Geri Dön

Aynı koğuş, aynı kitap, yeniden tutukluluk: Gazeteci İsmail Arı'dan cezaevi günlüğü

Ali Yılmaz

Kıdemli editör, 15 yıllık deneyim

3 dk okuma (513 kelime)
Aynı koğuş, aynı kitap, yeniden tutukluluk: Gazeteci İsmail Arı'dan cezaevi günlüğü

Gazeteci İsmail Arı, ikinci kez tutuklandıktan sonra Sincan Cezaevi'nde yine aynı koğuşa konuldu. Yerde yatan Arı, koğuşta yarım bıraktığı kitaba kaldığı yerden devam ediyor.

Eski RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin'in şikayeti üzerine tutuklanan gazeteci İsmail Arı, hakkında açılan dava kapsamında 19 Kasım'da Ankara 32. Asliye Ceza Mahkemesi'nde hâkim karşısına çıkacak. İddianamede Arı'nın halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma ve hakaret suçlarından 5 yıla kadar hapsi isteniyor.

Daha önce Sincan 2 No'lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda 75 gün tutuklu kalan gazeteci İsmail Arı, avukatı aracılığıyla cezaevinden konuştu.

"Neredeyse adının geçtiği her habere dava açtıran Şahin muradına erdi"

İsmail Arı, ilk olarak şunları ifade etti: "Neredeyse adının geçtiği her habere dava açtıran Ebubekir Şahin muradına erdi, beni cezaevine attırdı."

Arı, ifadeye davet edilmesi üzerine gittiği Ankara İl Emniyet Müdürlüğü'nde hakkında gözaltı kararı olduğunu öğrendiğini belirtti. RTÜK Başkanlığı döneminde tanınan, şu an Türk Telekom CEO'su olan Ebubekir Şahin'in şikayetiyle hakkında soruşturma başlatıldığını kaydetti.

İfade verdikten sonra geceyi nezarethanede geçirdiğini hatırlatan Arı, "Süleymancılarla aynı nezarethanede kaldım ve yer olmadığı için yerde uyumak zorunda kaldım. Sabah savcıya çıkarıldım. Önceki seferden farklı olarak bu kez savcı yüzü gördüm ama yine tutuklamaya sevk edildim. Sulh ceza hâkimi de bizi doğru düzgün dinlemeden, avukatlarımı tersleyerek 'tutuklandın' dedi" şeklinde konuştu.

"Beni gören polis memurları şaşırdılar"

Gazeteci Arı, dört buçuk ay önce tahliye edildiği Sincan 2 No'lu L Tipi Ceza İnfaz Kurumu'na yeniden götürüldüğünü ifade ederek şunları anlattı:

"Geceyi battaniyesiz ve yastıksız, geçici koğuşta geçirdim. Hakkımda uzun süredir koruma kararı vardı. Bu karar Ankara Valiliği tarafından verilmiş ve tahliye olduktan sonra da devam etmişti. Cezaevine getirilirken sağlık kontrolü için uğradığımız hastanede ve cezaevinin kapısında koruma görevindeki polis memurlarıyla karşılaştık. Beni görünce epey şaşırdılar."

Koğuşta 62'nci tutuklu olarak girdi

Geceyi geçici koğuşta geçirdikten sonra daha önce 75 gün kaldığı koğuşa gönderilen Arı, koğuş kapısının açılmasıyla karşılaştığı manzarayı şöyle aktardı:

"Koğuşun kapısı açıldığında beni görenler şaşırdı. Çünkü bir kısmı önceki tutukluluğumda da oradaydı. Gözaltı ve tutuklanma haberimi televizyonda görenler 'Yine bu cezaevine mi getirecekler?' diye konuşmuşlar. Cezaevinden çıkarken koğuşta yaklaşık 30 tutukluyduk, şimdi koğuşa 62'nci tutuklu olarak girdim. Bu yaz cezaevi dolup taşmış."

Arı, koğuşta Etimesgut, Çankaya ve Eyüpsultan Belediyesi operasyonunda tutuklu bulunan isimlerin de olduğunu belirtti. Yaklaşık 60 kişinin iki tuvalet ve banyoyu paylaşmasının koşulları zorlaştırdığını ifade eden Arı, "Sadece 28 kişilik ranza olduğu için 30'dan fazla tutuklu ile yerde yatıyorum" dedi.

Yarım bıraktığı kitaba kaldığı yerden devam ediyor

Arı, önceki tutukluluğunda Doğan Avcıoğlu'nun bir kitabını koğuşta unuttuğunu ve döndüğünde aynı kitabı bularak kaldığı yerden devam ettiğini kaydetti.

"Aslında gazetecilik suçundan cezaevindeyim"

"Ben suç işlemedim" ifadesini kullanan Arı, sadece gazetecilik yaptığı için aynı yıl ikinci kez tutuklandığını vurguladı. Arı, "Aslında gazetecilik suçundan cezaevindeyim. Birçok meslektaşım gibi ben de buradayım" diye konuştu.

Koğuşta diğer tutuklularla akşam haberlerini izlerken Cumhurbaşkanı'nın basın özgürlüğünden bahsettiği konuşmasının ekrana verildiğini belirten Arı, "Herkes gülümseyerek bana baktı. Aslında ağlanacak hâlimize gülüyorlardı" şeklinde konuştu.

İfadeye kendi ayağıyla gitmesine rağmen "kaçma şüphesiyle" tutuklandığını cezaevinde öğrendiğini de dile getiren Arı, artık bu hukuksuzluklar karşısında ne diyeceğini bilmediğini ifade etti. Arı, "Beni tutukladıkları suç maddesinin yutarı bile olmadığını da yine en iyi onlar biliyor" dedi.

Eski koğuşundan içeri yeniden girdiğinde kocaman sarılarak karşılandığını anlatan Arı, "Bu da geçer" denildiğini aktardı. Sözlerini şu şekilde tamamladı:

"Elbette bu da geçer. Ancak bunca hukuksuzluğa imza atanlar da tarihe geçiyor. Sulh ceza hâkimliğinde söylediklerim tutanağa bile geçirilmemiş. 'Tarihe gazeteci tutuklayan hâkim olarak geçmeyin' demiştim. Tüm gazetecilerin serbest bırakılması ve mesleğimizi özgürce yapabilmemiz umuduyla..."

Yorumlar 0

Fikrinizi paylaşmak için tıklayın veya üye olun... Giriş Yap →

Henüz yorum yapılmamış

Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!

✨ İlginizi Çekebilecek Haberler

Trend 10

En Çok Okunan 10 Haber

Günün en çok ilgi gören ve okunan haberleri