61 yıl sonra itiraf: İsrailli casus Eli Cohen nasıl yakalandı?

| | 4 dk okuma (735 kelime)
61 yıl sonra itiraf: İsrailli casus Eli Cohen nasıl yakalandı?

Emekli Suriyeli subay Said Caviş, İsrailli casus Eli Cohen'in deşifre edilip 1965'te yakalanmasında kilit rol oynayan sinyal bölüğünün hikayesini ilk kez ayrıntılarıyla anlattı.

İsrailli casus Eli Cohen'in 1965'te Suriye'de yakalanmasında belirleyici rol oynayan 134 Numaralı Sinyal Bölüğü'nün kurucusu ve emekli subay Said Caviş, operasyonun bilinmeyen yönlerini 61 yıl sonra kamuoyuyla paylaşt.

Caviş, yayımlanan röportaj dizisinin ilk bölümlerinde operasyonun perde arkasını ve Cohen'in adım adım takip edilerek çözüldüğü süreci ayrıntılı biçimde aktardı.

İbranice bilen subayın telsiz merakı

Şam'ın Kürt Mahallesi'nde zorlu bir çocukluk geçiren Caviş, genç yaşta Filistinli komşularından İbranice öğrendi. 1951'de orduya katılan ve sinyal sınıfında uzmanlaşan subay, Askeri Harp Okulu'nda İbranice dersleri verdi. Bu derslerde geleceğin Suriyeli siyasi ve askeri figürleriyle de yolları kesişti.

İsrail ordusunun telsiz haberleşmesini izleme fikri ise 1956'daki Süveyş krizi sırasında bir derste doğdu. Caviş, Humus'ta öğrencilerine kullanmayı öğrettiği Kanada yapımı eski bir telsizle 'Şaal 1, Şaal 2, Salib 1, Salib 2' diye seslenen bir istasyonu yakaladı. O an şu soruyu sordu:

"Neden İsrail ordusunun telsiz haberleşmesini izlemiyoruz?"

Alaycı tepkilere rağmen proje hayata geçti

Caviş, hazırladığı projeyi ilk sunuşunda alaycı tepkilerle karşılaştı. Pes etmeyen subay, dönemin operasyon subaylarından Said el-Akil'in desteğiyle projesini hayata geçirdi. 30 Eylül 1957'deki resmi görevlendirmenin ardından Golan Tepeleri'ndeki Naaran köyünde uzun süreli gözlem ve dinleme faaliyetlerine başladı.

İstihbarattan bağımsız olarak doğrudan Sinyal Sınıfı'na bağlı kurulan 134 Numaralı Sinyal Bölüğü, Caviş'in ifadesiyle şöyle çalıştı:

  • 44 astsubay eğitildi ve Golan'da dinleme merkezleri kuruldu.
  • İsrail askeri hatları, radyo yayınları ve haber ajansları yakından takip edildi.
  • Kimliği belirsiz vericilerden Mors alfabesiyle gönderilen şifreli mesajlar kayda alındı.
  • Arap ülkelerine ait şifreler kolaylıkla çözülürken, İsrail'in karmaşık şifrelerinde zorluk yaşandı.

Caviş, İsrail tarafının Mors mesajlarının 'VVV' ile başladığını, ardından 'N-O-NOW' damgasının geldiğini, gönderen veya alıcının adının yer almadığını ve mesajların beşli harf ve rakam gruplarından oluştuğunu belirtti.

1962'de ilk telgraf yakalandı

Takip edilen sinyaller arasında Eli Cohen'in sinyali de vardı. Caviş, süreci şöyle anlattı:

"Onu kademeli olarak takip ediyorduk. Gönderdiği ilk telgrafı 1962'de yakaladık, ancak kim olduğunu veya nereden gönderdiğini bilmiyorduk. Bir sinyal yakaladığımızda frekansı ve tarihi kaydediyor, sahibine ayırt edici bir numara veya kod veriyorduk. Kişiyi bilmiyorduk ama bir kodumuz vardı."

Arama çemberi Ebu Rummane'de daraldı

Şam'ın Ebu Rummane bölgesinde arama çemberi daraltıldı. Binadaki sakinler tek tek incelendi:

  • Bodrum katta Uluslararası Gözetim Heyeti'nden yabancı bir subay oturuyordu.
  • Zemin katta Yunan asıllı, Suriye Havayolları'nda çalışan bir pilot vardı.
  • Birinci katta Türkiye Büyükelçiliği'nden bir diplomat kalıyordu.
  • Dikiş dikerek yaşayan, evlenmemiş yaşlı Şamlı hanımlar da vardı ve bu gruptakiler elendi.

Pilotun seyahat saatleri ile yayın saatleri karşılaştırıldığında ilk şüpheyi onun üzerinde yoğunlaştırdılar. Uyuşturucu arama bahanesiyle daire arandı ancak sonuç alınamadı. Hava yolu şirketinden alınan pilotların bir önceki yılki seyahat programı, iletişim saatleriyle karşılaştırıldığında çarpıcı bir tablo ortaya çıktı: Pilot seyahatte olduğu günlerde iletişim kesiliyor, Şam'da olduğu günlerde ise sinyal yeniden görünüyordu.

Buna rağmen yabancı subayın ve Türk diplomatın evlerinde yapılan aramalar sonuçsuz kaldı. Birlik komutanı dosyayı kapatsa da Caviş vazgeçmedi.

Çatıdaki anten ve elektrik kesintisi testi

Üç yıllık emeğin boşa gitmeyeceğini düşünen Caviş, binanın çatısına çıkarak antenleri inceledi ve diğerlerinden farklı bir anten buldu. Kablonun girdiği dairenin ismi Kamil Emin Sabit'ti.

Ertesi gün sabah saat 7'de, yani yayın saatinde hazır bulunuldu. Yayın başladığında elektriği dış şalterden üç kez kestiler ve kesintiler kayıtta göründü. Böylece yayının bu evden çıktığı kesinleşti.

Kapıyı kırdılar, casus yatakta yakalandı

1965'teki baskında kapıyı çalmadan kırmaya karar verildi. İçeri girildiğinde adam yatakta uzanıyordu. Pencerenin üzerindeki ahşap perde kutusu dikkat çekti; içindeki siyah parçanın açılıp bir Kodak film kutusuna dönüştüğü görüldü. Kutunun içinde küçük bir Mors anahtarı ve hemen altında gizlenmiş cihaz bulundu.

"Cihazı bulduğumuzda Eli Cohen yıkıldı," diyen Caviş, o anları şöyle aktardı:

"Anahtarı öptüm, o anı hatırladıkça hala sevinç hissediyorum. Sonra ona dönüp 'Bay Kamil, biz uyuşturucuyla mücadele birimi değiliz, biz karşı casusluk birimiyiz' dedim. Cihazı gördüğünde yatağa oturdu ve bir daha ayağa kalkamadı."

"Artık ölü sayılırsın"

Caviş, Cohen'e "Artık ölü sayılırsın. Yaşamak istiyor musun?" diye sorduğunu ve casusun "Evet" yanıtını verdiğini anlattı. Karşı tarafın yakalandığını bilmediği sürece hayatta kalabileceği söylendi. Kapı tekrar kilitlenerek komşuların baskını fark etmesi engellendi.

Cohen'in bulunan vericinin yedek olduğunu, asıl cihazın masada durduğunu söylediği belirtildi. Masada yeşil deri kaplı bir kağıt tutucu vardı; köşedeki parçaya basıldığında mekanizma açılıyor ve verici ortaya çıkıyordu. Bunun yanı sıra:

  • Günlük iletişim takviminin dışında kullanılabilir bir acil durum frekansı
  • Frekans kristalleri
  • Her güne ait şifreleri içeren bir kodek kitabı
  • Altı parçadan oluşan ve içinde patlayıcı bulunan bir kutu
  • İlk yıl mesajlarını Fransızca 'Üç Silahşörler' kitabını kullanarak şifrelediğine dair itiraf

Yine Caviş'in anlatımına göre Cohen, dizel yakıt kokusundan rahatsız olduğunu söyleyerek ev sahibinden banyoya odunla ısıtılan bir cihaz takılmasını istemişti. Caviş, bunun delil sayılacak kağıtları yakmak için düşünülmüş olabileceğini belirtti.

Cohen'in sonu

İsrail'in en önemli casuslarından kabul edilen Eli Cohen, Kamil Emin Sabit takma adıyla 1962-1965 yılları arasında Şam'da görev yapmıştı. Suriyeli üst düzey askeri yetkililerle yakın ilişkiler kurarak Golan Tepeleri'ndeki askeri faaliyetlere ve devletin karar mekanizmasına dair topladığı bilgileri İsrail'e aktarmıştı. 18 Mayıs 1965'te idam edildi.

Benzer Haberler

Yorumlar (0)

Trend 10

En Çok Okunan 10 Haber

Günün en çok ilgi gören ve okunan haberleri