Barış mitingi için 10 Ekim 2015 tarihinde Ankara Garı önünde toplanan kalabalığa düzenlenen ve 103 kişinin yaşamını yitirdiği bombalı saldırının üzerinden 12 yıl geçti. O gün neler yaşandığını, sürecin ayrıntılarını ve davada verilen kararları derledik.
Mitingin Planı ve Katılımcılar
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve Türk Tabipleri Birliği (TTB) tarafından, 1 Kasım seçimlerinden kısa bir süre önce, 10 Ekim 2015 Cumartesi günü Ankara'da Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi düzenlenmesi planlanmıştı.
Mitinge aralarında Tarık Akan, Rutkay Aziz ve Bilgesu Erenus gibi isimlerin bulunduğu sanatçılar da desteklerini açıklamıştı. Ayrıca pek çok sivil toplum kuruluşu ve siyasi parti katılım çağrısı yapmıştı. Buna göre şu kurum ve kuruluşlar mitinge katılacağını duyurmuştu:
- Emekçi Hareket Partisi (EHP)
- Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi
- Halkların Demokratik Partisi (HDP)
- Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP)
- Emek Partisi (EMEP)
- Alevi Bektaşi Federasyonu ve ilgili kurumlar
- Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) ve İnsan Hakları Derneği (İHD)
- Halkevleri ve Haziran Hareketi
Miting öncesinde düzenlenen basın toplantısında DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu, "13 yıllık AKP politikalarından mağdur olan herkes o gün Ankara'da olacak" ifadelerini kullanmıştı.
Patlamanın Anı: Saat 10.04
Miting için gelen katılımcıların sabah saat 10.00'da Ankara Tren Garı önünde buluşması ve buradan Sıhhiye Meydanı'na yürümesi planlanıyordu. Kortejin ön kısmında ise "Savaşa inat, barış hemen şimdi. Emek, barış ve demokrasi" yazılı ortak bir pankart yer alıyordu.
Ancak katılımcıların toplanmaya başladığı sırada, saat 10.04'te peş peşe iki patlama meydana geldi. İki kişi tarafından eşzamanlı düzenlenen bu intihar saldırılarında 103 kişi yaşamını yitirdi, 500'den fazla kişi yaralandı. Bu olay, Türkiye tarihinin en kanlı intihar saldırısı olarak kayıtlara geçti.
Canlı Bombaların Kimliği
Soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, canlı bombaların 1990 doğumlu Yunus Emre Alagöz ile açık kimliği tespit edilemeyen Suriye uyruklu bir kişi olduğu belirlendi. İlhami Balı'nın ise "Türkiye'deki IŞİD saldırılarının planlayıcısı" olarak nitelendirildiği ve hakkında dava açılan 35 kişiden biri olduğu ifade edildi.
Yunus Emre Alagöz'ün 1995 doğumlu kardeşi Abdurrahman Alagöz'ün de Temmuz 2015'te Şanlıurfa'nın Suruç ilçesinde 33 kişinin yaşamını yitirdiği intihar saldırısını düzenlediği ortaya çıkmıştı. Saldırının ardından ülkede üç gün ulusal yas ilan edilmişti.
Davada Verilen Karar
Ankara Garı saldırısına ilişkin dava, 1 Temmuz 2024'te sonuçlandı. Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada tutuklu 10 sanığa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi.
Mahkeme heyeti, sanıklar Yakup Şahin, Hakan Şahin, Resul Demir, İbrahim Halil Alçay, Hacı Ali Durmaz, Erman Ekici, Talha Güneş, Hüseyin Tunç ve Metin Akaltın'a şu cezaları tayin etti:
- İnsan öldürme suçundan: 101'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis
- İnsan öldürmeye teşebbüs suçundan: 379'ar kez 18 yıl hapis
Erman Ekici hakkında insanlığa karşı suçtan beraat kararı verilirken, dosyanın firari sanıklar yönünden ayrılmasına karar verildi. Dava kapsamında hakkında dava açılan 26 sanıktan IŞİD üyesi olduğu tahmin edilen 16'sı halen firari durumda bulunuyor.
Yorumlar 0
Yorumunuz Yayınlandığında Bildirelim mi?
Editöryal onay tamamlandığında veya yanıt geldiğinde tarayıcınıza anlık bildirim gönderebiliriz.
Henüz yorum yapılmamış
Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!