir hedef olarak nitelendirdi. Yüksek harcama potansiyeline sahip ziyaretçileri çekmeye çalışırken, farklı gelir gruplarından misafirleri de ağırladıklarını belirtti.
İlk dokuz ayda ortalamalama kalış süresinin 10,34 gece olarak gerçekleştiğini açıklayan Ersoy, yabancı ziyaretçilerin kişi başı ortalama gecelik harcamasının 119,9 dolara ulaştığını, tüm ziyaretçi grupları birlikte değerlendirildiğinde bu rakamın yüzde 4,6 artışla 107,7 dolar olduğunu kaydetti.
Yıl sonuna kadar büyük bir sürprizle karşılaşılmazsa 65 milyar doların üzerinde turizm geliri elde edileceğini belirten Ersoy, mevcut jeopolitik gelişmeleri de dikkate alarak ihtiyatlı davranılması gerektiğini vurguladı.
Kültür varlıklarının iadesinde önemli ilerleme
Kaçakçılıkla mücadele birimini daire başkanlığı seviyesine çıkardıklarını anlatan Ersoy, uluslararası ikili anlaşmaların artırıldığını, anlaşma yapılan ülke sayısının 14'e çıkarıldığını bildirdi. Anlaşma yapılan ülkeler şunlar:
- Özbekistan
- Türkmenistan
- Çin Halk Cumhuriyeti
- Peru
- Bulgaristan
- Yunanistan
- İran
- Romanya
- ABD
- Ekvator
- Sırbistan
- İsviçre
- İtalya
- Macaristan
Bugünün farklı ülkelerden uzmanların Türkiye'ye gelerek eğitim aldığı bir seviyeye ulaşıldığını belirten Ersoy, "Kültür varlıklarının iadesinde Türkiye artık dünyaya eğitim veriyor" ifadelerini kullandı.
Üzerinde çok sayıda operasyon çalışıldığını ancak detayların devam eden süreçleri riske atabileceği için paylaşılamadığını belirten Ersoy, bu hafta ABD'den yeni eserlerin geldiğini ve bunun açıklamasının yakın zamanda yapılacağını duyurdu. ABD, İsviçre, Japonya, Özbekistan, Yunanistan, Danimarka ve Çin gibi çok sayıda ülkeyle çalışmaların sürdüğünü kaydetti.
Diyarbakır Cezaevi projesi yıl sonunda tamamlanacak
Diyarbakır Cezaevi'nin dönüşüm projesinde son aşamaya gelindiğini açıklayan Ersoy, çalışmaların yıl sonuna kadar tamamlanmasının hedeflendiğini söyledi.
47 dönümlük alanda yürüttükleri projede, 18 bin 500 metrekarelik bölümün hafıza müzesi ve kütüphane olarak değerlendirileceğini belirten Ersoy, beş bloktan oluşan kompleksin ilk üç bloğunda hafıza müzesi ve çok amaçlı sergi salonları, diğer iki bloğunda kütüphanelerin yer alacağını açıkladı. Eski kapalı spor salonunun da 520 kişilik çok amaçlı gösteri ve etkinlik salonuna dönüştürüleceğini aktardı.
Ayasofya'da tarihi keşif: Yeraltı mekânları gün yüzüne çıkıyor
Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nde Mimar Sinan döneminden sonraki en kapsamlı restorasyonun yürütüldüğünü açıklayan Ersoy, çarpıcı bilgiler paylaştı. Yer altındaki tarihî tüneller, su kanalları, mahzenler ve farklı amaçlarla kullanılmış mekânların temizliği, belgelenmesi ve korunmasının sürdüğünü belirtti.
Şu ana kadar yaklaşık 3 bin ton çamur ve molozun çıkarıldığını ifade eden Ersoy, böylece daha önce erişilemeyen alanların incelenmesinin mümkün hâle geldiğini söyledi. Bazı bölümlerde ilerledikçe yeni mekânlara ulaşıldığını kaydeden Ersoy, "Yapılar, İstanbul'un tarihî su yönetimi ve altyapısı hakkında önemli bilgiler veriyor" dedi.
Kuzeydoğu bölümündeki dört odalı yer altı mezarında (hipojede) yürütülen çalışmaların Ayasofya'dan daha eski dönemlere uzanan izleri anlamaya katkı sağladığını belirten Ersoy, şu açıklamalarda bulundu:
"Ayasofya'nın yer altı, en az üst yapısı kadar ilginç. Yakın bir tarihte bu alanları öncelikle basın mensuplarımıza tanıtmak, çalışmalarımızı yerinde göstermek istiyoruz. Ardından gerekli koruma, güvenlik ve ziyaretçi altyapısı çalışmaları tamamlanan uygun bölümleri halkımızla buluşturmayı hedefliyoruz."
Ana kubbedeki çalışmalar sürerken, mihrap ve minberin bulunduğu doğu bölümünün üzerindeki yarım kubbede de yeni bir aşamaya geçildiğini açıklayan Ersoy, güçlendirme çalışmalarının güvenle yürütülebilmesi için çelik çalışma platformunun kurulum sürecinin başladığını bildirdi.
Antalya EXPO alanı dünya ölçeğinde kongre merkezine dönüşüyor
Antalya'daki EXPO alanında Türkiye'nin en büyük ve en önemli fuar, kongre ve etkinlik merkezlerinden birinin hayata geçirilmesinin hedeflendiğini açıklayan Ersoy, COP31 tamamlandıktan sonraki süreçte ilgili alanların aşamalı olarak bakanlığa devredilmesinin planlandığını kaydetti.
İstanbul'da Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nin bakanlığa devrinin gerçekleşeceğini duyuran Ersoy, hukuki süreçte davayı kazandıklarını belirtti.
TGA bünyesinde yeni bir yapılanmaya gittiklerini belirten Ersoy, uluslararası kongreleri ve büyük ölçekli organizasyonları ülkeye kazandırmak için teklif hazırlayacak, pazarlama ve organizasyon süreçlerini yürütecek profesyonel bir yapı oluşturduklarını söyledi. 2027 yılından itibaren Türkiye'nin uluslararası etkinlikleri kazanmak için daha güçlü biçimde teklif veren bir merkez olması hedefleniyor.
Yeni Antalya Arkeoloji Müzesi 2027'de açılacak
Yeni Antalya Arkeoloji Müzesi'nin 2027 yılında hizmete açılmasının hedeflendiğini belirten Ersoy, yapım takvimini etkileyen üç temel unsur olduğunu belirtti: ruhsat süreci, zemin yapısı ve turizm sezonundaki çalışma kısıtları.
Eski müzeye göre kapalı alanın iki katına, sergi alanlarının ise yaklaşık üç katına çıkacağını söyleyen Ersoy, depolarda bekleyen eserlerin büyük bölümünün ziyaretçilerle buluşturulabileceğini ifade etti.
Gece müzeciliği modeli Avrupa'ya örnek oldu
Türkiye'nin uygulamaya geçirdiği gece müzeciliği modelinin Avrupa ülkelerine örnek olduğunu belirten Ersoy, İtalya ve Yunanistan'ın benzer uygulamalar başlattığını, hatta gelip nasıl yapıldığını sorduklarını aktardı.
Gece aydınlatılan ören yerlerinin gündüzden farklı bir atmosfere kavuştuğunu, ziyaretçilerin aynı alanı farklı saatlerde iki kez ziyaret etmeye başladığını kaydeden Ersoy, bu uygulamaların gelecek dönemde artırılacağını söyledi.
Haydarpaşa ve Sirkeci İstanbul'un yeni kültür-sanat merkezleri olacak
Haydarpaşa ve Sirkeci garlarına ilişkin projelerin ilk etaplarının 2027 yılında açılmasının hedeflendiğini açıklayan Ersoy, çarpıcı teknik bilgiler verdi.
Orijinal projede temelde bulunan yaklaşık 1.000 ahşap kazıktan sadece 200'ünün tespit edilebildiğini kaydeden Ersoy, kalan 800'ünün yerinde olup olmadığının belirlenemediğini söyledi. Zeminin gevşek, suya doygun ve sıvılaşma riski taşıyan bir yapıda olduğunun belirlendiğini aktaran Ersoy, bu nedenle üst yapıdan önce zeminin güvenliğini sağlamayı öncelik haline getirdiklerini açıkladı.
Yapının çevresinde fore kazık, içinde ve dışında farklı enjeksiyon yöntemleriyle zemin güçlendirme uygulamaları gerçekleştirildiğini belirten Ersoy, arkeopark alanında yapılan kazılarda yeni arkeolojik kalıntıların ortaya çıktığını ve projelerin bu kalıntıları koruyacak şekilde yeniden düzenlendiğini aktardı.
Haydarpaşa'da kapsamlı bir kültür ve sanat alanı oluşturulacağını, ana gar binasının ulaşım işlevini koruyacağını belirten Ersoy, şu alanların planlandığını söyledi:
- Her yaş grubuna hitap eden büyük bir kütüphane
- Yazma eserlere yönelik alanlar
- Sergi salonları, sanat ve tasarım atölyeleri
- Anadolu Yakası'nın ilk arkeoloji müzesi
- Performans ve etkinlik merkezi
Sirkeci'de ise göç müzesi oluşturulacağını belirten Ersoy, Sirkeci'nin Türkiye'nin göç tarihinde özel bir yeri olduğunu, Avrupa'ya yapılan göçler, Balkanlardan Türkiye'ye gelişler ve tarihî demir yolu hatlarının bu alanın hafızasında önemli yer tuttuğunu ifade etti.
Topkapı Sarayı, Ayasofya, Gülhane ve Sirkeci arasında ziyaretçilerin kullanabileceği kültür rotalarının geliştirilmesinin hedeflendiğini belirten Ersoy, tarihî yarımadadaki ziyaretçi hareketliliğinin daha geniş bir alana yayılacağını kaydetti.
Dijital seyahat platformlarına düzenleme
TBMM gündemindeki dijital seyahat platformlarına yönelik kanun teklifine ilişkin bilgi veren Ersoy, düzenlemeyle adil rekabet ortamının amaçlandığını belirtti.
Teklife göre yurt içi satışlarda platformların hizmete konu satış bedeli üzerinden alabileceği tutarın yüzde 17'yi geçemeyeceğini aktaran Ersoy, yabancı platformlara Türkiye'de temsilci bulundurma yükümlülüğü getirildiğini söyledi. Ayrıca yabancı dijital konaklama platformları için iki yıl süreli, devredilemeyen bir izin belgesi öngörüldüğünü, belge bedelinin 5 milyon lira olarak belirlendiğini açıkladı.
Yorumlar 0
Yorumunuz Yayınlandığında Bildirelim mi?
Editöryal onay tamamlandığında veya yanıt geldiğinde tarayıcınıza anlık bildirim gönderebiliriz.
Henüz yorum yapılmamış
Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!