İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, son günlerin en çok konuşulan konularından biri haline gelen fon krizine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Isparta İl Başkanlığı'nı ziyaret eden Turan, teşkilat mensuplarıyla bir araya geldi.
Isparta'daki ilk programında kadın muhtarlarla bir toplantı gerçekleştiren Turan, muhtarların sorularını dinleyip Bakanlığın bakış açısını aktardıklarını belirtti. Bu programın il il sürdürüleceğini kaydetti. Isparta'nın dünyadaki gül yağı üretiminin yüzde 65'ini karşıladığını hatırlatan Turan, Miryokefalon Savaşı ile Anadolu'nun "tapusunun alındığı" toprak olarak bilinen kentin Süleyman Demirel'in de şehri olarak özel bir yere sahip olduğunu ifade etti.
"Cumhurbaşkanımıza yük olan anlayış bize nasıl bedel ödetiğini biliyoruz"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler ve Amerika temaslarından büyük bir diplomatik başarıyla döndüğünü belirten Turan, ancak yurda dönüşünde moral bozucu bir gündemle karşılaştığını söyledi. Turan, bu durumun vicdanlarda bir izahı olmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
"Cumhurbaşkanımıza yük olan, onun yükünü artıran anlayışın bize nasıl bedel ödettiğini hepimiz biliyoruz. Yiyemeyeceğin kadar parayı kazanmak için bu kadar hırsın izahı yok."
Turan, bu tutumun sadece bireysel bir hata olmadığını, partinin imajına zarar veren bir yaklaşım olduğunu vurguladı. "Hadi kendine acımadın, liderine acımadın; insan kendi siyasi kariyerine, ailesine, evlatlarına da bunu yapmamalı" dedi.
"Bekçinin kusuru yok mu?"
Yanlış yapanın hesap vermesi kadar, bu yanlışa göz yumanların da sorumlu tutulması gerektiğini belirten Turan, şu ifadeleri dile getirdi:
"Hırsızın hiçbir suçu yok derler, var. Hırsıza gereğini yapalım, kabul. Ama kapıdaki bekçinin, ilgili kurumun, bu sistemi takip etmek zorunda olanın kusuru yok mu? Bu yanlışta katkısı olan, imkân veren kim varsa, bildiği halde engellemedi mi?"
Bir kaymakamın kendi ilçesinden arsa almasının yasal olsa da ahlaki olmayacağını örnek gösteren Turan, kamu görevinde bulunanların adlarıyla ve yaptıklarıyla dikkatli ve sorumlu hareket etmek zorunda olduğunu belirtti.
"Bizi aldatan bizden değildir"
Peygamber Efendimiz'in (S.A.V.) pazar yerinde elini bir buğday yığınına daldırdığında altının nemli olduğunu fark ederek "Bizi aldatan bizden değildir" ifadesini kullandığını hatırlatan Turan, bu prensibin görev, makam ya da akrabalık bağı fark etmeksizin her zaman geçerli olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da aynı ilkeyi dile getirdiğini belirten Turan, bu kapsamda alınan paraların iade edilmeye, mal varlıklarına tedbir konulmaya, yurt dışı yasaklarının uygulanmaya başlandığını söyledi.
"Neştere konu olmadan adım atılmaz mı?"
Cumhurbaşkanı'nın bu meselede "neşterinin keskin" olduğunu, gereğini yapacağına güvendiğini belirten Turan, asıl beklentinin sorumluların kendiliğinden adım atması olduğunu dile getirdi:
"Arkadaş, neştere konu olmadan adım atılmaz mı? Bizi yoran, kamuoyunda bizi tartıştıran birkaç kişi, 'ben neştere konu olmadan gereğini yapacağım' demez mi?"
Sorumluluğu olanlara "İstifa mı diyorsun, af mı diyorsun, ne diyorsan bir bak aynaya" diyerek çağrıda bulunan Turan, "Kim bu konuda Cumhurbaşkanımızı yorduğunu düşünüyorsa, yormaması için gereğini yapsın" ifadelerini kullandı.
"Garibanın umudu Erdoğan"
Konuşmasının sonunda yirmi beş yıllık iktidar sürecine ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a duyduğu güvene değinen Turan, mevcut krizin tüm bu birikimin üzerine bir yük bindirdiğini belirtti:
"Garip gurebanın umudu Erdoğan, şehit ailesinin umudu Erdoğan, çocuğu dağa giden annenin umudu Erdoğan, afetzedelerin umudu Erdoğan, Gazeli çocuğun annenin umudu Erdoğan, Afrika'daki mazlumun umudu Erdoğan. Tüm dünyanın yükünü taşıyan bu lider, Atlas gibi bütün yükü omuzlarında taşıyor. Bizim o yükü artırma gibi bir lüksümüz yok; yükü alma gibi bir derdimiz olmalı."
Partinin kimliğinin yol ve altyapı yatırımlarından ibaret olmadığını, mazlumun ve garibanın yanında olma iddiasından geldiğini vurgulayan Turan, teşkilat mensuplarına seslenerek sözlerini şöyle tamamladı:
"Yanlış yapanlara sahip çıkanlara inat, doğruya ve ilkelere sahip çıkarak yolumuza devam edeceğiz."