8 Ekim 1996'da Ege Denizi üzerinde yaşanan ve yıllarca örtbas edilen hava saldırısının üzerinden tam 30 yıl geçti. Türk Pilot Yüzbaşı Nail Erdoğan, Yunan savaş uçağı tarafından atılan güdümlü füzeyle vurulan F-16'da şehit oldu. Naaşına ise hâlâ ulaşılamadı.
Olaydan sağ kurtulan Pilot Yarbay Osman Çiçekli, yaşadıklarını şu sözlerle anlatmıştı: "Sanki bir anda kıyamet koptu. Aradan yıllar geçmesine rağmen hâlâ, vücudumun her hücresinde hissettiğim o korkunç patlamayı tarif etmemin imkânı yok." Çiçekli'ye göre olay ilk aşamada örtbas edildi.
İT DALAŞI VE GERÇEK FÜZE
O gün Ege'de Türkiye ile Yunanistan savaş uçakları arasında, alışık olunduğu üzere it dalaşı başladı. İt dalaşlarının temel sebebi, Yunanistan'ın Uçuş Malumat Bölgesi'ni (FIR) kendi egemen hava sahası gibi görmesi; Türkiye'nin ise bunu uluslararası hava sahalarına aykırı bularak kabul etmemesiydi.
Gün içinde Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi, Güney Ege ve Akdeniz'de tatbikat gerçekleştiriyordu. Balıkesir'deki 9. Ana Jet Üssü'nden Pilot Yüzbaşı Nail Erdoğan ve Pilot Kurmay Yarbay Osman Çiçekli, çift koltuklu F-16 savaş uçağıyla havalandı. Onlara bir F-16 kol uçuşunda eşlik ederken, dört F-4 de refakat etti.
Çiçekli, o günkü görevin amacını şöyle açıklamıştı: "Görevimiz, Sakız-Sisam adaları civarındaki uluslararası sularda görevi bulunan Eskişehir konuşlu F-4 uçaklarına musallat olacak Yunan uçaklarını üzerimize çekmekti."
Türk uçaklarının havalandırmasının ardından Yunanistan'dan iki Mirage savaş uçağı kalktı. İki F-16 ile iki Mirage it dalaşına girdi. It dalaşı sırasında Nail Erdoğan'ın yönettiği F-16, temsili atışlar gerçekleştirdi ve her iki Yunan uçağını simüle olarak vurdu. Ancak Yunan pilot Thanos Grivas, temsili atışın aksine gerçek bir güdümlü füze ateşledi.
Nail Erdoğan'ın bulunduğu F-16, uluslararası hava sahasında Sakız Adası'nın 15 mil güneybatısında arkadan isabet alarak şiddetli bir gürültüyle sarsıldı ve düşmeye başladı.
O ANLAR VE ŞEHADET
Ön koltukta oturan Yarbay Çiçekli, kendisini fırlatma koltuğuyla kurtardı. Yaşadıklarını şöyle tarif etti: "İçinde bulunduğum kokpit birden paramparça oldu. Aniden içeri dolan kavurucu petrol yangınının neden olması beklenen acıyı, şok etkisinden olsa gerek hissetmedim bile. İşte bu noktada 'öldüm' diye düşündüm."
Yüzbaşı Nail Erdoğan ise kurtulamadı ve Ege Denizi'ne düşerek şehit oldu. Naaşına ulaşılamadı.
İddialara göre Türk F-16'lara refakat eden F-4'ler, durumu anlayınca Mirage'ı takip etti ve hedeflerini ona kilitleyip atış izni istedi. Ancak harekât merkezi atış izni vermedi ve F-4'ler geri döndü.
KAZA OLARAK DUYURULDU
Olayın basına yansıma şekli çok farklı oldu. Türk Genelkurmay Başkanlığı, uçağın "normal eğitim uçuşu sırasında denize düştüğünü" açıkladı. İt dalaşından hiç bahsedilmedi. Çiçekli'nin Yunan helikopteriyle kurtarıldığı belirtildi. Basında ise olayın Yunan uçaklarının tacizi sonucu gerçekleştiği yazıldı.
Olaydan iki gün sonra iddiaya göre iki Türk F-16'sı, bir Yunan Mirage uçağıyla yine Ege'de angajmana girdi. Yunan uçağı yanarak denize çakıldı, pilotu paraşütle atlayarak kurtuldu. Bu olay bir misilleme olarak değerlendirildi.
GERÇEK 7 YIL SONRA ORTAYA ÇIKTI
Kamuoyu olayın kaza değil, saldırı olduğunu 7 yıl sonra, 2003'te öğrendi. Yunanistan'daki dönemin Dışişleri Bakanı Theodoros Pangalos'un yazarları arasında bulunduğu Krama dergisi, ikinci sayısında Yunan Mirage uçaklarının bir F-16 düşürme olayını anlattı. Ancak dergi olay tarihini Ekim 1996 yerine yanlışlıkla Nisan 1996 olarak verdi; mekân konusunda da çelişkiler vardı. Dergi editörleri çelişkilerin farkında olduklarını söylemekle yetindi.
Aynı dönem bir Türk havacılık dergisinde yayımlanan fotoğraf geniş yankı uyandırdı. Fotoğrafta Yunan pilot Thanos Grivas'ın Mirage uçağına Türk bayrağı işlendiği görüldü. Bu, askeri havacılıkta vurulan düşman uçaklarının bayrağını uçağa işleyen "kill mark" hareketiydi.
ÖRTBAS AÇIKLAMASI GELDİ
Fotoğrafın ardından Türkiye'den ilk defa uçağın düşürüldüğü yönünde açıklama geldi. Dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Ahmet Çörekçi, uçağın vurulduğunu söyledi; geçmişte "maddi delil bulunamaması nedeniyle olayın üzerine gidilemediğini" savundu.
Ancak kurtulan pilot Çiçekli, 2012'de yaptığı açıklamada çok net ifadeler kullandı: "Maalesef, zamanın idarecileri bunu örtbas etti. Zamanın Hava Kuvvetleri Komutanının 'Bu olay üzerine kimse konuşmayacak, emrediyorum' ifadesini çok net hatırlıyorum."
Uçağın düşürüldüğü resmi olarak 2014'te Millî Savunma Bakanı tarafından da doğrulandı. Yunanistan ise suçlamaları reddetti ve "Yunanistan için düşürülmüş bir uçak yoktur" dedi.
AİHM VE NAAŞ ARAMASI
Nail Erdoğan'ın ailesi, 2003'teki gelişmeler üzerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurdu. Yunanistan'dan naaşın çıkarılabilmesi için 4 milyon euro maddi, acılarının giderilmesi için 625 bin euro manevi tazminat talep edildi. Olayın cinayet olduğuna dikkat çekildi.
Ancak AİHM, 2009'da Yunanistan'daki iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle "kabul edilemezlik" kararı verdi. Bu karar, 2012 yılında Türk kamuoyu tarafından öğrenildi. Aynı dönemde, toplumdaki hassasiyetin artması ve Nail Erdoğan'ın kızının 10 bin imza toplaması üzerine Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, naaşın Ege Denizi'nde aranması için talimat verdi.
Türk yargısı da "Kasten öldürme" ve "Devletin bağımsızlığını zayıflatmaya dönük eylem" suçlarından Yunan pilot Grivas hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle iddianame hazırladı ve Yunanistan'dan adli yardım talep etti. Ancak ne bu talebe olumlu yanıt geldi ne de Yunanistan'daki iç hukuk süreci karşılık buldu.
Nail Erdoğan'ın naaşının Ege'de aranmasına 2014 yılının Nisan ayında başlandı; aramalar yaklaşık üç hafta süren yoğun çalışma sonrasında başarısızlıkla sonuçlandı.
GRİVAS 'PARDON' DEDİ Mİ?
Türk basınında Yunan pilot Grivas'ın, tedavi gören Çiçekli'nin hastaneye giderek alay edercesine "Pardon, emniyet sistemini açık unutmuşum" dediği sıkça yazıldı. Ailenin AİHM başvurusunda da buna işaret edildi.
Ancak Çiçekli, 2024'te kaleme aldığı yazıda böyle bir diyalog yaşanmadığını söyledi: "Yunanlı pilot, işlediği kabahat üzerine suçüstü yapılmış ortaokul öğrencisi tavrı içinde benimle göz göze gelmemeye çalışıyordu." Çiçekli, Yunan pilotun alelacele oradan uzaklaştırıldığını ve "tek kelime bile konuşamadık Yunanlıyla, sadece bakıştık" dedi.
Yorumlar 0
Yorumunuz Yayınlandığında Bildirelim mi?
Editöryal onay tamamlandığında veya yanıt geldiğinde tarayıcınıza anlık bildirim gönderebiliriz.
Henüz yorum yapılmamış
Bu haberle ilgili ilk düşünceyi sen paylaş!