Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu Yüksek Standartlı Demiryolu Projesi kapsamında Iğdır'ın Tuzluca ilçesine bağlı Aşağı Mahallesi'nde planlanan üç ariyet ocağı, çevresel etki değerlendirmesindeki 25 hektar sınırını aşması nedeniyle tartışma konusu oldu.
Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü'ne ait üç izin numarasına göre sahaların alanları belirlendi:
- 76/2026-01 numaralı ocak: 9,80 hektar
- 76/2026-02 numaralı ocak: 9,92 hektar
- 76/2026-03 numaralı ocak: 9,94 hektar
Bu üç sahanın toplam büyüklüğü 29,66 hektara ulaşarak, ÇED Yönetmeliği'nde belirtilen 25 hektar sınırını geçiyor.
ÇED raporu yerine proje tanıtım dosyası hazırlandı
Her üç proje için de ayrı ayrı ÇED raporu hazırlanmak yerine proje tanıtım dosyası (PTD) düzenlendi. Projeler, ÇED Yönetmeliği'nin Ek-2 listesinde yer alan "Ek-1 listesinde bulunmayan madenlerin çıkarılması" başlığı kapsamında değerlendirilerek onaylandı.
Oysa yönetmeliğe göre 25 hektar ve üzerindeki açık işletmeler Ek-1 kapsamına giriyor ve ÇED raporu hazırlanması zorunlu. Üç saha, birbirinden ayrı ele alınarak bu zorunluluktan uzak bir süreç işletildi.
Üç ocak birbirinden bağımsız değil
Projelerin birbiriyle bağlantısını gösteren en çarpıcı ayrıntı, kümülatif etki değerlendirmelerinde ortaya çıktı. İlk proje olan 76/2026-01 numaralı ocağın hava kalitesi modellemesinde, diğer iki ocak da "komşu" projeler olarak tanımlandı. Aynı çalışmaya demiryolu kapsamında planlanan kırma-eleme-yıkama tesisi de dâhil edildi.
Koordinat verileri de üç sahanın birbirine bitişik olduğunu doğruluyor. Ayrıca:
- Üç proje aynı yatırımcıya ait bulunuyor.
- Malzemenin tamamı aynı demiryolu projesinde kullanılacak.
- Iğdır İl Özel İdaresi, üç ocak için de 5 Şubat 2026'da ayrı hammadde üretim izinleri düzenledi.
- PTD'lerin sunum tarihi ise Eylül 2026 olarak belirlendi.
Yılda 2,4 milyon ton, beş yılda 12 milyon ton üretim
Her ocakta yılda 800 bin ton olmak üzere üç sahada toplam yıllık 2,4 milyon ton, beş yılda ise 12 milyon ton malzeme çıkarılması hedefleniyor.
Bu tablo, birbirine mücavir konumda, aynı amaçla planlanan ve toplam alanı 25 hektarı aşan üç sahanın neden tek proje olarak ÇED sürecine alınmadığı sorusunu gündeme getiriyor.