Adalet ve Kalkınma Partisi, tasfiye halindeki fon yatırımcılarına yapılacak geri ödemelere ilişkin dokuz maddelik yasa teklifini TBMM Başkanlığı'na sundu. Teklif, net yatırım tutarı 1 milyon liranın altında olan yatırımcılar için bu tutara kadar, net yatırım tutarı 1 milyon ve üzerinde olanlar içinse en fazla 1 milyon lira ara ödeme yapılmasını öngörüyor.
AKP Grup Başkanı Abdullah Güler, teklifin Meclis Başkanlığı'na sunulmasından önce düzenlediği basın toplantısıyla düzenleme içeriğine ilişkin bilgi verdi. Güler, fonların tasfiye sürecinde kamu kaynaklarının kullanılmayacağını açıkladı.
Düzenleme ile yatırımcılara "1 milyon lira ara ödeme" olanağı sağlandığını kaydeden Güler, "Sorunun üstesine gideceğiz, virüsü bünyeden atacağız. Yatırımcının hakkı korunacak. Suç işleyenler ödemelerden asla yararlanmayacak" ifadelerini kullandı.
Teklifin önümüzdeki hafta önce TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda daha sonra da Genel Kurul'da görüşülerek yasalaşması bekleniyor.
Düzenleme Hangi Fonları Kapsıyor?
"Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi", fonların tasfiye sürecine, yatırımcıların hak sahipliğinin belirlenmesine ve fon malvarlığından hukuka aykırı biçimde çıkarılan değerlerin geri alınmasına ilişkin düzenlemeler içeriyor.
Güler, teklifin "geçici ve istisnai nitelikte" olduğunu vurguladı. Teklif, SPK'nın 17 Eylül tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen ve kanunun yürürlüğe girdiği tarihte tasfiyesi tamamlanmamış fonları kapsıyor.
- Tasfiye süreci SPK gözetiminde yürütülecek
- Fon varlıklarının belirlenmesi, nakde çevrilmesi ve dağıtılmasına ilişkin usul ve esasları SPK belirleyecek
Yatırımcılara 1 Milyon Liraya Kadar Ara ödeme
Teklifte, fon varlıklarının nakde çevrilmesinin ardından bütün yatırımcıların alacaklarını karşılayacak tutarda kaynak oluşmaması ihtimaline karşı ara ödeme mekanizması öngörülüyor.
Buna göre, net yatırım tutarı 1 milyon liranın altında olan yatırımcılara bu tutara kadar, net yatırım tutarı 1 milyon lira ve üzeri olanlar içinse 1 milyon liraya kadar ara ödeme yapılabilecek. Ancak ödeme, yatırımcının net yatırım tutarını aşamayacak ve fonun tasfiye malvarlığındaki kaynaklarla sınırlı olacak.
Dağıtılabilir nakdin bütün ara ödemeleri karşılamaya yetmemesi durumunda mevcut kaynak, yatırımcıların ara ödemeye esas tutarlarıyla orantılı olarak dağıtılacak. Ara ödeme sırasında yatırımcıların fon katılma payları iade edilmeyecek; bu paylar nihai tasfiye ödemesi sırasında iade edilecek.
Yatırımcıların net yatırım tutarları hesaplanırken fona yapılan nakit girişleri ve fondan yapılan nakit çıkışları, TÜFE ve Yİ-ÜFE değişim oranlarının aritmetik ortalaması esas alınarak tasfiye tarihine kadar güncellenecek. Hesaplamada ilk giren ilk çıkar yöntemi uygulanacak. Ancak bu endeksleme, ara ödeme tutarının belirlenmesinde dikkate alınmayacak.
TMSF'ye Kayyımlık ve Tahsilat Yetkisi
Teklifte, fonlarla bağlantılı soruşturmalarda el konulan malvarlığı değerlerinin yatırımcıların zararlarının karşılanmasında kullanılabilmesi öngörülüyor.
- Fona doğrudan iadesi hukuken mümkün olan para ve sermaye piyasası araçları ilgili fona veya geri kazanım hesabına aktarılabilecek
- Doğrudan fona devredilemeyen mal varlığı için TMSF kayyım olarak atanabilecek
- TMSF, söz konusu varlıkları yargılama sonucunu beklemeden satabilecek veya tasfiye edebilecek
- Elde edilen tutarlar, her fon için ayrı oluşturulacak geri kazanım hesaplarında izlenecek
Mahkemece müsaderesine karar verilen ve fonun malvarlığından çıktığı ya da fon zararının karşılığı olduğu belirlenen değerler Hazine'ye gelir kaydedilmeyecek. İlgili fona, tasfiye tamamlanmışsa geri kazanım hesabına aktarılacak. Geri kazanım hesaplarındaki kaynaklar yalnızca ilgili fonun tasfiyesi ve yatırımcılara yapılacak ödemeler için kullanılabilecek.
Sorumlular Hakkındaki İcra Takipleri Duracak
Teklifin dikkat çeken düzenlemelerinden biri de sorumluların malvarlıklarına yönelik icra takipleriyle ilgili.
- SPK'nın TMSF'ye bildirimde bulunduğu kişiler hakkında, kanun kapsamındaki alacakların tahsili için TMSF tarafından yürütülen takipler sonuçlanıncaya kadar yeni icra takibi başlatılamayacak
- Daha önce başlatılmış takipler duracak; haczedilen mal varlığı değerlerinin satışı ve paylaştırılması yapılamayacak
- İhtiyati tedbir ve ihtiyati hacizler de kaldırılacak
Teklif ayrıca, TMSF nezdinde oluşturulan geri kazanım hesaplarındaki tutarların başka amaçlarla kullanılmasını, teminat gösterilmesini veya kamu alacakları için dahi haczedilmesini engelliyor.
Usulsüz Kazançlar İçin Gönüllü İade
Düzenlemede, fon paylarını gerçeğe aykırı fiyatlar üzerinden fona iade ederek tasfiye tarihine kadar ödeme almış kişilere yönelik isteğe bağlı iade mekanizması da bulunuyor.
Bu kapsamda, kişinin fiilî yatırım tutarı ve yatırım süresi dikkate alınarak, aynı yatırım stratejisi kategorisindeki fonların yıllık ortalama getirisi üzerinden hesaplanacak emsal getiriyi aşan kazançların belirlenen hesaplara gönüllü olarak iade edilebilmesi öngörülüyor.
Benzer biçimde, fon portföyünde yer alan ve fiyatlarının gerçeğe aykırı oluştuğu belirlenen paylardan kazanç elde eden kişiler de olağan getiriyi aşan kazançlarını genel hisse iade hesabına isteğe bağlı olarak aktarabilecek.
Teklifte ayrıca, SPK'nın belirli fiilleri tasfiyeye konu fonlar aracılığıyla işlediği veya bu fiilleri işleyenlerle birlikte hareket ettiği tespit edilen kişi ve kurumlara, ilgili fonların tasfiye ve geri kazanım hesaplarından ödeme yapılmayacağı da hükme bağlanıyor.
Fon Krizi Nasıl Başladı, Süreçte Neler Yaşandı?
28 Ağustos: Bazı şirketlere bağlı fonların fiyatlarının, işlem hacmi düşük hisselerde çapraz işlemlerle 8 ayda %3000'den fazla artmasının ardından SPK, BIST 30 dışındaki hisselerde %5 ve toplamda %20 sınırı getirerek pozisyonların azaltılmasını istedi.
15 Eylül: Yatırımcıların artan satış talepleri sonrasında Pusula Portföy, katılma payı iadelerinde ve ödemelerde temerrüde düştüğünü duyurdu. Fonların ellerindeki payları hızla elden çıkarmaya çalışması ve yatırımcı paniği, Borsa İstanbul'da sert satış dalgalarına yol açtı.
17 Eylül: SPK; Pusula, Tera ve diğer bağlı şirketlere ait, 455 binden fazla yatırımcıyı ilgilendiren toplam 131 fonu tasfiye etme kararı aldı.
20 Eylül: SPK, fonların tasfiye ve nakde dönüştürme takvimini 3 aydan 6 aya kadar uzattı.
18-22 Eylül: Bazı fon yöneticileri tutuklandı; 51 kişiye yurt dışı çıkış yasağı getirildi.
24 Eylül: Soruşturma kapsamında yaklaşık 1,8 milyar TL değerinde olduğu belirtilen iki özel jet ile bir yat mahkeme kararıyla el konuldu. Krizin büyümesiyle birlikte borsa işlem hacimlerinde %30'a varan düşüşler yaşandı.
25 Eylül: SPK, piyasa dolandırıcılığı suçlarında etkin pişmanlıktan yararlanma şartlarını duyurdu. Kurul, düzenlemeden faydalanmak isteyenlerin, 500 bin TL'den az olmamak üzere, elde ettiği veya sebep olduğu menfaatin iki katı miktarı parayı ödemesi gerektiğini açıkladı.
26 Eylül: AKP Genel Başkan Yardımcısı, eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, görevden af talebinde bulunarak istifa etti. Kaya ve eşinin, kriz patlak vermeden önce bir şirketin hisselerine 163 milyon TL yatırım yaptıkları, borsadaki likidite krizi ve fon çöküşünden hemen önce bu hisseleri satarak 2,17 milyar TL haksız kazanç sağladıkları iddia edildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaya çiftinin mal varlıklarına tedbir talep etti; çift ise ifade vererek suçlamaları reddetti. Çift, SPK'nın gönüllü geri ödeme mekanizmasından yararlanarak borsadan kazandıkları yaklaşık 1,86 milyar TL'lik kâr kısmını iade etti. 29 Eylül'de çiftin mal varlıkları donduruldu.
29 Eylül: Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında Fon Koordinasyon Kurulu kuruldu. Kurulun krize tek bir merkezden müdahale ederek kurumlar arası koordinasyonu sağlayacağı açıklandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla Devlet Denetleme Kurulu'nun devreye sokulacağı, krizin perde arkası ve bürokratik ihmaller hakkında derinlemesine inceleme başlatıldığı duyuruldu.
4 Ekim: AKP İstanbul Milletvekili Serkan Bayram, fon krizinin üzerine sonuna kadar gidilmesi ve adı geçenlerin istifa etmesi gerektiğini belirttikten kısa süre sonra "maksadını aşan ifadeler kullandığını" belirterek kamuoyu önünde özür diledi.
6 Ekim: Adalet Bakanı Akın Gürlek, fon krizinden hemen önce (13-16 Eylül) fonlardan şüpheli çıkış yapan 214 gerçek ve tüzel kişinin tespit edildiğini ve bu kişilerin haksız kazancının 187,6 milyar TL olduğunu açıkladı. 141 gerçek kişi ve 73 tüzel kişinin listesi TMSF'ye bildirildi. TMSF, mağdurların zararının kapatılması için oluşturulan özel hesaplara bu paraların iade edilmesi amacıyla resmi tebligatlara başladı. 131 fondaki yaklaşık 455 bin yatırımcı için ilk aşamada fon başına 1 milyon TL'ye kadar ara ödemeler hesaplara aktarılmaya başlandı.
8 Ekim: Muhalefet partilerinin fon krizinin ve siyasi ayağının araştırılması amacıyla sunduğu Meclis Araştırma Komisyonu kurulması önergesi, AKP ve MHP'nin oylarıyla reddedildi.
8-9 Ekim: Fon krizine yönelik haberler ve iddialar gerekçesiyle gazeteciler İsmail Saymaz ve Murat Ağırel ifadeye çağrıldı, gözaltına alınan Mustafa Balcı ve Şaban Sevinç tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi.
Yorumlar 0
Yorumunuz Yayınlandığında Bildirelim mi?
Editöryal onay tamamlandığında veya yanıt geldiğinde tarayıcınıza anlık bildirim gönderebiliriz.
Henüz yorum yapılmamış
Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!